AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Emrah Serbes... ‘Ama’sı, ‘aslında’sı, özrü yok!

Bu kaza değil; resmen göz göre göre cinayet! Kaza, hepimizin başına gelebilir. Kazadır, adı üstündedir ama bu, ya bu!
Direksiyonun başına bir yudum alkolle bile geçmeyeceksin kardeşim! İçeceksen arabanı almayacaksın, arabanı aldıysan içtikten sonra orada bırakacaksın. Kendine saygı-sevgi duymuyorsan bile başkalarının yaşam hakkını elinden alamayacağını bileceksin.
'Bana bi' şey olmaz', 'Bilincim yerinde', 'Ben her şeyi kontrol ederim' kafasından çıkacaksın. Yollar senin hükmün altında değil; trafik kuralları var, başka canlar var, kendi canın var, yan koltuğunda oturanın canı var. İçki içerek araba kullanmanın ise benim gözümde özrü, 'ama'sı, 'aslında'sı yok. Öyle çirkin bir kibir ki o, öyle şişik ve pis bir ego ki...
Sözüm ona en okumuş, en entel takılan, en aydın tipler bile, rakı sofrasından kalkıp paşalar gibi direksiyon başına geçebiliyor bu ülkede. 'Şuradan şuraya ne var ki?', 'Yol boş ne olur ki?..'
İşte görüyoruz olanları bir bir, giden canları, yıkılan aileleri...
'Bekleyelim, görelim, gerçeği öğrenelim, ondan sonra konuşalım, vicdanımızı sızlatmayalım' felsefemle konuyu askıya almıştım. Şimdi askıdan indiriyorum.
Yazar Emrah Serbes'in, İzmir- Aydın otoyolunda kullandığı araçla yaptığı 'kazada', baba Ayhan Özçelik ve 16 yaşındaki kızı Zeynep hayatını kaybetmişti. Önceki gün kazada ağır yaralanan anne Nilgün Özçelik de, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Serbes'in suçunu üstlenen arkadaşı Kenan Doğru, bir hafta yattıktan sonra Serbes'in itirafıyla tahliye edildi.
Peki sonra neler öğrendik? Serbes'in kullandığı araçta içki şişelerinin bulunduğunu... Kendisinin kazadan hemen sonra gittiği hastanede 1.25 promil alkollü çıktığını... (Promil limiti 0.50 iken, siz düşünün) Defalarca alkol tedavisi gördüğünü...
Şimdi hangi mektup Emrah Serbes'i kurtarabilir bilemiyorum. Eminim onun da herkes gibi cebinde bir sürü ağırlık vardır; geçmişi, derdi, tasası, travmaları, korkuları... Ama hiçbir şey alkollü araç kullanmanın bahanesi değildir, olamaz.
Hani bir de bu abiler cool takılıp aydınlıktan, medeniyetten, insanlıktan, vicdandan falan söz ediyorlar ya... İşte ona çıldırıyorum.