'Silahların konuştuğu' sergi
Çağdaş sanatçı Halil Altındere, hiç sergilenmemiş çalışmalarından oluşan kapsamlı ve ilk solo sergisiyle yeni açılacak galeri Pilot'ta. Küratör Rene Block'a göre, sergide 'silahlar ve kadınlar konuşuyor'
SERGİ 15 EYLÜL'DE AÇILIYOR
Altındere, yaptığı farklı işleri de sanat üretiminin bir parçası olarak görüyor: "Editörlük, küratörlük ve sanatçılığı bir bütün olarak görüyorum. O da bir sanat üretim biçimi. Üstelik de Türkiye'de sanatın dönüşümü konusunda hem aktör olarak yer alarak hem de bunun teorisini ve tartışma platformunu sunacak alanlar yaratarak kalıcı olunabileceğini düşünüyorum. 1999'da Art-ist güncel sanat dergisini yaptığımızda, maalesef sanatçı sayısı çok fazla olmasına rağmen, salt güncel sanata eğilen yayınlar yoktu. Bunun tartışılabileceği bir yer açmak için bu dergiyi yapmıştık. Şu an yine Süreyya Evren'le birlikte, 101 Yapıt - Türkiye Güncel Sanatının 40 Yılı adıyla bir kitap hazırlıyoruz. Sanat eseri üzerinden, sanat tarihi yazımı mümkün mü diye sorguluyoruz bu kitapta. Bu da eylül ortasında çıkacak." 'Dans edemediğim devrim, benim değildir', 15 Eylül-12 Kasım arasında, Cihangir-Sıraselviler'de bu sergiyle açılacak galeri Pilot'ta görülebilecek.
'TÜRKİYE'DE İYİ GELİŞMELER VAR'
Alman küratör Rene Block, Halil Altındere ile son yıllarda Türkiye'de çağdaş sanatın gelişmesi arasında paralellik kuruyor. Çalışmak istediği pek çok genç sanatçıyı, Halil Altındere'nin küratörlüğünü yaptığı sergilerde tanıdığını belirten Block, solo sergi için onu en iyi anlatacak işleri seçmeye çalıştığını söylüyor. Block, Altındere'nin bu sergisi için yakın dönem işleriyle birlikte Pala Şair'in daha önce Yapı Kredi'de sergilenen balmumu heykeline de yer vermiş: "Bu eser çok ilgi görmüştü ancak o zaman dışarıda, sokakta sergilemiştik. Şimdi ise onu içeriye aldık," diyor. Rene Block sözlerini şöyle sürdürüyor: "Türkiye'de çağdaş sanatın son yıllardaki gelişimi için ise "İstanbul'un, Avrupa'nın en önemli sanat noktalarından biri haline geldiğine dair şüphem yok. Bunda bienalin etkisi büyük. Bu yıl sonbaharda büyük bir canlılık göreceğiz. Ancak bağımsız sanat alanları da oldukça önemli. Mesela Arter ve Salt iyi işler çıkarıyor. Bu iki yerde devlet etkisi görmüyoruz. Birçok özel galeriden bile daha serbest çalışmalar yapıyorlar. 1995'de İstanbul'da birkaç galeri, birkaç küçük ama etkileyici bağımsız sanat alanının dışında çok şey yoktu. Oysa şimdi, bienalin de etkisiyle, sürekli yeni yerler açılıyor. Bu da İstanbul'da çok işi şeyer gelişmeler olduğunu gösteriyor."
EN SON HABERLER
- 1 Sessiz evlerin yükünü çocuklar taşıyor
- 2 Bir nefesle başlıyor bir hayatla bitiyor
- 3 Metabolik jetlag olmamak için kahvaltıyı atlamayın
- 4 Rüzgar benim en yakın dostum
- 5 Genç nesil gibi giyinme rehberi
- 6 Z kuşağından ezberbozan emeklilik
- 7 7/24 şehirde yaşam
- 8 Bu yıl sahne gençlerin olacak
- 9 Çocukları hayattan koruyamayız ama yanında durabiliriz
- 10 Dolabınızı baştan düzenleyeceğiniz yeni bir yıl