MEVLÜT TEZEL MEVLÜT TEZEL

Afrikalı'ya milli forma giydirmek

İlham Tanuni Özbilen İstanbul'daki Dünya Salon Şampiyonası'nda 1500 metrede gümüş madalya kazandı...
Polat Kemboi Arıkan Helsinki'deki Avrupa Şampiyonası'nda 10 bin metrede altın, 5 bin metrede de bronza ulaştı...
Tarık Langat Akdağ da 3 bin engellide bronz kazanıp bayrağımızı göndere çekti...
Türk atletizmi tarihinin en parlak günlerini yaşıyor...
Şimdi bu haberi radyodan dinleseniz göğsünüz kabarır değil mi?
Ama televizyonda izleseniz yüzünüzde hafif bir tebessüm belirir sadece! Çünkü bu atletlerin hepsi Kenyalı. Gerçek isimleri William Tanui, Patrick Langat ve Paul Kemboi!

BASTIR PARAYI...
Takvim'den Onur Özkan'ın müthiş haberinden öğrendiğimiz kadarıyla Atletizm Federasyonu 'devşirme' sporcu yarıştırmada literatüre girecek bir işe imza atıyormuş. Artık Afrika'dan atletler devşirmek için işadamları sponsor oluyormuş.
Parayı bastıran, atlete kendi soyadını da veriyormuş. Kenya'dan getirilen bu üç atletin isim babaları Önder Özbilen, Tayfun Arıkan ve Murat Akdağ adlı işadamlarıymış. Atletlerin 20 bin Euro'luk masrafını karşılamışlar.
Vallahi bu yeni sponsorluk modeli; soyadını Afrikalı atlete verme işi Türkiye'de çok tutar. 2020 Olimpiyatları'na Kenya ve Etiyopya'dan sonra en fazla Afrikalı sporcuyla biz katılırız. Ve yine kendimizi aldatırız!
Şimdi diyeceksiniz ki, "Fransa Milli Futbol Takımı'nın yarısı Arap ve Afrika kökenli. Almanya'nın en iyi futbolcusu Mesut Özil. Birçok Avrupa ülkesinde yabancı uyruklu atlet var"... Doğru ama Masri de Mesut da Fransa'da, Almanya'da doğup büyüdü. Avrupa'da yabancı uyruklu atletlerin çoğu da yaşadıkları ülkenin kültürüyle büyüdüler.
Devşirme işinde ise bastırıyorsun parayı, anında Türk yapıyorsun. Afrikalı atlet aç ailesine para göndermek için koşuyor, bizde madalya aldık diye seviniyoruz!
Gerçekten seviniyor muyuz acaba?
Paul Kemboi ile Nevin Yanıt'ın Londra'da bayrağımızı dalgalandırması arasında fark var değil mi?
Atletizmde 10 yerine bir madalya alalım ama o madalya bu ülkenin alın terinden çıksın.

KİMLE GURUR DUYACAĞIZ?
Bugün Olimpiyatlar denince hâlâ Yaşar Doğu'dan bahsediyoruz.
Ben Doğu'yu izlemedim ama rahmetli babam onu öyle bir destansı anlatırdı ki, gurur duyar, "Hadi baba bir daha anlat" derdim.
Peki, ben ileride oğluma kimi anlatacağım? Afrika'da 'insan ticareti' yapar gibi, fakir Afrikalılar'ın cebine parayı doldurup, isimlerini değiştirip nasıl madalya kazandığımızı mı anlatacağım?