CEM SANCAR Sabah CEM SANCAR

Zencisin sen, Zenci kal

Zenci olmak bu topraklarda Müslüman olmak, Anadolu olmaktır aynı zamanda. Zenci odur.
Yoksa Amerika'ya kaçırılarak köleleştirilen Zencilerin asimile edilmiş Tom Amca'larından bahsetmiyoruz. Ona bakarsan Obama da siyahi, en şahin Pentagon komutanları da. Onlara Zenci denebilir mi? Bence hayır. Onlar Afro-Amerikalıdırlar. Ve onlar, Irak'ta ve Suriye'de ve Afganistan'da aldıkları canların bedelini post travmatik sendromla, bitmez bir ruhi azapla beyazlarla birlikte ödemektedir. Çünkü, Allah'ın sopası yoktur, denmiştir. Zalim yıllar boyunca ölüp giden zenci kölelerin pamuk tarlalarındaki ağıtlarının Beyaz barlarda 'jazz' haline gelmesi değildir mesele. USA Demiryollarının rayları zenci kemiklerinin üstüne döşenmiştir. Orası bilinir.
Onca yıl Beyaz Adam, kara deriliyi insan olarak tanımamıştır. Bakmayın siz şimdi ki devşirilmiş, basket oynayan konu mankenlerine.
Doğuya bakarsanız, Zenciler, imparatorluğumuzun Osmanlı vatandaşlarıdır.
Evet, Zenci deyince Afrika'nın aklımıza gelmesi bir Cumhuriyet refleksidir. Aslında 'Zenci' diye bize denir!
Kemalist oligarşi karşısında heder olan kuşaklar; 12 Eylül'de solcular ve ülkücüler, sonra Kürtler ve de ceberut devlete daima itiraz eden Müslümanlar olmuştur. Hepsi zencidirler.
Bu arada vicdanlı liberaller de zannımca, Beyaz Zenciler vasfına layık görülmüştür. O yüzden Zenci; derisinin renginden, sosyolojisinden soyutlanmış bir kavramdır artık. "Dünyanın bütün Zencileri" denildiğinde, ezilen, hor görülen, ölümleri medyalarda küçük puntolarla geçiştirilen milyonlarca insan akla gelir.
Bu noktada izanı olanlar bilir ki çağın zencileri Müslümanlardır. Beyaz Türkler meselesi nasıl bir kavramsal sitayiş ise, Zenci kavramı da bizim için iftihar vesilesidir. Küresel sistem o ise, ideolojik tahakkümü de budur. Bununla beraber Beyaz kapitalist ego öyle bir cevapla karşılaşmıştır ki, zihinlere sinsiliğin pisliği olaraktan da kazınmıştır.
Bizim beyazlar ise (Jale diyorum ben onlara) uzun bir tahakküm süresince 'Zenci' kabul ettiklerini bir Amerikan, bir İngiliz züppesinin tıpkı basım kelimeleriyle aşağılamıştır.
Cahiller, makarnacılar, ilkel inançlılar. Giderek 'Çomarlar.'
Hatta liberal sosyalist dergi tayfasının Ankara idollerinden biri, Apaçi dediği Zencileri 'Homofobik' olarak niteleyebilmiştir. Çünkü Zenci denen 'Öteki' her türlü modern kavramla dövülmelidir. Ve dövülmüştür.
Gizli açık ırkçılık edebiyatımızda sinmiş, koca koca şairler "köylüleri neden öldürmeliyiz" diye söyleşmiş, bütün Cumhuriyet edebiyatı ayrıştırıcı bir dil ile yüklenmiştir.
Varoşlarda yaşayanlar 'varoş' diye aşağılanmış, arabesk yasaklanmış, dizilerde (Avrupa Yakası) kapıcı dairelerinde resmedilenler haddini bilmesi gereken 'Kezbanlar' olarak komikleştirilmişlerdir.
Kendisi de Dolapdere plantasyonlarından gelen bir star-komedyenin beyaz olabilmek için yırtınmasına, aşırı mal biriktirmeyi meşrulaştıran tarzına gıpta edilmiş, bunlara da en çok ülkenin kara derilileri özenmiştir. Batıcıl üstün insan ideolojisi, böylece kılcal damarlara dek enjekte edilmiştir...
Son on beş yılda nispi fırsat eşitliği sırasında palazlanan Zenciler, bu beyin duşu yüzünden Michael Jackson gibi beyazlama hapını yutmuş, bir neo-muhafazakar Jale tipi lüks mekanları (Off course!) doldurmuştur.
Mamafih nafile işlerdir bunlar. Çünkü kimse hap yutarak Beyaz Adam sınıfına yükselememiş, aksine pek matah bir şey gibi savunup durulan melezleşme, öfke kontrollerine yakalanmış, ehliyetler iptal edilmiştir.
Bir süredir atmosfer -ülkenin mal mülk biriktirmiş siyahilerini de doğal bir merkezkaç kuvvetiyle içine çeken- Beyaz Kültür'ün ideolojik tazyikiyle sarsılmaktadır. Diğer taraftan Zenci mahalledeki kan revan içindeki kapışmanın maişet motoru da, aynı istikamete yönelen "bir an önce Öteki olmaktan" kurtulma telaşıdır.
Bu telaş istiaren insana, bir zamanlar sosyeteye kabul edilmek için çırpınan, sonradan pes eden Ajda Pekkan'ın dokunaklı hüsranını hatırlatır...