Obezite hamilelik: beslenme hamileliğe engel oluyorsa

Obezite hamilelik: beslenme hamileliğe engel oluyorsa

Anne olma isteği bazen kilo engeline takılabiliyor. Bunun için de hamile kalmadan önce bu sorunu çözmek önem taşıyor.

  • Hamilelik
  • Salı 29.08.2017 11:20

Aşırı kilo genel sağlık üzerine olumsuz etkiler yarattığı gibi hamilelik ve doğum süreçlerini de olumsuz etkiliyor. İdeal olan obezite boyutunda kilosu olan anne adayının hamileliği planladığı dönemde normal kiloya gelmesi. Eğer bu amaçla uygun diyet ve egzersiz programı yeterli gelmiyorsa, cerrahi yöntemin de gerekebileceğini ve Metabolizma Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Üstün, konuyla ilgili merak edilenleri anlattı.

Obezite cerrahisi sonrası hamile kalmak güvenli midir?

Sağlıklı bir hamilelik ve doğum için bazı önlemler alınmalıdır. Son çalışmalar obezite cerrahisinden sonra hamile kalmanın daha güvenli olduğunu düşündürmektedir. Hatta obezite cerrahisinden sonra hamilelik, obez halinden daha güvenlidir. Aşırı obez kadınlarda genellikle kısırlık problemi de vardır. Eğer hamile kalırlarsa, bu yüksek riskli bir hamilelik olacaktır. Morbid obez genellikle hamilelik diyabeti, hipertansiyon, preeklampsi ve fetal distress gibi hamilelikle ilişkili komplikasyonları daha sık yaşarlar ayrıca genellikle sezaryen gereksinimi de daha çok ortaya çıkar.

Ameliyattan sonra hamilelik

Obezite cerrahisi geçiren kadınlar genellikle çok beklemeden hamile kalma arzusu içindedirler. Ancak, özellikle hızlı kilo kaybının sürdüğü ilk 12-18 ay mutlaka beklenmelidir. Bu süre içerisinde vücut için gerekli besin ihtiyaçlarının karşılanmasında çetin bir mücadele olabilir. Bir de hamileliğe özel besin ihtiyaçlarının eklenmesi bu durumu ağırlaştırabilir. Bunun yanı sıra, böyle hızlı kilo kaybı, gelişmekte olan fetusta olumsuz etkilere yol açabilir. Mide bandı gibi yöntemler daha kademeli bir kilo kaybına yol açarlar ve besinsel eksikliklere pek neden olmazlar. O nedenle mide bandı uygulanan hastaların sağlıklı bir hamilelik için 6 ay beklemesi yeterlidir. Pek çok bariatrik (obezite) cerrah (obezite cerrahı), hamilelik çağındaki hastalarına bekleme sürecinde güvenilir doğum kontrol yöntemleri kullanmalarını önerir. Çünkü obezken hamile kalmakta güçlük yaşayan kadınlarda, kiloların kaybedilmesi ile birlikte doğurganlık artacaktır. Gerçekte, obeziteyle ilişkili kısırlık problemleri hormonlar normal seviyelerine döndüğünde sıklıkla çözülmektedir. O nedenle dikkatli olunmalıdır.

Cerrahi operasyon neden önemli?

Daha önceki çalışmalarda obezite cerrahisinden sonra hamileliğin mide kanaması, kansızlık ve bebekte gelişme geriliği gibi bazı komplikasyon riskleri içerdiği ileri sürülse de, son çalışmalar genellikle daha iyimser bir tablo çizmektedir. Aslında obezite cerrahisi daha önce obez olan kadınlarda ve bebeklerinde aşağıdaki komplikasyonlardan korunmayı sağlar.

Hamilelik diyabeti: Hamilelik sırasında yüksek kan şekeri ile karakterizedir ve sezaryen gereksinimini arttırır.
Yüksek kan basıncı.
Aşırı kilolu bebek: Bu da doğumu güçleştirir ve sezaryen riskini arttırır. Özetle, obezite cerrahisinden sonra hamile kalmak, obez iken hamile kalmaktan daha az risklidir.

Sezaryen mi yoksa normal doğum mu?

Sezaryenle doğum bebek için relatif olarak güvenli bir yöntem olmakla birlikte, normal doğuma göre farklı riskleri de vardır. Obezite cerrahisinden sonra hamile kalan bir kadında sezaryen gerektirecek herhangi bir tıbbi zorunluluk yoktur. Ancak genel olarak daha fazla sezaryen tercih edildiği de bir gerçektir. Doğum şekli konusunda doktorla birlikte karar verilmelidir, ancak obezite cerrahisi sezaryen için bir zorunluluk yaratmaz. Mide bandı ameliyatından sonra doğum yapan kadınların bebeklerinde prematüre doğum, düşük doğum ağırlığı, bebeğin aşırı kilolu doğması gibi risklerin oranı böyle bir cerrahi geçirmemiş kadınlara benzer veya daha düşüktür.

