HINCAL ULUÇ Sabah HINCAL ULUÇ

Antalya Open’ın farkında olan var mı?.

Türkiye geçtiğimiz günlerde önemli bir uluslararası spor etkinliğine sahne oldu:
Kaya Palazzo Belek tesislerinde, 24 Haziran-1 Temmuz arasında Dünyanın 7'nci, Türkiye'nin ilk Çim Kort Tenis Turnuvası Antalya Open yapıldı.
Katılımcıları, izleyicileri, medyasıyla bir "Tenis Klasiğinin" doğuşuna şahit olduk!.
Yani, ben ve birkaç kişi daha olduk da, medyamız pek farkında olmadı ve hakkını vermedi, bu hem Belek, hem Antalya, hem de ülkem için dönüm noktası olan organizasyonun.
Peki, neydi Antalya Open'ı bu kadar farklı ve önemli kılan?
Hem olayı, hem de farkı anlatabilmek için, bu müthiş olayı gerçekleştiren Kaya Gurubu Başkanı Burak Kaya ile konuştum. Ben sordum, o yanıt verdi.. Buyrun..
***
HU- Dünyada ilk kez böyle bir ATP (Profesyonel Tenisçiler Federasyonu) turnuvası otel sınırları içinde, otelin olanaklarıyla yapıldı! İyi oldu mu?.
Burak Kaya- Bu özellik oyunculara çok büyük avantaj sağladı. Çünkü otel ve Players Lounge/ Oyuncuların kaldıkları bölge, tenis kortlarına yürüme mesafesindeydi:
Ulaşım, trafik, zaman kaybı sorunları yaşanmadı. 7 çim kortumuz, 6 bin kişilik tribünümüz, Fan Zone / İzleyici dinlenme ve yiyecek alanımız diğer konuklarımıza da aynı rahatlığı, kolaylığı sundu.
Böylece, birbirine komşu spor, konaklama, gastronomi, eğlence mekânlarımızla; masmavi denizimiz, göz alabildiğine kumsalımızla; katılımcılara, medyaya, tüm misafirlerimize mükemmel bir spor ve dinlence deneyimi yaşattık.
HU- Böylesi bir organizasyonu almayı nasıl başardınız?. ATP'nin bu turnuvaları sayılıdır.
Bunlardan birini almak için ya bir turnuvanın çekilmesi, ya da ATP tarafından tasfiye edilmesi gerekir.
O zaman da, tonla aday çıkar..
BK- Hiç de kolay olmadı. Turnuvanın Antalya'da yapılmasını sağlamak için bir yıl öncesinden görüşmelere başladık. ATP yetkililerini davet edip Antalya'yı ve Kaya Palazzo Belek'i tanıttık.
İnceleme süreci uzun ve bir o kadar da yorucu geçti.
2016'da ülkemizde terör, darbe vb. birçok talihsiz olay da gerçekleşti. Her olumsuz olaya rağmen biz ülkemize ve ülkemiz turizmine olan inancımızı hiç kaybetmedik, mücadele ettik ve sonunda Antalya'yı üç yıl boyunca ATP 250 turnuva takvimine aldırmayı başardık.
HU- Maliyet?.
BK- Turnuva için Kaya Gurubu olarak 10 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Mevcut tenis kortlarımıza ek olarak bu turnuvaya özel 7 çim kort yaptık.
Çim kortlar dünyanın en prestijli tenis turnuvası Wimbledon'ın gerçekleştiği All England Lawn Tennis Club yetkililerinin gözetiminde inşa edildi. Turnuvada Wimbledon'a özel üretilen toplar kullanıldı.
HU- Katılım?.
BK- Turnuvaya dünya sıralamasında ilk 100'de bulunan 70'e yakın tenisçi katıldı: Birkaç isim saymak gerekirse.. Dünya 7 numarası Dominic Thiem (Fransa Açık'ta dünya 2 numarası Djokovic'i eledi ve Fransa Açık şampiyonu Nadal ile yarı final oynadı), Paolo Lorenzi (33. sıra), Victor Triocki (36. sıra), Fernando Verdasco (37. sıra), Borna Coric (41. sıra)... Nadal son anda vaz geçerken, vatandaşı, geçen yılın Dünya üçüncüsü David Ferrer de katılmaya karar verip maçlara çıktı.
HU- Beklentileriniz gerçekleşti mi?.
BK- Önemli olan Antalya'nın tanıtımı... Maddi riskini üstlendiğimiz için turnuvanın adını Kaya Open yapabilirdik. Fakat başrolü Antalya'ya vermeyi tercih ettik: Öznel bir yarar sağlamak yerine Antalya'ya mal olmasını, Antalya'nın tanıtımına katkıda bulunmasını istedik. Çünkü "Şehir marka olursa, işletmeler de marka oluyor." Yatırım ve emeğimizin getirisinden tüm kent, yöre, ülke kazanç sağlıyor... İşte bu değerlendirmeyle turnuva isminin "Antalya Open" olmasını biz önerdik.
HU- Yankılar nasıl oldu?.
BK- Antalya Open dünyanın gündemine girdi..
Turnuva 80 ülkede canlı yayınlandı. TV, gazete, dergi ve sosyal medya yayınlarının toplam reklam değeri 300 milyon dolar olarak değerlendiriliyor.
***
Bu organizasyonun ülkeme neler sağlayacağını en başından bildiğim için, daha o zamanki yazımda Kaya Gurubu'nun kurucusu ve Onursal Başkanı, dostum Burhanettin Kaya'ya teşekkür etmiştim.
Şimdi de, gurup başkanı oğul Burak Kaya'ya teşekkür..