Çamurla başlayan 50 yıllık sanat yolculuğu
Yozgat’ın Darıcı köyünde çocuk yaşta çamurdan heykeller yapmaya başlayan 63 yaşındaki Aslan Başpınar, öğretmeninin fark ettiği yeteneği sayesinde sanatla tanışmış. Köyünden Ankara’ya uzanan yolculuğunda bugün Türkiye’nin önemli anıtlarında imzası bulunan bir heykeltıraşa dönüştü
Yozgat'ın Darıcı köyünde büyüyen Aslan Başpınar'ın sanat yolculuğu, ilkokul öğretmeninin verdiği bir ödevle başladı. Öğretmeni, öğrencilerinden tarım aletlerinin küçük örneklerini yapmalarını istedi. Ancak Başpınar, arkadaşlarından farklı olarak çamurdan bir büst hazırladı. Çalışmasını inceleyen öğretmenleri, küçük Aslan'ın ileride heykeltıraş olabileceğini söyledi. O güne kadar heykeltıraşlığın ne olduğunu bilmeyen Başpınar, hayatına yön veren o anı, "Heykeltıraş kelimesini ilk kez orada duydum" sözleriyle anlattı.
MADEN MÜHENDİSLERİ YETENEĞİNİ KEŞFETTİ
Başpınar'ın hayatındaki bir diğer dönüm noktası ise köylerine gelen Maden Tetkik ve Arama (MTA) mühendisleri oldu. Evin duvarlarına çizdiği resimleri ve ahırda yaptığı taş heykelleri gören mühendisler, küçük yaşta ortaya koyduğu çalışmalardan etkilendi. Mühendislerden biri, Başpınar'ın ahşap eserini Ankara'daki Gazi Eğitim Fakültesi'ne götürdü. Akademisyenlerin daveti üzerine Ankara'ya giden Başpınar, burada üç yıl boyunca misafir öğrenci olarak eğitim çalışmalarına katıldı. O günleri, "Heykel yapmayı biliyordum ama sanatın ne işe yaradığını bilmiyordum" sözleriyle anlattı.
ATATÜRK'ÜN ANKARA'YA GELİŞİNİ ANITLAŞTIRDI
1996 yılında kendi atölyesini kuran Başpınar, Türkiye'nin tarihî şahsiyetlerini ve önemli olaylarını konu alan anıt projelerinde çalışmaya başladı. Eserleri arasında Ankara'da bulunan Kızılcagün Anıtı da yer alıyor. Atatürk'ün Ankara'ya gelişini anlatan yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki anıtta 18 figür ve bir rölyef bulunuyor. Kompozisyonda Atatürk, Yahya Galip, Rıfat Börekçi ve seymenler tasvir ediliyor. Anıtkabir Müzesi'nde de çalışmalarının bulunduğunu belirten Başpınar, Cumhuriyet'in 100. yılı için özel bir anıt projesi hazırladığını, eserlerinin Japonya ve İngiltere'ye kadar ulaştığını söyledi.
'HEYKELTIRAŞLIK YAŞAM BİÇİMİM OLDU'
Yaklaşık yarım asırlık sanat yolculuğunu anlatan Başpınar, köyde çamura şekil veren küçük bir çocukken Türkiye'nin tarihine iz bırakan eserler ortaya koyacağını hayal bile edemediğini söyledi. Heykeltıraşlığın sabır, teknik bilgi ve emek gerektirdiğini vurgulayan sanatçı, bu mesleği seçmek isteyen gençlere de tavsiyede bulundu. "Bu hemen para kazanılacak bir meslek değil. Bu bir tutkuyla yapılması gereken bir iş" diyen Başpınar, sanatına olan bağlılığını ise "Heykeltıraşlık benim yaşam biçimim hâline gelmiştir. Ve severek devam ediyorum" sözleriyle ifade etti.
EN SON HABERLER
- 1 Anne-babaların yeni mesaisi teknoloji yönetimi
- 2 Mevsim geçişlerinde hastalıklara geçit vermeyin
- 3 Avrupa’da tarih yazdılar
- 4 Fazla dertleşmek ilişkiyi yoruyor
- 5 Kış gardırobunda şıklık zamanı
- 6 Gençler sosyal medyayı film seti gibi görüyor
- 7 7/24 şehirde yaşam
- 8 Ortaokuldan liseye sınav haftası kılavuzu
- 9 Mutluluğunuz için geçmişe sünger çekin
- 10 Moda bizi takip ediyor