Ağlamasının tek nedeni açlık veya gaz sancısı değil…

Anneler, özellikle de doğumdan sonraki ilk yıl kendilerine sık sık “Bebeğim neden ağlıyor?” sorusunu sorarlar. Genellikle de nedenin; açlık veya gaz sancısı olduğunu düşünürler. Oysa mutsuzluktan da ağlıyor olabilirler. Bebeklerini anlayabilmeleri için bizden annelere bir tüyo: Öncelikle kendi sezgilerinizi kullanın!

Ağlamasının tek nedeni açlık veya gaz sancısı değil…
Yeni doğduğu andan itibaren bebekler ağladıklarında aslında; mutsuzluklarını, karın ağrılarını, acıktıklarını, gazları olduğunu, korktuklarını ya da uykularının geldiğini ifade etmeye çalışırlar. Annelerse, kendilerini sözlü olarak ifade edemeyen bebeklerini zaman zaman anlamakta güçlük çekebilirler. Oysa birkaç önemli ve küçük noktaya dikkat ederek bebeklerin ağlama nedenleri kolaylıkla anlaşılabilir. İşte Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Seringeç'in bebekleri anlamakta size yardımcı olacak önerileri...

Her bebeğin kendini ifade şekli farklı

Pek çok kişi bebeklerin ağlama nedeninin hep aynı soruna işaret ettiğini (örneğin acıkma, gaz sancısı gibi) düşünür. Ancak, gerçek düşünüldüğünden farklıdır. Bebeklerin de yetişkinler gibi kendilerini ifade şekilleri ve karakteri vardır. Bebekler açlık ve gaz sancısı gibi nedenlerle ağlayabildikleri gibi, üşüdükleri ya da terledikleri için de ağlıyor olabilir. Çoğunlukla ilk 6 ayda çevreyi tanıma evresinde olduklarından bebeklerin, yüksek sesli konuşan kişi ve elektrikli aletlerden korktukları için de ağladıkları görülebilir. Yenidoğan döneminden hemen sonra, bebekler açlık ve ağrı gibi birincil ihtiyaçlarının dışında, anneye kızgınlık veya mutsuz olma durumlarında da ağlamaya başlar. Bunu ayırt etmenin en iyi yolu, bebeğin tüm ihtiyaçlarının giderildiğinden emin olunmasıdır. Aç olmayan, gazı çıkarılmak üzere kucağa alınarak sırtı sıvazlanan bebekler bir sağlık sorunu söz konusu değilse, yüksek ihtimalle kızgın veya mutsuz oldukları için ağlıyorlardır.

Annelik sezgilerinizle hareket edin

Anneler, özellikle de ilk kez bebek sahibi olanlar bebeğin bazen aralıksız olabilen ağlamaları karşısında kendilerini çaresiz hissedebilirler. Bu çaresizlikte büyük ölçüde bebeğin ağlama nedenini anlayamama ve ona yardımcı olamadığını hissetme duygusu etkilidir. Anneler, bebeklerinin ağlama nedenleri konusunda kesin bilgi edinemeyeceklerinden, annelik sezgilerine güvenmelidir.

Birlikte zaman geçirmek bebeği huzurlu yapar

Uyku düzeninin aksatılmaması da bebeğin iç huzuru için oldukça önemlidir. Uykusunu alamayan bebeklerin mutsuz oldukları görülür. O nedenle, bu konuda hassas olunması gerekir. Ayrıca, aile bireylerinin bebekle birlikte oyun oynayarak zaman geçirmesi de bebeği mutlu edecektir.

Mutlulukları anneye bağlıdır

Bebeklerin mutluluğu, büyük ölçüde anneleriyle olan iletişimlerine bağlıdır. Annesinin yeteri kadar ilgi gösterdiği bir bebek, sağlık sorunları söz konusu değilse mutlu olacaktır. Bebeklikte özellikle de yenidoğan ve hemen sonrasındaki ilk birkaç aylık dönemde, annenin bebeğinin gözlerine bakarak konuşması bebeği büyük ölçüde rahatlatacak, anne ile arasındaki iletişimin güçlenmesine yardımcı olacaktır. Bebek cevap veremeyecek dahi olsa, bir bakış ya da gülücükle mutlaka annesine tepki verecek ve kendini güvende hisseden, mutlu bir bebek olacaktır. Bebekler, sürekli çevrelerini merak eder ve keşif halindedirler. Bebeğin çevresini bazı eşyaları ağzına alarak, eliyle dokunarak ve seyrederek tanımaya çalışırken engellenmesi, onu mutsuz edecektir. Evde bebeğin sağlığı açısından risk oluşturacak eşyalar ortadan kaldırılarak ev daha güvenli bir hale getirilebilir, bebek de güvenle çevresini tanımanın mutluluğunu yaşayabilir.

Hazırlayan: Aytülike KESKİN
BİZE ULAŞIN