ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Doğu’nun yükselişi giderek hızlanıyor

Atlantik etrafındaki ülkelerin temsil ettiği Batı, bundan çeyrek asır önce dünya gelirinin 3'te 2'sini yönetiyordu. Bugün bu rakam %50'ye düşmüş durumda... Tahminler, çeyrek asır sonra dünya gelirinin 3'te 2'sini, Pasifik etrafındaki ülkeleri tanımlayan Doğu'nun yöneteceği yolunda...
Tıpkı 1000 yıl öncesinde, teknolojiden (barut, kâğıt, pusula, hayvanların koşumları) ileri düzeyde yararlanırken Doğu'nun "açık ara" liderliğinde olduğu gibi... Cengiz Han'ın 2'nci bin yılda küreselleşmeyi başaran ve dünya ticaretinin omurgası İpek Yolu'nun güvenliğini sağlayan liderliği, daha sonraki asırlarda erimiş, Rönesans ve sanayi devrimleri ile Doğu'dan doğan ışık, Batı'da yükselmişti.
Şimdi devran dönüyor ve güç yeniden Batı'dan Doğu'ya kayıyor. Bu da her iki dünyanın ortasındaki Türkiye'nin yıldızını "baht dönencesi" odağına taşıyor. Dünün çakma Çin malları giderek kalite ve ileri teknoloji kazanıyor, Hindistan ve diğer coğrafyalarda uzaydan robot bilimine dek yeni alanlarda yeni oyuncular belirginleşiyor.
ABD hâlihazırdaki teknoloji üstünlüğünü koruyabilmek için 1 milyondan fazla bilim insanına ihtiyaç duyduğunu ancak buna sahip olmadığını söylerken Çin, yakın gelecekte insan çalışandan daha fazla robotu üretecek, otonom araçlardan uçan arabalara ve uzaya dek pek çok yeni zenginlik alanında çalışacak bilim insanına sahip olmuş bile.
Dünün NATO'sunun, AB, IMF, Dünya Bankası gibi Batı ikonlarının yerini, Kuşak ve Yol projesi etrafında şekillenecek yeniçağın yeni kurumları alabilir. Burada bizim sorunumuz, Batı'nın kapısında Batılılaşmak için harcadığımız gayreti, Doğu'nun kapısında Doğululaşmak için de sarf edip etmeyeceğimizdir. Batı'daki Doğu olamadık. Batı çöküşü sürecinde Doğu'daki Batı mı olacağız yoksa?