MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Osmanlı mahallesi artık bir Amerikan mahallesidir

Kendi içimizde yaşadığımız gerginlikler yetmiyormuş gibi, Kuzey Irak'taki referandum dolayısıyla gündemimize çok boyutlu bir gerginlik daha girdi. Şimdi eski dostlar rakip, eski rakipler ise dost konumunda. Herkes Mesud Barzani'ye kızgın, Irak Başbakanı İbadi ise neredeyse Türk vatandaşlığına geçmek üzere sanki... Türkiye, Irak ve İran, Kuzey Irak Kürt Yönetimi'ne "Mahalle baskısı" yapılarak referandumun yok sayılabileceği inancındalar.

Mahalle baskısı
Geçen ay kaybettiğimiz Prof. Şerif Mardin "Mahalle baskısı" kavramını gündeme getirirken, Osmanlı mahallesini "Cami, caminin imamı, imamın okuduğu kitaplar, tekke, tarikat, külliyeler, esnaf"tan oluşan bir bütün olarak tanımlamıştı...

Orta Doğu mahallesi
Referandum krizinin sonuçlarını hesap etmeye çalışırken Orta Doğu mahallesinin öğelerini de saptamamız gerekiyor. Biz her ne kadar bu mahallenin ağırlıklı mensuplarını "Türkiye-Irak-İran" olarak görmeye çalışıyorsak da, Amerika, İsrail, İngiltere gibi katılımcılar yanında dört devlette yaşayan Kürtler de burada ağırlıklı katılımcılar olarak varlar. Ayrıca Suriye krizi sonunda Rusya da bu mahalleye yerleşti. Ve olay sadece Kürtlerin Irak'ta bağımsız bir devlet kurması ve hatta bölgedeki Kürtlerin topyekün bir bağımsızlık hareketine destek vermeleri ile de bitmiyor. Bir de petrolün mülkiyeti meselesi var...

Cumhuriyet mahallesi
Bu karmaşık sorunu bir kenara bırakıp, Şerif Mardin'in Osmanlı mahallesine karşı çıkan Cumhuriyet mahallesini de hatırlayalım. Prof. Mardin'e göre Cumhuriyet'le "Öğretmen, okul, öğrenci, öğrencinin kitabı, cumhuriyetin öğretmenle birlikte getirmiş olduğu bütün bir inşa" rakip olarak çıkmıştı. Prof. Mardin'e göre uzun vadede bu iki inşanın birbiriyle rekabetinde bir tanesinin kaybettiği görülüyordu. Bu değerlendirme açısından içinde bulunduğumuz dönemde Türk toplumunda laiklik ekseni üzerinde oluşan kamplaşmaya da, "Muhafazakâr-Modernci" çatışmasına da bu izah getiriliyordu.

Amerikan mahallesi
Orta Doğu'nun bir "Osmanlı mahallesi" olduğu dönemden bugüne geldiğimizde ortada bir "Amerikan mahallesi" görünümünün bulunduğu inkar edilebilir mi? Amerika Irak'ı işgal etmeseydi bugün ne DEAŞ'tan, ne de Irak Kürtlerinin bir bağımsız devlet kurmalarından söz edilebilirdi. Ve bu mahallede İsrail'in istemediği bir şeyin olması da pek mümkün değildir. Bizim yaşadığımız 15 Temmuz darbe teşebbüsü faciasının da, daha önceki gerçekleşmiş darbelerin de, Ortadoğu mahallesinin içinde bulunduğu bu yeni yapıdan soyutlanmaları mümkün müdür?