Peygamberimiz hayatında tek bir defa hac yapabilmiştir. Ondan sonra hac yapamadığı için de bu haccına “veda haccı” denilir. İki veya üç kez de umre yaptığı biliniyor. Son veda haccında Arafat Meydanı’ndaki veda hutbesini irad ettikten sonra özel bir dua eder. Ancak bu duasına cevap gelmez. Yaptığı dua şudur: “Ya Rabbi! Ümmetim içinde zalim ve mazlumlar olacak. Eğer zalime yaptığı zulüm karşılığında adalet uygularsan, onların kurtuluş imkanı olmayacaktır. Sen dilersen mazluma uğradığı zulümden dolayı cenneti, zalime de affı vermeye güç yetirirsin.” Dua budur. Yalnız Arafat’ta bu duaya Rabbimiz’den cevap gelmedi. Hz. Peygamber (s.a.v.), Müzdelife denilen ve Arafat ile Mina arasında yer alan bölgeye akşam olunca geçti. Burada şeytana atılacak taşlar toplanacaktır. Haccın önemli yerlerinden birisidir. Hz. Peygamber (s.a.v.), burada da duasını tekrarlar. Ancak duaya bir cevap gelmez. Ancak sabaha doğru Mina’ya geçilmeden önce Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Arafat’ın ufkuna bakıp gülümsediği görülür. Sahabeler hemen sorarlar: “Ey Allah’ın elçisi, Arafat’tan bu yana sizi düşünceli gördük. Müzdelife’de de öyleydiniz. Ama şimdi sizi gülümser görünce rahatladık. Bunun sebebi nedir?”\n\n
‘ALLAH İYİLERİ BAĞIŞLADI’\n\nHz. Peygamber (s.a.v.) şöyle cevap verdi: “Ben Arafat’ta özel bir dua etmiştim. Ama duama cevap gelmedi. Burada da duamı tekrarladım. Nihayet Cebrail bana duamın kabul edildiği haberini iletti: “Allah iyi olanlarınızı bağışladı. İyilerinizi kötüleriniz hakkında şefaatçi kıldı.’ İnen rahmet onları da kapsadı. Buradan yeryüzüne dağıldı. Tövbe edip, dilini ve elini sakınan herkese ulaştı.” Şeytan ve askerleri Arafat dağı üzerinde Allah (c.c.) nasıl cevap verecek diye bekliyorlardı. Bana verilen bu cevabı işitince bazılarına toprak saçarak dağıldılar. Dediler ki Allah’ın rahmeti kötüleri de kapsadı. Artık kötüler de ümitsiz olmayacak. İşte ben onların bu halini görünce gülümsedim.” (Ahmed, Müsned, IV, 515) Ümitsizlik büyük günahlardan biridir. Allah’ın yüce ve sonsuz rahmeti elbette ki günahlarımızdan çok daha büyüktür. Yeter ki zaman varken, iş işten geçmeden yüce Rabbin tevbe kapısından geçelim. O kapı hiç kapanmaz. Her daim açıktır. Yüreğini açan herkese kucak açmaktadır