Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert mesajlar!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert mesajlar!

Partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan çarpıcı mesajlar:

"Namert kaçar mert direnir. Üstelik biz artık sadece savunmuyoruz, kendi planımızı adım adım uyguluyoruz. Türkiye'yi tüm dünyadan tecrit etmek için elinden geleni yapanlar beyhude uğraşıyorlar. AB serbest dolaşım hakkı vermedi de ne oldu? Dünya başımıza mı yıkıldı? Hala oyalıyorlar! Fakat biz sabrediyoruz, bu minderden biz değil siz kaçacaksınız!"

"Şu anda DEAŞ'a karşı PYD, YPG gibi terör örgütleri ile mücadele ediyorlar. Biz Astana süreci başlattık ve bu süreçte Türkiye Rusya İran bir karara vardılar. Nitekim bir gece ansızın gelebiliriz dedik ve bu gece operasyon başladı."

"Ülkenin dışında da Kılıçdaroğullarının adedi çok fazla. Bir taraftan Silahlı Kuvvetlerin sınır dışına çıkmasına evet diyeceksin 9 dakika sonra İdlib'te ölenlerin sorumlusu Erdoğan diyeceksin! Böyle bir mantık mı olur? Sen ne cahilsin."

"Eğer Kandil'e kadar uzanıyorsak bunun bir sebebi var. Bu terörle mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Varsın gelsin sizin milletvekilleriniz o derelerden dağlardan onları toparlayıp götürsünler. Çünkü siz bizi Mehmet'lerimizi şehit ettiniz."

  • Gündem
  • Cuma 13.10.2017 11:20

Partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuşmasının başında ABD'nin skandal vize kararına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her gün yeni saldırı, taktik atak ile karşılaşıyoruz. ABD'ye vize başvuruları askıya alındı. Bunun için DEAŞ'a karşı en ciddi ve etkili mücadeleyi yürüten Türkiye'yi terör örgütleri ile yan yana göstermenin yolları aranıyor. Ekonomimizle ilgili spekülasyonlar üretiliyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLAR ŞÖYLE:

"BU MİNDERDEN BİZ DEĞİL SİZ KAÇACAKSINIZ"

Türkiye'nin güçlü duruşu sebebiyle amaçlarına ulaşamayanlar 15 Temmuz'da yeni bir hamle yaptı. Diğer darbe teşebbüslerinin aksine bu defa bambaşka bir şey oldu. Sokaklara inan milyonlarca vatandaşımız istikbaline sahip çıktı. Hem onların saldırıları hem bizim cevaplarımız bunlarla sınırlı kalmadı. Her gün yeni bir oyunla karşımıza çıkıyorlar. Biz ne diyoruz: Namert kaçar mert direnir. Üstelik biz artık sadece savunmuyoruz, kendi planımızı adım adım uyguluyoruz. Türkiye'yi tüm dünyadan tecrit etmek için elinden geleni yapanlar beyhude uğraşıyorlar. AB serbest dolaşım hakkı vermedi de ne oldu? Dünya başımıza mı yıkıldı? Hala oyalıyorlar! Fakat biz sabrediyoruz, bu minderden biz değil siz kaçacaksınız! Eğer dürüstseniz açıklamanızı yapın bitirelim işi! Bizim size ihtiyacımız yok! Yanımızda olanları unutmadığımız gibi ayağımıza çelme takanları da unutmayacağız. Müttefik dediğimiz kimi devletlerin ülkemize karşı sergilediği ikiyüzlü tutumdan çok rahatsızız. Yüzyüze geldiğimizde her türlü teminatı verenlerin arkamızdan oynadığı oyunlar artık gizlenemez hale gelmiştir. Bize hak ve özgürlük dersi verenlerin işlerine gelmediğinde bu kavramlardan vazgeçtiklerini açıkça görüyoruz. Terör örgütleri ile kol kola bölgemizi tanzime giriştiler. Şu anda DEAŞ'a karşı PYD, YPG gibi terör örgütleri ile mücadele ediyorlar. Biz Astana süreci başlattık ve bu süreçte Türkiye Rusya İran bir karara vardılar. Nitekim bir gece ansızın gelebiliriz dedik ve bu gece operasyon başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Namert kaçar mert direnir"

"BÖYLE BİR MANTIK MI OLUR?"

Ülkenin dışında da Kılıçdaroğullarının adedi çok fazla. Bir taraftan Silahlı Kuvvetlerin sınır dışına çıkmasına evet diyeceksin 9 dakika sonra İdlib'te ölenlerin sorumlusu Erdoğan diyeceksin! Böyle bir mantık mı olur? Sen ne cahilsin. Aynı konuşma içinde. Zaten bakıyorsun, yanında taşıdığı adamların her biri bir alem. Çanakkale'de hepsi, siz burada eğitime geldiniz, kendilerinin eğitime ihtiyacı var. İçmeyin de daha sonra için. Burası şehadet makamlarının oluştuğu yer. Kahrediyorlar ben buna inanıyorum. Bizim arkamızdan böyle bir nesil gelecek diye. Biz böyle hassas bir noktada İdlib'te oradaki kardeşlerimizin de izzetini korumanın gayreti içindeyiz.

