SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Ne olacak bu Kürtlerin hali böyle?

30 yıl önceki Türkiye ile bugünkü Türkiye'nin aynı olduğunu söylemek nasıl bir bakış açısının yansıması bilmiyorum ama insanların Kürt'üm diyemediği, sokakta Kürtçe konuşamadığı, Kürtçe şarkıları gizli gizli dinlediği bir Türkiye ile bugünkü Türkiye'yi kıyaslamak ve "bugün de asimilasyon ve inkarcılık devam ediyor" demek insafsızlıktan başka bir şey değil bana göre!
Devletin Kürt halkına geçmişte yaptığı zulmü, kötülüğü aklı mantığı vicdanı olan hiç kimse reddetmez! Hepimiz geçmişin hesabını sorgulamaya hazırız. Ama o günkü kötülüklerle mücadele için yola çıkan PKK bugün hâlâ aynı noktada mı? Bunu da sorgulamak gerekmiyor mu?
Kimse kimseyi kandırmasın. Ne Türkiye o eski Türkiye, ne de PKK o eski PKK! PKK bugünkü haliyle Kürtlere zarardan başka şey vermiyor.
Antep'teki saldırının ardından bu topraklarda huzur içinde yaşamak isteyen Kürtlerin nasıl bir ruh haline büründüğünü görenler gördü. Göremeyenler ise hâlâ şakşakçılık yapıyor.
Mesela Ertuğrul Kürkçü gibi. İki gün önce Radikal'e verdiği röportajda söylediklerini okuduğumda şaştım kaldım. Hayatı devrimci demokrat mücadeleyle geçmiş, faşizme ve onun uzantılarına kafa tutmuş bir ismin PKK'yı hâlâ başladığı noktada görüyor olması, övgüyle söz etmesi beni hayal kırıklığına uğrattı. Kürkçü, açıkça dememiş ama PKK'nın silahlı mücadelesine destek verdiğini de ima etmiş.
Eğer o ifadeleri bir Selahattin Demirtaş ya da Gültan Kışanak sarf etseydi bu kadar şaşkınlık yaşamazdım. Çünkü onların davası ile Kürkçü'nün davası aynı olamaz! Onlar silaha sarıldıkça, silahlı mücadeleyi savundukça, Kürkçü geçmişte yaşadıklarından hareketle silahlı mücadelenin başarıya ulaşamayacağını anlatmak durumundadır. Biz, bize anlatılan Kürkçü'den masum çocukları, sivilleri hedef alan bir saldırıya şiddetle tavır koymasını beklerdik.
Söyleşiyi satır satır okudum. Berrin Karakaş ısrarla yorumunu almak istemiş, PKK'nın Gaziantep'teki vahşeti ile ilgili. Tek bir cümle, kendisine yakışan tek söz edememiş muhterem.
Evelemiş, gevelemiş. İşin içinden çıkamayınca da patronlarından birinin bir cümle açıklamasını aktarmış; Gültan Kışanak dedi ya işte "Antep'teki eylemi PKK yapmış ise bu Kürt davasına zarar verir!"
Düşünün. Barış yanlısı, aydın, devrimci, demokrat olarak bildiğimiz Kürkçü bile şu iki cümleyi; "Haklı bile olsa hiçbir dava uğruna masum çocuklar katledilemez! Kim olursa olsun bu eylemi yapanı kınıyorum!" edemiyor bulunduğu mahallenin korkusundan.
Diğerleri ne yapsın? O bölgede yaşayan benim Kürt kardeşim derdini kime yansın?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN