YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Magazinde otopsi

Artık iyice işin suyu çıktı. Magazin programları, magazin sayfaları tıp fakültelerinde okutulan anatomi derslerini geçti.
Kimin selüliti var, kimin göbeği çatlak, kimde topuk dikeni oluşmuş, kim yağ aldırmış, kim botoks yaptırmış, kim orasını burasını gerdirmiş... Mübarek, magazin programı değil, otopsi...
Yaz gelince magazin tamamen 'vücutlara' odaklanıyor. Yahu el insaf be kardeşim, 'Cemile' karakterindeki başarısıyla hepimizin burnunu ekrana yapıştıran Ayça Bingöl'ün selülitinden bana ne? Kadın, güzellik yarışmasında birinci seçilip de mi oyuncu oldu? Melek Baykal'ın mayolu halini göreceğim de başım göğe mi erecek? Işın Karaca'nın allı güllü mayosundan kiloları taşıyormuş. Habere bak sen... Işın Karaca gibi gırtlağım olsun, 30 kilo fazlam olsun.
Bunlar sanatçı. Sanatlarıyla vitrindeler. Kasap vitrinindeki et muamelesini asla hak etmiyorlar.

BİR NESLİ KAYBEDİYORUZ
Sevgili magazinci dostlar! Unutmayın ki yaptığınız programları küçücük çocuklar da izliyor. Onlar sizin programlarınızı izledikçe, hayatta başarılı olmanın, yükselmenin tek yolunun 'fiziksel görünüş' olduğuna kendilerini inandırıyorlar.
Her yıl Yeşilay Derneği alkol ve uluşturucuya başlama yaşını açıklar. Yaşlar küçüldükçe, bizler de şaşkınlıktan küçük dilimizi yutar, "Vah, vah" diye hayıflanırız. Peki 'estetiğe başlama yaşını' hiç merak eden var mı? 13 yaşında burnunu yaptıran, 15 yaşında göğüs silikonu taktıran, ortaokulun tuvaletinde arkadaşını botoks iğnesiyle güzelleştirmeye (!) çalışanlardan haberdar mısınız?
Lütfen 'beach' haberlerini yaparken bunları da düşünün. Eminim, sizin de küçük yaşta kızlarınız vardır...