SALİH TUNA SALİH TUNA

Aydın Doğan’ın kıymetlisi ve 9 gün sonraki kıyamet

Nibiru adlı dev bir gezegen tam Güneş tutulmasıyla aynı günde (21 Ağustos'ta) dünyaya çarpacakmış.
Sizin anlayacağınız, 9 gün sonra kıyamet kopuyormuş sayın şebelekler.
Yani...
Siz Erdoğan'ı devirmeden kıyamet kopmuş olacak.
Tüh be!.
Bu durumda ne yapacaksınız?
Bence üç ihtimaliniz var:
Birincisi, intihar edebilirsiniz...
Tıpkı Trier'in "Melankoli" filmindeki John gibi. ("Melankolia" adlı gezegenin dünyaya çarpacağı kesinleşince eşine ve çocuğuna bile haber vermeden "bencilce" intihar etmişti hani.)
Neden mi John?
Masiva tutkusundan "bilimselciliğe" kadar sizi temsil ediyor da ondan.
İkincisi, yatıp uyuyabilirsiniz.
Zira, 21 Ağustos'taki Güneş tutulması Kuzey Amerika'dan izlenecek. Geceye denk geldiği için de Türkiye'den görülmeyecek.
Zıbarın uyuyun.
Uyandığınızda zaten kıyamet kopmuş olacak.
Üçüncüsü, NASA yalanlıyor, deyip rahatlayabilirsiniz. (İngiliz nümerolojist David Meade gibilerini de iplemezsiniz, olur biter.)
***
Sonsuz ve genişleyen evren içinde her şey mümkün.
Daha "kara enerji" ve "kara madde" hakkında bile doğru dürüst bir şey bilemezken, 9 gün sonra veya şu "an" kıyamet kopmayacağından kim emin olabilir?!
Gelgelelim, kıyamet gününü sadece Allah bilir.
Kur'an'da "pişmanlık günü", "karar günü", "hüküm günü" anlamlarına da gelen "kıyametin" bir anlamı da "an"dır.
Kıyametin bir "an"da kopacağına işaret eder.
Herkesin ölümü zaten kendi kıyametidir.
O "an" gelir ve ne bir nefes eksik ne bir nefes fazla alamazsınız.
***
Aydın Doğan'ın kıymetlisi (Erdoğan'ın takıntılı muhaliflerinden farklı olarak) üç ihtimali aynı anda gerçekleştirebilir.
Hem uyuyabilir, hem NASA'ya inanabilir, hem de intihar edebilir.
Onda bu yetenek var.
Aydın Doğan tevekkeli Milliyet'i satıp onu elinde tutmadı. (Belki de "patronunu" elinde tutan odur. Bilemiyorum. "Kuyruk köpeği salladı," diye de bir söz var.)
Geçen günkü yazısında haksızlık karşısında susmamaktan girip "lidere" eleştirinin gerekliliğinden çıktı.
Aklı sıra Erdoğan'a karşı "içerden" isyan bayrağı açacak.
Madem eleştiri şart...
"Erzurum'da doğacağım için oradaki deprem ertelenerek başka yere kaydırıldı" demeye getiren Fetullah şarlatanını "lider" belleyen kankası (FETÖ'den tutuklu yargılanan eski HSYK başkanvekili) İbrahim Okur'u neden hiç uyarmadı?
Cengiz Çandar'la birlikte bir televizyon programında konuk ettikleri Fetullah teröristini yere göğe sığdıramayan bizzat kendisi olduğu için mi?
Hem FETÖ yargısının tüm kumpaslarını "hukukun üstünlüğü" diye yutturmaya çalış, hem de haksızlık karşısında susmamaktan bahset.
Bu nasıl utanmazlıktır?!
Erdoğan haksızlık karşısında susmayıp müstevlilere veya "çok uluslu Ebu Cehiller"e isyan ederken, "eksenimizi kaydırıyor" diye ağlaşan kimlerdi?