NUR ÇİNTAY Sabah NUR ÇİNTAY

Nefis bir yaz akşamı

Yeniköy’de müthiş bir bahçedeyiz. Havada tatlı bir esinti, arada tek tük yağmur çiselemesi, önce Fatih Erkoç’un efsunlu sesi, ardından Deladap’ın neşesi... İstanbul Caz Festivali’nin açılışı nefesimizi de açtı...

Hiç unutamadığım bir vize kuyruğu anım vardır: Vize memuru, önümdeki adama soruyor: "Kaç çocuğun var amca?"
"Üç" diyor şalvarlı, kırık Türkçeli 'amca'.
Tekrar soruyor memur: "Çocuk kaç tane?"
"Üüüççç" diyor adam yine.
"Evladın?" diyor memur bu defa, "Sayısını soruyorum, biliyor musun?"
"Üüüüüç, üç tane, üççççç" diye huysuzlanıyor adam artık.
"Amca emin misin?" diyor memur dayanamayarak, "Burada sekiz yazıyor?"
"Heee" diyor adam, "Kızlarla beraber sekiz!"
30 yıl filan olmalı; Avrupa ülkelerinin her birinin kendi vize verdiği zamanlardı. Viyana'da okuyan bir arkadaşımın yanına gidecektim, Avusturya vizesi almak için kuyruktaydım...
Neredeyse çocuktum ve böyle bir aritmetik ilk defa bu kadar yakınımdaydı! Aptallaşmıştım.
Zaten öncesinde de bahçe ve bina başımı döndürmüş, aklımı almıştı. Boğaz'da deli yeşillikte dev bir bahçede, tarihi bir binadaydım... Avusturya Konsolosluğu'na bayılmıştım...
Bir daha hiç işim düşmedi. Yolum da... Ta ki bu haftaki salı akşamına kadar...
Ermeni banker Cezayirlioğlu Mıgırdiç ailesine ait olan bina, Balyanların ikinci kalfalığını yapan Mıgırdiç Çarkyan tarafından inşa edilmiş. 19. yüzyıl ortalarında, "geç klasik stilde"...
1882'deyse Sultan Abdülhamit II tarafından bina ve arsa toplamı azman bir arazi şeklinde İmparator Franz Josef I'e hediye ediliyor. Avusturya Büyükelçiliği olarak... Savaşlar sırasında ve sonrasında işler karışıyor ama nihayetinde 1947'de Avusturya Federal Cumhuriyeti'nin mülkü olarak Sarıyer tapusuna kaydediliyor.
1960-1970 arasında St. George Avusturya Kız Okulu'nun yatılısı olarak kullanılıyor bir kısmı...


İstanbul Caz Festivali'nin açılış gecesinde Fatih Erkoç'un insanın ruhuna adeta masaj yapan o efsunlu sesine kendimizi bırakıyoruz.

NEFİS BİR KONSER ALANI
1992-1994 arasında esaslı bir restorasyon yapılıyor. Ana binada da, yan taraflarda da, çok değişik ağaç topluluğuna sahip 30 bin metrekarelik olduğu söylenen bahçede de...
Halihazırda Avusturya Başkonsolosluğu ve Avusturya Kültür Ofisi burası... Ve salı akşamı gördük ki, nefis de bir konser alanı...
Yeniköy'de, Emek kahveyi filan geçtikten sonra solda, Köybaşı Caddesi 44 numaradayız. Niye buradayız? İstanbul Caz Festivali'nin 24'üncüsünün başlangıcına şahitlik etmek için...
İKSV Genel Müdürü Görgün Taner ile İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opçin, bunca yıl içinde kimleri kimleri sahnede canlı izleme imkânı bulmamıza vesile olan başta Eczacıbaşı Topluluğu ve Garanti Bankası olmak üzere sponsorları andıktan sonra, iki isme Yaşam Boyu Başarı Ödülü veriyor.
Pek çok müzisyen onu yere göğe koyamıyor, ekrandan izliyoruz. O kim? Kamil Özler. TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası'nın şefi. Gitar ve klarnet virtüözü bir şef, diyorlar.
Pek çok müzisyen ona da övgüler düzüyor. Kerem Görsev misal, 'Ellerim bomboş' diye bilinse de, muazzam bir caz müzisyeni olduğunu anlatıyor. O kim peki? Fatih Erkoç. Benzersiz bir caz vokali ve trombon ustası.
Boğucu günlerden sonra gelen tatlı yaz esintisi vardı havada. İKSV'cilerin karnına korkudan ağrılar soksa da bizim romantizm yapmamıza yol açan zararsız bir yağmur çiselemesi... Üstüne Fatih Erkoç'un insanın ruhuna adeta masaj yapan o efsunlu sesi eklenince... Hakikaten tatlı bir akşam oldu.
Deladap ise geceyi bir başka şenlendirdi. Balkan müziklerini caz, swing, elektronik ilavesiyle zenginleştirip yorumlayan Avusturyalı bir grup Deladap. Enerjik ve eğlenceli... Bahçeye, açık havaya, güzel bir yaz akşamı neşesine acayip uydu.
Bir konserin ruhunu, gücünü belirleyen şeylerden biri de mekân. Bazısı kimi yere yakışmaz, başka tarafta zıplar, coşar, uçar... Bir de yaz konserlerini seçerken insanın aklı hep açık havaya, bahçeye, terasa, deniz kenarına kaçar...

CAZİP BİR YAZ PROGRAMI
Hindi ile Dee Dee de yerlerine çok yakışacaklar gibime geliyor. Fatoumata Diawara & Hindi Zahra 17 Temmuz Pazartesi akşamı The Grand Tarabya Panorama Terrace'da olacak. Dee Dee Bridgewater ise 18 Temmuz Salı akşamı The Marmara Esma Sultan Yalısı'nda... Daha cazip bir yaz programı düşünemiyorum doğrusu...