ŞELALE KADAK ŞELALE KADAK

TÜSİAD Çin’de ‘network’ kuruyor!

Yeni 'İpek Yolu'nun iş dünyası boyutu olan BRICA Türk iş dünyasında öne çıkıyor. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nin oluşturduğu bu ekonomi platformu ile işbirliğine özellikle Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) büyük önem veriyor.
Öğreniyorum ki TÜSİAD Genel Sekreteri Bahadır Kaleağası ve TÜSİAD Yönetim Kurulu'ndan Simone Kaslowski ve Korhan Kurdoğlu Çin 'network'ünü kurmak üzere önümüzdeki hafta Çin'e gidiyor.
Çin'deki Türk şirketleri ve orada çalışan Türk işadamlarını buluşturacak olan Türk İş Dünyası Kulübü'nün hazırlıkları sürerken, ABD cephesinde de yeni bir kulübün San Francisco'da kurulacağını Bahadır Kaleağası'ndan duyuyorum.
'Silikon Vadisi Network'ü için önümüzdeki ay TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik ve yönetim kurulu üyeleri Esin Güral Argat ile Simone Kaslowski'nin de aralarında olduğu bir işadamı heyeti San Francisco yolcusu.
Yurtdışında atağa geçen derneğin içeride, Ankara ile olan temaslarının da sıklığı dikkat çekiyor. Dernek aylardır düzenli olarak hem Ankara'da hem de İstanbul'daki merkezlerinde bakan seviyesinde hükümet üyeleriyle bir araya gelip, kapalı toplantılar yapıyor. Bakanlar dernek üyesi işadamlarını dinliyor ve kendileri de ekonomi politikaları hakkında son gelişmeleri işadamlarıyla paylaşıyor, toplantılar bir yemekle sona eriyor.
Uzun yıllar Avrupa Birliği'nin kalbi sayılan Brüksel'de çalıştıktan sonra TÜSİAD Genel Sekreterliği görevini kabul ederek İstanbul'a yerleşen Bahadır Kaleağası'na toplantıların nasıl geçtiğini soruyorum, "Özel sektör devlet diyaloğu çok iyi" diye cevap veriyor.
Kaleağası gelişmeleri şöyle özetliyor: "Bize her taraftan ciddi bir bilgi akışı var. TÜSİAD, Avrupa iş dünyasının NATO'su olan BusinessEurope üyesi. Uzakdoğu'da BRICA ile işbirliği içinde. Özetle her bölgeden bize bilgi, analiz akıyor. Bu önemli bilgileri devletle paylaşıyoruz. Ankara'nın iş dünyasını yakından ilgilendiren kararlarını birinci ağızdan dinleme ve tartışma fırsatı buluyoruz."
Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği tartışmalarına, Almanya'nın bir seçim malzemesine dönüştürdüğü son gelişmeler için de, Avrupa Parlamentosu'nun işleyişini en iyi bilen isimlerden olan Kaleağası'nın yorumu şöyle:
"Zaten kendi milli çıkarlarımız için yapılması gerekenleri yaparsak AB yolu tekrar açılır. Merkez çemberde yer almasak bile, yine Avrupa Birliği üyesi olarak geniş çemberde yer almamız çok kolay. Bu dış çember değil, AB'nin bizzat kendisi. Para birliğine girmeye gerek de yok zaten. Şu anda AB Türkiye'ye zaman vermeye çalışıyor. 2004'ten beri AB, Türkiye'yi Kopenhag Kriterleri'ne uyan bir ülke olarak görüyor. Her yılın ekim ya da kasım ayında bir rapor hazırlayan AP bu yıl bu raporu ilk kez hazırlamadı ve 2018'in nisanına erteledi. Türkiye'nin terörle, FETÖ ile PKK ile mücadelesinin farkındalar. OHAL'in bu nedenle uzatıldığını görüyor ve zaman veriyorlar. Tabii ki Almanya tek başına engelleyemez. AB'de 'Müzakerelerin askıya alınması Türkiye ekonomisi açısından çok kötü olur, krize sürüklemeyelim' anlayışı hakim."