"BİZ KILIÇDAROĞLU ZİHNİYETİ TAŞIMIYORUZ"

Kuzey Irak'ta gelişmeler ortada. Kuzey Irak'ın bu hale gelmesinin failleri bellidir. Zaman ola onları da gündeme getiririz. Çok açık net: Telafer... 400 bin Türkmen'in olduğu yer. Bu insanların hepsi 10 bini hariç oradan kaçtı. 100 bini bize sığındılar. Aynı şey Sincar için de geçerli. Biz oranın da derdi ile dertleniyoruz. Şimdi gündemde Kerkük var. Bu insanlar şu anda yaşam mücadelesi veriyor. Bize ne yahu diyemeyiz. Biz Kılıçdaroğlu zihniyeti taşımıyoruz. Ülkemizde ve bölgemizde hiçbir terör örgütünün oluşmasına ve kuşatmasına izin vermeyiz. Teröristler öldürüldü, onları kimler gitti aldı. Farkları var mı? Yok. Bunları görmemiz lazım. Bunları göremiyorsak, kusura bakmayın. Sıkışınca bizim bayrağımız bu diyenler, biz sizi biliyoruz. Eğer Kandil'e kadar uzanıyorsak bunun bir sebebi var. Bu terörle mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Varsın gelsin sizin milletvekilleriniz o derelerden dağlardan onları toparlayıp götürsünler. Çünkü siz bizi Mehmet'lerimizi şehit ettiniz.

"TASFİYE DEĞİL, GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ"

Herkes Türkiye diyorsa Erdoğan diyorsa bunun bir sebebi var. Dedim ya; Gönülden gönüle giden bir yol var. Bu yolu Rabbim inşaa ediyor. O bağlılık, o aşk durup dururken olmuyor. 2019 hazırlıklarımızı bu çerçevede yürütmemiz gerekiyor. İlçe kongrelerimiz, il kongrelerimiz sonra büyükşehir kongrelerimizi yapacağımız. Değişim ihtiyacı duyduğumuz yerlerde yeni arkadaşlarımızla yolumuza devam ediyoruz. Bizim bu kardeşlerimizle yollarımızı kaybettik, bir daha bir araya gelmeyeceğiz diye bir şey kesinlikle anlaşılmamalı. Bu bir davadır. Dava ise davada olay zaman zaman makam mevki değişikliğini gerektirebilir. Bunun için tüm arkadaşlarımızdan partimizle fiziki bağlarını da güçlendirerek devam etmelerini istiyorum. Kritik gördüğümüz bir takım yerlerde yeni döneme hazırlık için mevcut isimlerin çekilmesi yönündeki kararımızı hayata geçiriyoruz. bu bir tasfiye değil, ihtiyaçtan kaynaklanan görev değişimidir. Bizler pazara kadar değil mezara kadar yol arkadaşlığı yapmaya kasem ettik.

"DÜNYADAKİ EN SORUMSUZ ANA MUHALEFET PARTİSİNE SAHİBİZ"

Ana muhalefetin böyle bir şuurlukla hareket ettiği söylenemez. AK Parti olarak biz genel başkanından sandık müşahidine kadar tüm kadrolarıyla sorumluluklarının farkında bir hareket olarak ülkemize ve milletimize hizmete devam ediyoruz. Peki anamuhalefet partisinin ve onunla aynı dili kullanan kesimlerin böyle bir sorumluluk şuuruyla hareket ettiğini söylemek mümkün mü, maalesef. Gerçekten samimi bir üzüntüyle ifade ediyorum ki durum tam tersinedir. Dünyadaki en sorumsuz, en tutarsız, en anakronik ana muhalefet partisine sahibiz. Genel Başkanından milletvekillerine belediye başkanlarına kadar ana muhalefetin tüm kadroları terör örgütlerine kadar herkesin yanında, bir tek kendi ülkesinin yanında değil. Türkiye filanca ülke ile sorun yaşar, karşı tarafla bir olup kendi ülkesine saldırırlar. Bugün gazetelere bakıyorum, sıfırlandı diyor. Türkiye bir terör örgütü ile mücadeleye girişir, onların elemanlarıyla kol kola girip kendi ülkesinin üzerine yürürler.

"4'ÜNDEN BERİ KİMSE GÖRÜŞME TALEBİNDE BULUNMADI"

Ey Amerika. 400 dönüm arazide böyle bir kişi besliyorsun ondan sonra da belge istiyorsun. Al sana belge. Zaten gönderdiğin bir büyükelçi var ki adeta Amerika'yı yönetiyor. Kendine göre bize bunların belgeleri verilmedi diyor. Bunun belgesini sana Dışişleri Bakanlığı vermez, yargı verir. 4'ünden beri kimse görüşme talebinde bulunmadı. Dünyaya da yalan söylüyorlar. Elbette biz ülkemizde kendini sosyal demokrat hisseden herkese saygı duyduk, duyuyoruz. Bugünkü CHP ile kitaplarda okuduğumuz bazıları arasında irtibat görmüyorum. Diyor ki, "Ecevit'e sataşma". Ben Ecevit'in anlayışına sataşıyorum. Ben bu milletin temsilcilerinin, Amerika'nın başkanının tırabzana oturup kendisinin de el pençe divan durmasını kabul edemiyorum. Beyefendiler rahatsız olacak diye geri adım mı atacağız?