Gripten korunun

Her yıl yaşanan grip (influenza) virüsü salgını değişiklik gösterebiliyor. “Grip Aşısı” ile önceden önlem almakta yarar var. Özellikle de risk grubunda yer aldıkları için çocuk ve hamileler…

Gripten korunun
Yazdan kış mevsimine geçiş dönemi olan sonbahar aylarında vücut direncini artırmak ve hastalıklara karşı savunmasız kalmamak için önlem almak şart. Özellikle de gribal enfeksiyonlara karşı… Ateş, öksürük, burun akıntısı gibi belirtilerle kendini gösteren grip; bağışıklık sistemi düşük olan çocukları ve değişen hormonların etkisiyle vücut direnci düşük olan hamileleri hedef alıyor. Bu nedenle her yıl Eylül, Ekim ve Kasım aylarında uygulanan "Grip Aşısı"nı risk altında olanların dışında, çocuk ve hamilelerin de yaptırması öneriliyor. Konuyla ilgili olarak Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Bölümü Uzmanı Dr. İncilay Üstündağ, Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Uzmanı Dr. Yeşim Gürel'den bilgi aldık. Gripten korunma yollarını da sıralayan uzmanlarımızın önerileriyle, bu kış hiç hasta olmamanız dileğiyle…

Grip ve belirtileri

Grip "influenza" virüsünün yol açtığı bir enfeksiyon hastalığıdır. Halk arasında sıklıkla soğuk algınlığı ile karıştırılır. Soğuk algınlığı; havaların soğumasıyla ortaya çıkan değişik virüslerin meydana getirdiği, hafif seyirli, genellikle 3-5 gün içinde kendiliğinden geçen üst solunum yolu hastalığıdır. Oysa tipik "Grip" hastalığı ani başlayan yüksek ateş, kas ağrıları, boğaz ağrısı, inatçı kuru öksürük, burun tıkanıklığı, nefes almada güçlük, burun akıntısı, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk ve iştahsızlık gibi belirtilerle kendini belli eder.

Nasıl bulaşır?

Önlem alınmadığında zatürreye kadar ilerleyen hastalıklara neden olabilir. Çok kolay ve hızla bulaşır. Hastalık genellikle ateş ile başlar, ardından diğer belirtiler görülür. Ateş genellikle 2-3 gün sürer. Öksürük dışındaki belirtiler ise 1 haftada kendiliğinden geçer, ama bazen öksürük birkaç haftaya kadar uzayabilir. Sıklıkla hasta kişilerin öksürükle havaya saçtığı virüslerin solunması, hasta kişilerle ve onların enfekte ettiği eşyalarıyla temas yoluyla bulaşır. Bu enfeksiyonun bulaşma şekli damlacık yoluyladır. Yani gripli bir kişinin hapşırmasıyla havaya milyonlarca virüs saçılır. Bu virüslerin göz, burun veya ağızdan alınmasıyla kişi hasta olabilir. Aynı zamanda hasta olan kişiyle yakın temasla da hastalık bulaşabilir. 2-3 günlük kuluçka dönemi sonrası hastalık belirtileri başlar. Bu virüsler tüm dünyada salgınlara neden olabilirler.

Gribin tedavisi var mı?

Grip tedavisi sadece belirtilere yöneliktir. Özel bir ilacı ve tedavisi yoktur. Ateşin düşürülmesi, istirahat, bol sıvı gıda alımı, bol C vitamini içeren taze meyve sebze yenmesi, uykunun düzenlenmesi önemlidir. Antibiyotik kullanımı kesinlikle faydalı değildir. Antiviral dediğimiz ilaçlar ise ancak doktorun gerekli gördüğü hastalarda kullanılmalıdır. Grip hastalığını önemli kılan nokta; hastalığın hızla salgınlara yol açabilmesi ve özellikle küçük çocuklarda, yaşlılarda, kalp hastalığı, diyabet gibi kronik hastalığı olan kişilerde ölümcül komplikasyonlara neden olmasındandır. Hastalık başladıktan sonra larenjit, farenjit, sinüzit ve otit gibi hastalıklara kolaylıkla dönüşebilir. Sonbahar-kış döneminde çocuklarda görülen orta kulak iltihaplarının yaklaşık 1/3 kadarından grip enfeksiyonu sorumludur. Ama daha önemlisi zatürre, menenjit, beyin ve kalp kası iltihabı gibi çok ağır hastalıklara yol açabilmektedir.

Çocuklara grip aşısı

Grip aşısı, Dünya Sağlık Örgütü'nün her yıl belirlediği, bir önceki yılda salgın yapan 3 tip virüsün inactive edilmesi ile geliştirilir. Aşı uygulanması için en uygun zaman salgın dönemi başlamadan, yani eylül, ekim ve kasım aylarıdır. Bununla beraber kış sezonu boyunca gerekli hallerde aşı uygulanmasında bir sakınca yoktur. Çocuklarda aşı şeması daha farklıdır. Hiç aşı olmamış 8 yaş altı çocuklarda 1 ay arayla 2 kez aşı uygulanır, sonraki yıllarda tek doz halinde devam edilir. 6 ay-3 yaş arası çocuklarda ise yarım doz uygulanır. Grip aşısı 6 aydan küçük çocuklara uygulanmaz. Aşı yapıldıktan sonra hastalık yapması beklenmez. Çünkü aşıda inactive edilmiş virüsler kullanılır. Bununla beraber aşı yerinde ağrı, kızarıklık, hafif halsizlik, kırgınlık gibi genel aşı etkileri görülebilir.

