SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Bu Diyarbakırlılar niye bu kadar öfkeli?

Diyarbakır Barosu'nun son seçimleri ile ilgili Twiter'da 3 cümlelik bir yorum yaptım. Mesut Değer kaynaklı kulislere dayanarak yaptığım bu yorumda eski başkanlardan Mehmet Emin Aktar ve CHP'li Sezgin Tanrıkulu'nun kaybeden adaylardan Sedat Çınar'ı desteklediklerini yazdım. Bu yorumum üzerine öfkelenip arayan Aktar ve Tanrıkulu'nun açıklamalarını kısaca da olsa köşeme taşıdım önceki gün. Bu defa da iddiaların kaynağı olarak gösterdiğim Değer'den bir e posta aldım.
Zehir zemberek ifadelerin yer aldığı açıklamasının altına "Köşenizde yayınlamaz iseniz bu açıklamamı sizi mahkemeye vereceğim" notu düşen Değer'in açıklamasını yayınlayacağım. Tabii bunu yapmamın nedeni beni mahkemeye vereceği korkusu filan değil. İsterse verebilir. Varsa benim de bir hatam, günahım, hesabını vermeye hazırım adalet önünde. Ki yazdığım yazıda ne ona, ne de başkasına hakaret içeren bir ibare filan yoktu. Tamamen habercilik refleksi ile kaleme aldığım bir yazıydı ve neden bu kadar sert tepkiyle karşılandı anlamlandıramıyorum. Diyor ki Mesut Bey; "Sizin bana karşı olumsuz duygularınızı çok iyi biliyorum. Beni yerden yere vururken birilerini göklere çıkarttığınızı da biliyorum!"
Gerçekten enteresan bir yorum. Ona vurarak kimi ihya ediyorum? Birini ihya etmek için ona niye vuruyorum inanın şaşkınım! Ayrıca niye bu kadar büyüdü bu mesele onu da bilmiyorum. Deyin ki Çınar kulislerde iddia edildiği şekilde desteklenmiş? Aktar da, Tanrıkulu'da Çınar'ın baro başkanı olması için elinden geleni yapmış.Böyle olsa bile ne olur ki? Niye kıyamet koparılıyor? Sonuçta o da baroda yıllardır avukatlık yapan bir üye değil mi? Azılı bir katil ya da kırmızı bültenle aranan bir şahsiyet mi ki bu adamı, desteklenmiş olmasını yazmam bu kadar sorun oldu Diyarbakır'da? Neyse lafı daha fazla uzatmadan konuyu Değer'in açıklamasına getirip bitireyim! Ama ondan önce şu notu da Mesut Bey'in dikkatine ben sunayım; Kulislerin sizin çevreniz kaynaklı olduğu bilgisi farazi bir bilgi değildir. İsterseniz tarafınıza yazılı bu kulisleri iletebilirim.
"Kulislerinizin kaynağı olarak CHP Genel merkezi veya meclisi kast ediyorsanız buralardan lehime kulis gelmez zaten. Farz edelim geldi. Niye beni arama zahmetinde bulunmadınız? Amacınız çuvaldız mı batırmak? Emin Aktar yaklaşık 25 yıldır arkadaşımdır. Son iki baro seçimlerinde ona destek verdim. 4 Kasım seçimleri için Diyarbakır'a gittiğimde kendisini aradığımda bana adaylıktan çekileceğini bile söylemedi. Emin'in bir aday için adaylıktan çekildiğini söylemek abesle iştigaldir. O bu seçimlerde tarafsız kaldı ve seçim sonucuna kadar da telefonu kapalıydı. Sedat Çınar da Diyarbakır'da beğenilen saygı duyulan bir arkadaşımızdır. Ben Tahir Elçi'yi destekledim, doğru. Seçimleri çok büyük farkla kazandı, o da doğru. Çınar'la ilgili destekleyenin kim olduğunu ve neden az oy aldığını Emin Aktar açıklamış size. O da doğru. Peki bugün desteklediği adayın arkasında durmamak ve desteklemediğini açıklamak dürüstlükle bağdaşır mı? Çınar'a söylediğim bir cümleyi aktarayım; 'Tanrıkulu'nun ismi ve desteği yanında olduğu için çok az oy aldın. Senin alacağın oy bu değildi!" Gelelim Sezgin Bey'e... 3 dönem yaptığı baro başkanlığı boyunca açıktan destek verdiğimi baronun bütün üyeleri bilir. Kendisini CHP'ye davet eden de, milletvekilliği adaylığı teklifinde bulunan da benim. Ben destek verdim mi bu açıktan olur. Gizli şöyle böyle olmaz. O nedenle kimse bana yalan söylüyor filan diyemez! Hiç kimse de birisini korumak için bana ithamda bulunamaz! Saygılarımla. Mesut Değer!"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN