Cinsellikle ilgili sorularına sakin yaklaşın

Çocukların cinsel kimliklerini keşfetme sürecinde, merakla sordukları sorular kimi ailelerde panik havası yaratabilir. Oysa bu hassas konuda ailelere düşen görev; farklı dönemlere ayrılan cinsel gelişim süreci hakkında doğru bilgilenmek ve duruma sakin yaklaşmak!

Cinsellikle ilgili sorularına sakin yaklaşın

Özellikle de 3 yaşından itibaren çocuklardan cinsel kimlikle ilgili sorular duymaya başlamanız, onun doğal gelişim sürecinin bir parçası. Bu noktada çocuklarda cinsel kimliğin oluşmasında ve cinsellikle ilgili doğru bilgilerin edinilmesinde en önemli rol ise siz anne-babaların...

Konuyla ilgili bilgi aldığımız Bayındır Hastanesi Kavaklıdere Klinik Psikoloji Bölümü'nden Uzman Psikolog Nilüfer Erkin, anne babalarından doğru cevapları alamayan ve azarlanan çocukların, sorularını başkalarına yöneltmeye ve cinsellikle ilgili konularda utanıp sıkılmaya başlayacaklarını belirtiyor. Bu durumların çocuğun ilerideki cinsel kimlik seçimi ve cinsel davranışları açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğinin de altını çiziyor.

Cinselliği merak etmeleri çok doğal!

Çocukların yürümeye, konuşmaya başlaması gibi cinsel konulara merak duyması da normal gelişimlerinin bir parçasıdır. Cinsellik ile ilgili merakı kendini ve dış dünyayı tanıma sürecinde diğer bütün merakları kadar doğaldır. Çoğu çocuk, soruları ile bu merakı ortaya koyar, soru sormasalar dahi anne-babası tarafından çocuklara cinsellik hakkında eğitim vermelidir. Çocuk, bebeklikten başlayarak dokunarak bedenini keşfetmeye başlar. Özellikle altı değiştirilirken cinsel organına da dokunur ve bu dokunuşun haz verici olduğunu öğrenir. Çocuğun cinsel organına sıklıkla dokunmak istemesi anne ve babayı endişelendirse de aslında normaldir. 2-2.5 yaşlarında başlayan tuvalet eğitimi ile çocuğun cinsel organına olan ilgisi ve merakı da artar. Anne ve babanın çocuğun bu ilgisine karşılık verdiği tepkiler kızgınlık ya da çocuğu engelleyici nitelikte olmamalıdır.

Aşırı tepkiler vermek, çocuğu utandırmak yanlıştır

Çocuğun 3-4 yaşlarında cinsiyete özgü özellikleri öğrenmesi, daha sonraki yıllarda cinsel gelişimi için düzenleyici olacaktır. Özellikle 3 yaş sonrasında, çocukların karşı cinsteki arkadaşlarına yönelik el ele tutuşma, öpme, "seni seviyorum" deme gibi yetişkinlerin cinsel davranışlarını taklit etme eğilimlerinin başladığı gözlenir. Çocuğun karşı cinsten arkadaşına dokunması veya onunla daha yakın olmak istemesi normaldir ve gerçek anlamdaki cinselliği içermez. Bu davranışlara yönelik olarak anne ve babanın aşırı tepkiler vermesi, çocuğun utanmasına ve duygularını gizlemeye başlamasına sebep olacağından yanlıştır.

Cinsel bilgi anne-baba tarafından verilmeli

3-4 yaş aralığında cinsel kimlik duygusu gelişir. Çocuğun, kız veya erkek olduğunu fark edip cinsiyetini kabul etmesi, bedenini tanıması sayesinde olur. Bu dönemde, kız-erkek ve çocuk yetişkin vücudunun farklılıkları çocuğa anne ve babası tarafından anlatılmalıdır. Anne-baba, çocuk resimleri kullanarak vücut parçalarını, cinsel organları da dahil ederek tanıtabilirler. Çocuğun, yetişkin vücudunun farklı bölgelerini de resim üzerinde görmesiyle, büyüdükçe nasıl değiştiğimizi öğrenmesi sağlanmış olur. Bu öğrenim sürecinde vücudumuzun bazı bölgelerinin bize özel olduğu ve korunması gerektiği çocuk korkutulmadan vurgulanmalıdır.

" Ben nasıl oldum?"

Genelde okul öncesi çağdaki çocuk "ben nasıl oldum?" sorusunun cevabını da merak eder. Bu soruyu cevaplarken cinsel ilişkinin nasıl olduğu çocuğa anlatılmaz ya da herhangi bir şekilde gösterilmez. "Annedeki yumurta babanın küçük tohumu ile bir araya gelir ve anne karnına yerleşir" cümlesi ile cevap vermek uygundur. Bu anlatımla birlikte, hamile bir kadının bebeği vücudunda nerede taşıdığını ve zaman içinde bebeğin nasıl büyüdüğünü gösteren resimler kullanılabilir.

Psikolog Nilüfer Erkin: "Üzüntü ve ayrılık gibi duygular çocukları cinsel haz arayışına yöneltebilir"

Anne-babayı çocuğun cinsel davranışları arasında belki de en çok endişelendiren konu mastürbasyondur. Her çocukta ortaya çıkmasa da kardeşin doğumu, anne babadan uzun süreli ayrı kalma, anne ve baba arasındaki uyumsuzluk, kavga veya boşanma gibi nedenler, çocuğun yaşadığı üzüntüyü cinsel organını uyararak unutmaya çalışmasına neden olabilir. Mastürbasyon, tanı kitaplarında psikolojik bir problem, psikopatoloji olarak yer almaz.

Ancak bu durum, aile içinde çocuğu etkileyen bir problem olduğunun sinyalidir. Anne-babanın endişelenip çocuğa kızması veya çocuğun davranışını engellemeye çalışması, durumu kötüleştirebilir. Doğru olan ilk yaklaşım, mastürbasyonu görmezden gelip çocukla daha fazla vakit geçirmek, onunla oyun oynamak, resim yapmak, gezmek ve sohbet etmektir. Eğer işe yaramıyorsa ve çocuğun mastürbasyon yapma sayısı giderek artıyorsa, bir psikologdan uzman desteği almak doğru bir karar olacaktır.

Hazırlayan: Aytülike KESKİN

BİZE ULAŞIN