Beslenme en önemli anahtar

Sağlıklı bir hamileliğin anahtarı, obezite cerrahisi sonrası beslenme düzenine dikkat etmektir. Beslenme ihtiyacı, geçirilen bariatrik ameliyat türü gibi birçok faktöre göre değişiklik gösterir. Band veya gastrik bypass (Kilo vermek ve ideal kiloyu korumak için yapılan en ideal ameliyatlardan biri) gibi ameliyatlarda genellikle kişi cerrahın beslenme tavsiyelerine uyduğu sürece, beslenme ile ilgili özel bir risk yoktur. Ancak obezite cerrahisi geçiren kadınların yüzde 20'sinde hamilelik sırasında bazı besleyicilerin damar yolu ile takviye edilmesi gerekebilir. Obezite cerrahisinden sonra hamile kalan kadınlar için hangi özel besinlerden günde ne kadar alınması gerektiği ile ilgili özel tavsiyeler yoktur. Bu konuda, obezite ile ilgili uzman cerrah ve diyetisyen yardımcı olur. Gastrik bypass, biliopankreatik diversiyon (Obezite cerrahisinde yıllardır kullanılan ameliyatlardan biri) gibi emilim azaltıcı ameliyatlar geçirmiş olan hamilelerin hamilelik süresince düzenli olarak bazı kan tahlillerini yaptırması gereklidir. Bariatrik cerrahiden sonra hamile kalan kadınlar, hamilelik süresince folat, B12 vitamini, demir, kalsiyum ve D vitamini kullanılmalıdır. Bu vitaminlerin hamile kalınmadan, yani prenatal dönemde de alınması önerilir.

Obezite cerrahisi kalp krizini tetikler mi?

Obezite, halk sağlığına ciddi zararlar veren dünya çapında bir salgına dönüştü. Bu salgın, tüm yaş grupları ve tüm sosyoekonomik grupları etkilerken, ülkelerin sağlık sistemlerini sarsan diyabet ve kardiyovasküler sistem hastalıkları gibi kronik hastalıkların da altında yatan en önemli etken haline geldi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2005 yılında, tüm dünyada ortalama 1.6 milyar erişkin fazla kiloludur (Vücut Kitle Endeksi 25'in üzerindedir). 400 milyon erişkin ise obezdir (Vücut Kitle Endeksi 30'un üzerindedir). Kilo kaybı sağlamaya yönelik diyet, yaşam tarzı değişiklikleri ve davranışsal terapi gibi klasik yöntemlerin obeziteyi tedavi etmekte etkisiz olduğu kanıtlanmıştır. Özellikle, bu yöntemler tek başına denendiğinde kardiyovasküler (Kardiyovasküler, kanın vücuda dağıldığı kapalı bir ağ sistemidir. Bu sistem kanı vücuda pompalayan kalp ve kanın vücuda dağıldığı damarlardan oluşur.) risk faktörlerini uzun vadede arttırmaktadır. Bunların kombine halde kullanılması bu riskleri bir dereceye kadar azaltır. Bu cerrahi dışı yöntemlerin morbid obez (Vücut Kitle Endeksi 40 ve üzerindedir) üzerinde etkisiz olduğu özellikle belirtilir. Bu bilimsel veriler, obezite ve yandaş hastalıkların tedavisinde bariatrik cerrahi olarak bilinen bir grup operasyonun geliştirilmesine yol açmıştır. Bariatrik cerrahi geçirmiş hastaların uzun dönemli takiplerinde kalp hastalığı, diyabet ve kanserden ölüm oranlarında anlamlı azalmalar sağlandığı kanıtlanmıştır. Bu ameliyatların belirti vermeyen obez hastalardaki kardiyovasküler riskleri azalttığı gibi, kalp problemleri bilinen hastalarda da mortalite ve morbidite (ölüm ve sakatlık) oranlarını da azalttığı gösterilir.

"Ameliyat sonrası aşırı kilo alımından kaçının"

Obezite cerrahisi ile verilen kiloların hamilelik yüzünden geri alınması konusunda bir genelleme yoktur. Ancak, hamile adayının yiyecek seçimleri ve ne kadar yediği de çok önemlidir. Obezite cerrahisi geçirmiş olsun veya olmasın tüm kadınların hamilelik sırasında aşırı kilo alımından kaçınması gerekir. Gerekli ve normal olanın üzerinde kilo alımı anne ve bebekte sağlık risklerini ikiye katlar. En ideali hamilelik süresince de bariatrik diyetisyenin kontrolünde olmaktır. Bulantı, ani acıkma, reflü gibi problemler hamilelikte beslenmeyi sorunlu hale getirse de, birçok konuda diyetisyenin sağlıklı bir diyet oluşturmasına yardımcı olacaktır. Pek çok hamile, doğumdan sonra kilo verir. Obezite cerrahisi geçirmiş kadınlar da buna dahildir. Emzirme döneminde de düzenli ve sağlıklı beslenme ve gerekli vitamin ve mineralleri uygun miktarlarda tüketmek çok önemlidir. -OP. DR. MURAT ÜSTÜN

Hazırlayan: Şenay Çelik

BİZE ULAŞIN