Hamilelere grip aşısı

Hamilelik döneminde değişen bağışıklık, solunum ve dolaşım sistemi gribe bağlı komplikasyonların artmasına neden olabilir. Ayrıca doğuma yakın bir zamanda grip geçiren annenin bunu bebeğine bulaştırma ihtimali de çok fazladır. Hamilelik sırasında gribal enfeksiyon geçirilirse, bu anne karnındaki bebeğe bulaşmaz. Ancak geçirilen enfeksiyonun şiddeti, bazen ardından gelişen zatürre durumu ve yüksek ateş nedeniyle erken doğumu tetikleyebilir. Bu durum da prematüre doğuma yol açacağından bebeği etkileyebilir. Bu nedenle hamilelik ve emzirme döneminde grip aşısı uygulanmalıdır. Hamileliğin ilk 3 ayını geçirdikten sonra yapılmasında bir sakınca yoktur. Hastalık döneminde ise ortaya çıkan şikayetleri azaltacak destek tedaviler uygulanabilir. Grip hastalığına yol açan virüslere karşı antibiyotik tedavisi etkili değildir. Başka bir enfeksiyon olmadığı sürece antibiyotik kullanılmamalıdır.

Gripten korunun

Hastalıktan korunmak tedaviden daha önemlidir. Bu nedenle kış aylarında kapalı yerlerde çok uzun süre kalmamak, ortamları havalandırmak, elleri yıkamak önerilebilir. En iyi tedavi ise istirahattır, eğer mümkünse yatak istirahatı uygun olur. Yatılan odanın iyi havalandırılması ve nemli tutulması gereklidir. Bol miktarda sıvı alımı (çok sıcak ya da soğuk olmamalı) çok önemlidir. Tuzlu su gargaraları boğazı rahatlatabilir. Bol C vitamini içeren yiyecekler bağışıklık sistemini kuvvetlendireceğinden, daha fazla tüketilmesi önerilir. Bütün bunlara dikkat edilmesine rağmen hastanın durumunda birkaç gün içinde bir düzelme olmazsa hemen doktora başvurulmalıdır.

Özellikle;

-Yüksek risk grubunda olanlar (diyabet, astım, hipertansiyon gibi kronik hastalıklar)
-38.5'tan yüksek düşmeyen ateşi olanlar
-Nefes darlığı olanlar, soluk almada güçlük çekenler
-Göğüs ağrısı olanlar
-Kanlı veya yeşil balgamı olanlar, mutlaka doktora başvurmalılar.

Kimlere aşı uygulanır?

Hastalığın ağır komplikasyonlarının en sık görüldüğü risk gruplarının mutlak surette aşılanması önerilir:


-65 yaşından büyük kişiler
-Kronik hastalığı olanlar (astım-şeker-kronik bronşitböbrek hastaları)
-Bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar (organ ve kemik iliği nakli olan, immunsüpressif tedavi gören kanser hastaları, kronik kan hastaları)
-Huzurevi ve bakımevi gibi ortamlarda yaşayanlar
-6-18 yaş arasında olan ve uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve ergenlik çağındaki çocuklar
-Grip sezonunda 3. ayını doldurmuş hamileler
-Bu yüksek risk grubunda bulunan kişilerle temas eden (6 aylıktan küçük çocuklarla aynı evde yaşayan kişiler de dahil) aile bireyleri-bakıcılar-çalışanlar.

İkincil derecede risk taşıyan kişiler ise;

-Sağlık personeli
-Öğretmenler
-Yurt dışı sık seyahat edenler
-Grip olmak istemeyen herkes

Aşının kesinlikle uygulanamayacağı kişiler

-6 aydan küçük çocuklar
-İlk 3 ayındaki hamileler (doktoru tarafından kesin gerekli olduğu saptanırsa grip aşısı olabilir.)
-Yumurta alerjisi olanlar.

Aşının koruyuculuğu, değişik faktörlere bağlıdır. Üretilen aşı içindeki virüs tipleri salgına neden olan virüs tipine benzerse sağlıklı erişkinlerde koruyuculuk yüzde 70 civarındadır. Ancak yapılan çalışmalar 65 yaş üstü kişilerde ve çocuklarda bu koruyuculuğun yüzde 50'lere kadar düşebildiğini göstermiştir. Bu nedenle grip aşısı sadece risk taşıyan kişiler ve bunlarla temas halinde olanlar için önerilmektedir. Ayrıca unutulmamalıdır ki grip aşısı, sadece grip hastalığını önler, diğer virüslerin neden olduğu soğuk algınlığı ve benzeri hastalıkları engellemez. En iyi çözüm, doktorun önerisi ile hareket etmek olacaktır.

Hazırlayan: Şenay ÇELİK
BİZE ULAŞIN