Hamilelikte risk faktörleri

Hamilelik dönemi mucizevi ve mutlu bir süreç olmakla beraber bazı sorunlar da ortaya çıkabiliyor. Anne adayıyla veya bebeğiyle ilgili normal dışı durumların ortaya çıkması hamilelikte risk oluşturuyor. Huzurlu bir hamilelik geçirmeniz için bu durumları ve neler yapılması gerektiğini uzmanımız anlattı.

Hamilelikte risk faktörleri

Kim istemez ki bebeğini sorunsuz bir şekilde 9 ay karnında taşıdıktan sonra sağlıkla dünyaya getirmeyi… Ama her zaman böyle olmuyor. Hamilelik dönemi kimi anne adayları için rahat, kimileri için de sorunlu geçebiliyor. Özellikle çoğul hamilelikler, gelişme geriliği, diyabet ve hipertansiyon gibi genetik veya hamilelikte ortaya çıkan hastalıklar risk oluşturuyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi'nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jane Özcan hamilelikteki riskli durumlar ve tedavileri hakkında bilgiler verdi.

Hamilelikte riskli durumlar

Hamilelikte bebeğe ya da anneye ait sebepler nedeniyle, süreci etkileyen durumlar olabilir. Bebeğe ait sebepler; büyüme gelişme geriliği, çoğul hamilelik, bebeğin anne karnında normal doğum için uygun olmayan bir şekilde konumlanması ve kordon sarkması gibi durumlardır. Anneden kaynaklanan sebepler ise diyabet, hipertansiyon, son trimester kanamaları, annenin kardiak (kalple ilgili), hematolojik (kanla ilgili), akciğer ve böbreğiyle ilgili sağlık sorunlarıdır.

ÇOCUKLARDA TUVALET HİJYENİ

Bu durumlar nasıl risk oluşturur?

Riskli durumlar, anne karnında bebek ölümüne, büyüme-gelişme geriliğine, iri bebek ve buna bağlı doğum komplikasyonlarına, erken doğum ve bebeğin nörolojik sekel (beyin felci) gelişmesine sebep olabilir. Hamilelik sırasında diyabet olan annelerin büyük bir kısmında, hamilelik sonrasında bu durum gerilerken, bir grup hastada ise diyabet, hamilelik sonrasında da devam eder. Hamileliğin tetiklediği hipertansiyon ise lohusalık döneminin sonuna kadar risk arz eder ve hipertansiyonu gelişmiş olan hastalarda birçok organ sistemi (böbrek, göz, akciğer, kalp) bu durumdan olumsuz etkilenir. Kronik hastalığı olan hamilelerin ise hastalıkları hamilelik sırasında ilerleyebilir.

Testlerinizi atlamayın

Hamilelikte risk olup olmadığını tanımlayabilmek için öncelikle hastanın hamilelik hikayesini etraflıca sorgulamak gerekir. Annenin daha önceki hamileliklerinin seyri, bebek kaybı olup olmadığı, kendisinde kronik bir hastalık bulunup bulunmadığı ve erken doğum yapıp yapmadığı sorgulanmalıdır. Her kontrolde hastanın tansiyonu ve kilosu ölçülmeli, bebeğin hareketlerine bakılmalıdır. Hamileliğin başında açlık kan şekeri ölçümü normal olan hastalarda, şeker yükleme testleri 6. ayda yapılmalıdır. Diyabetik hamileler ise şeker ölçümü ve insülin tedavisiyle endokrinolog doktor gözetiminde takip edilmelidirler.

Hamilelikte yapılan tarama testleri

Hamilelik sırasında 11-13. hafta arasında 2'li test, bu test yapılamadığı taktirde16- 18. hafta aralığında 3'lü veya 4'lü test yaptırılabilir. Bu testler, tarama testidir ve bebekte rastlanabilecek genetik hastalıklarla ilgili bilgi verir. Testlerin tek başlarına güvenilirliği yüzde 60-80 arasında değişir. Ancak 18-22 hafta arasında yapılacak detaylı organ taramasıyla güvenilirlik yüzde 92'lere taşınır. Hiçbir tarama testi bebeğin yüzde 100 sağlıklı ve normal olduğunu göstermez. Tarama testlerinin düşük riskli hastalarda güvenilirliği yüzde 92'dir. Ancak yüksek risk grubunda daha ileri tetkikler (tanı testleri-CVS, AS) yapılarak güvenilirlik yüzde 99'a kadar çıkabilir.

Bu testler nasıl yapılıyor?

CVS (korıon villus sampling); 11-13. hafta arasında yapılan erken tanı yöntemidir. Cerrahi bir girişimdir, anne karnından ince bir iğneyle girilerek bebeğin plasentasından örnek alınır. AS ise, 16-18. hafta aralığında yapılır ve CVS'de olduğu gibi ince bir iğneyle fetusun amniyon sıvısına ulaşılır. Her iki yöntemde de bebeğin hücrelerine ulaşılmış olur ve alınan örnek, genetik uzmanları tarafından 3 hafta gibi bir sürede incelenir. Bebeğin hücrelerinden kromozom haritası çıkartılarak genetik bir hastalık olup olmadığı yüzde 99 güvenilirlikle tespit edilir.

Tedavi süreci

Genetik hastalıkların tedavisi mümkün değildir. Ancak hasta bilgilendirilerek gerekirse (yaşamla bağdaşmayan anomaliler olduğunda) hamilelik sonlandırılması düşünülebilir. Hamileliğe bağlı hipertansiyon genellikle hamileliğin 5. ayından sonra gelişir. Risk gurubunda (beyaz tenli, şişman, yaşı 20'nin altında veya 35'in üstünde, daha önce hamilelik zehirlenmesi yaşamış) olan anne adayları, konu hakkında bilgilendirilerek, tansiyon ölçümleri ve yaşam tarzı değişiklikleri konusunda uyarılmalıdır.

Her kontrolde anne adayının tansiyon ve kilo ölçümü değerlendirilerek, gerektiğinde laboratuvar testleriyle desteklenmelidir. Şeker ölçümü, şeker yükleme testiyle 6. ayda yapılır ve sonuçlarına göre diyetle ya da insülün tedavisiyle şeker regülasyonu sağlanır. Daha önce erken doğum yapmış olan hamileler yakından takip edilir ve rahim ağzına dikiş atılmak suretiyle hamilelik süresi uzatılır.

"Sakin, sessiz ve loş ortamları tercih edin"

Anne adayları hamilelik süresince beslenmesine dikkat etmelidir. Kilo alımını engellemek ve şeker regülasyonunu bozmamak açısından karbonhidratlardan kaçınmalı ve sebze ağırlıklı beslenmelidir. Yürüme, yüzme, hamilelik yogası gibi egzersizlerle, hem hamilelik süreci hem de doğum eylemi daha rahat geçer. Hamileler oyun çağı çocuklarından ve kalabalık ortamlardan, enfeksiyon riski açısından kaçınmalı, sakin, sessiz ve loş ortamları tercih etmelidirler.

BİZE ULAŞIN