Yüzülebilir Körfez'e az kaldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 'yüzülebilir körfez' hedefinin önemli aktörlerinden, Meltem adlı kesici-emici tarama gemisi ile İmbat adı verilen römorkör törenle hizmete girdi.

  • İHA
  • Yeşil Ekran
  • Salı 24.07.2012 13:57
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 'yüzülebilir körfez' hedefinin önemli aktörlerinden, Meltem adlı kesici-emici tarama gemisi ile İmbat adı verilen römorkör İzmir Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun da katıldığı törenle hizmete girdi.

Deniz dibindeki ve dere ağızlarındaki çamuru temizleyecek olan iki aracın hizmete girme töreninde konuşan Başkan Kocaoğlu, "Bizim hayalimiz, kendi dönemimizde fikirden projeye ulaşmış olan 'Yüzülebilir Körfez' hedefi. Bu projeyi gerçekleştirdiğimizde denizde yüzeceğiz, balıklar olacak, ulaşım büyüyecek, liman büyüyecek ama bunun yanında dünyadaki metropol kentler içinde zaten bir çok konuda öne çıkan İzmir, çevre konusunda en saygın, en tanınır kentlerden bir tanesi olacak" dedi.

Üçkuyular Levent Marina Kırmızı Fener önünde gerçekleştirilen törene, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekilleri Hülya Güven, Alaattin Yüksel, Mustafa Moroğlu, CHP İl Bakanı Ali Engin, ilçe belediye başkanları, oda başkanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Başkan Kocaoğlu, 'Körfezde su değerlerini yüzülebilir hale getirirsek, koskoca Körfez'i 70 sene önceye döndürmüş, temizlemiş bir kent olarak dünyadaki saygın yerimizi alacağız. Temizlenmiş körfez, tasarlanmış 40 kilometrelik bir sahil bandıyla beraber altyapısını hemen hemen tamamlamış bir İzmir'i 2014 yılında tüm dünyaya görücüye çıkartmayı hedefliyoruz. Bir an evvel İzmir Körfezi'nde yüzelim diyorum" dedi.
Körfez'in ve derelerin temizlenmemesi durumunda İzmir'in kaderinin Efes ve Milas gibi olacağına vurgu yapan Başkan Kocaoğlu, "Körfezde ilk kez, 1832'de bilimsel çalışma yapılmış ve o tarihten itibaren Gediz yatağı yedi kez değişmiş. Ondan sonra da Körfez'le ilgili ilk kez bizim dönemimizde bilimsel çalışma yapıldı ve şu anda geldiğimiz noktaya ulaşabildik. 'Körfezde ne yapabiliriz?' sorusuna karşılık olarak, benden önceki belediye başkanları döneminde 20 yılı aşkın bir süreyle çalışmalar yapıldı ve Büyük Kanal Projesi göreve geldiğimde bitmiş ve 2000 yılından itibaren çalışmaya başlamıştı. Bizim de bunu geliştirmemiz gerekiyordu. Körfezi temizlemek için bir proje hazırladık. Bu konuda en deneyimli ülkeler olan Hollanda ve Finlandiya'ya giderek, buradaki örnekleri inceledik. Ayrıca Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü ile çalışmaya başladık. Çamurun çıkartılması ve rehabilite edilmesi gibi konuları da içeren bir rapor hazırladık, sonra da ilgili Bakanlıklar'a ulaştırdık. Bizim derdimiz Körfez'i kurtarmak, denizimizi kurtarmak. İncelemelerden sonra bu gemilerin şartnamesini bir örnek olsun diye hazırladık. Bu arada Ulaştırma Bakanlığı bir tane daha gemi alarak, geçen ay tanıtımını yaptı' diye konuştu.

Başkan Kocaoğlu, hizmete alınan kazıcı-emici gemi ile römorkörün teknik özellikleri hakkında bilgiler de verdi: "İzmir bu şekilde, dolmaya devam ederse, 16 dereden malzeme gelirse bir gün Efes ve Milas gibi olacak. İzmir 8500 yıldır yaşayan bir kentse, bunu denize ve körfeze borçludur. İzmir bir liman kentidir. Biz bu projeyi Ulaştırma Bakanlığı'na sunduk. Projenin özünde iki ana unsur var. Birincisi İzmir'in liman fonksiyonunu genişleterek, yeni nesil gemilerin de yanaşacağı bir noktaya getirip, liman faaliyetinin İzmir'in ticaretinin gelişmesine olan lokomotif etkisini sürdürmesini sağlamak. Bu Ulaştırma Bakanlığı'nın işi. Bizim işimiz ise İzmir'in denizinin korunması. Biz de hem dere ağızlarını ve yıllardır birikmiş olan yüzer çamuru, lodos çıktığında denizin altından çıkan çamuru temizleyeceğiz, hem de kuzeye, Sasalı bölgesine 13 km uzunluğunda sirkülasyon kanalı açacağız. Körfez'in sıkıntısı, güneyden gelen akıntının kuzeye döndüğü zaman sığlıktan dolayı sirkülasyonun sağlanamaması, suyun durgunlaşması, durgunlaşan suyun oksijeninin azalması ve dolayısıyla yaşamın azalması. Bunu engellemek, yaşamı sağlamak için eskisi gibi İzmir Körfezi'ndeki deniz zenginliğini artırmak için bunun şart olduğunu düşündük."

Deniz ulaşımını zenginleştirmek için de, Bostanlı İskelesi'nden Mavişehir'e yapılacak olan vapur iskelesine doğru kazı yaparak bir yol açılması gerektiğini kaydeden Başkan Kocaoğlu, kazıcı geminin İzmir Körfezi'nde 365 gün 24 saat çalışacağını söyledi. Geminin yetersiz kalması durumunda yenilerinin alınacağını anlatan Başkan Kocaoğlu, "Buradan çıkan çamur tuzdan arındırılarak tarım, park ve bahçe toprağı olarak kullanılacak. Ormanların zenginleştirilmesinde, kentin çevresindeki verimsiz arazilere yığılarak oralara ağaçlar dikilmesi sağlanacak. İsteyen vatandaşların da tarım arazilerinin rehabilite edilmesinde kullanılacak. Rehabilitasyon için düşündüğümüz bölge 20 bin dönümlük İZSU arazisidir" diye sürdürdü konuşmasını.

Römorkorü Tuzla'da yerli bir tersane firmasının, kazıcı gemiyi de Çiğli Ata Sanayi'nden bir firmanın ihaleyle yaptığını belirten Başkan Kocaoğlu, "Hem kazıcı-emici gemi 'Meltem İzmir', hem de 'İmbat İzmir' römorkörü yerli malıdır. Yalova tersanesinden bir firmanın aldığı vapurlar gibi bunlar da yerlidir. İzmir denizciliğinin ve tersaneciliğinin gelişmesine çok büyük bir katkıda bulundular. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. İhalelerin ülkemizde kalmasından çok büyük mutluluk duyduğumu da ifade etmek istiyorum. Hayırlı uğurlu olsun" dedi.

Başkan Kocaoğlu, Ulaştırma Bakanlığı'nın liman derinleştirmesi konusunda Devlet Demir Yolları'nı (DDY) görevlendirdiğini ve ortak bir ihaleye çıkıldığını da açıklayarak, "İhale Kasım ayında sonuçlanacak. Körfezin ne olacağı, nasıl bir proje ortaya çıkacağı belirlenecek ve ÇED raporu da alacak. Biz kendi görevimizi yapacağız ve bu sistemle ve buna benzer ilavelerle körfez kısa zamanda temizlenebilecek konuma gelecek. Hep birlikte yüzeceğiz. Yüzmekten öte hep birlikte balık tutacağız. En önemli maliyet, sığ yerlerde derinleştirme çalışmalarıdır" diye konuştu.
Törenin ardından, Başkan Kocaoğlu ve beraberindekiler, şehitler anısına ve gemilerin hizmete alınması dolayısıyla denize çelenk bıraktı. Firma temsilcisi Atilla Balık, İmbat römorkörunun maketini Başkan Kocaoğlu'na verdi. Meltem gemisinin plaketini ise, firmanın çalışanları Başkan'a takdim etti.

(Teknik özellikler: Çiğli Ata Sanayi Tersanesi'ndeki üretimi takiben, Levent Marina'da montajı tamamlanan kesici-emici tip tarama gemisi, kullanılan teknoloji ve kapasitesi açısından Türkiye'de üretilen ilk gemi olma özelliğine sahip. KDV hariç 5 milyon 850 bin liralık yatırımla bir Türk firmasına yaptırılan tarama gemisi Meltem, 14 metre derinliği tarayabilecek. Geminin maksimum katı madde taşıma kapasitesi saatte 800 ton, yüzde 20 oranında katı madde içerdiğinde de saatte 4 bin ton olacak. Kesici-emici tarama gemisine lojistik destek sağlayacak römorkör İmbat ise, İstanbul Tuzla Tersaneleri'nde üretildi. Tarama gemisinin çalışma sahasına sevkinde, tarama gemisine ekipman ve personel taşımada, ayrıca İZSU'nun Körfez suyu kalitesinin ölçümü ve takibi ile ilgili yürüttüğü çalışmalarda kullanılacak. KDV hariç 3 milyon 134 bin TL'ye mal olan yine 'yerli üretim' römorkör, minimum yakıt tüketimi ile çalışacak. Römorkör, 14.75 metre boyunda ve 6.40 metre genişliğinde. 10 ton çekme gücüne sahip römorkörün derinliği ise 2.5 metre.)

BİZE ULAŞIN