Kıpırdamayın, stop motion çekiyoruz
Türkiye'deki sinema meraklılarının gün geçtikçe ilgisinin arttığı 'stop motion', açılan yeni atölyelerle gündeme geldi. 23 yaşındaki ödüllü sinemacı Özlem Akın, bu tekniğin detaylarını anlattı
- Stop Motion tekniğini tercih etmenizin sebebi ne?
- Sette yönetmen Tanrı taklidi yapar, stop motion'da taklit etmek yok, Tanrı'nın ta kendisi gibi olunuyor. Dünyayı yaratıyorum; saksılardan çay takımına kadar. Sonra kuklalara, kelimenin tam anlamıyla kendi ellerimle can veriyorum. Hepsi oyuncak, canlanmış, hareket ediyorlar. Hayallerin gerçek olması bu... Kukla ve stop motion'ın beni çeken yanı bunlardı.
- Peki, stop motion nedir ve bu işle uğraşmak ne gerektiriyor?
- Stop motion sabır ve tutku işi. Bu sürecin her aşamasından (set inşaatından kukla yapımına kadar) keyif almak gerekli. Kimi zaman, bir saniyelik çekim için günlerce uğraşılıyor. Biraz deli işi ama tutkuyla ilgili. Aksi halde havlu atmak için çok sebep var.
RENKLİ VE ŞİRİN BİR TEHLİKE
- Diğer filmlerin yapım sürecinden farklılığı ne?
- Tek farkı, oyuncu ve mekân seçimiyle uğraşmak yerine oyuncuları da mekânı da bizzat kendim yapmam, çekim sırasında da oyuncuları sadece yönetmekten ziyade bizzat canlandırmam sanırım. Yoksa her film gibi, öykü ve senaryoyla başlıyor, storyboard ve çekim planı yapılıyor. Sonra set ve kukla yapımı var. Çekim sonrası da kurgulanıp bitiyor film.
- Neden Çek Cumhuriyeti'nde eğitim alıyorsunuz?
- Derdim kukla animasyonuyla ilgili öğrenebileceğim her seyi gidip yerinde öğrenmekti. Çek Cumhuriyeti, stop motion ve kukla filmleriyle ilgili dünyada çok özel bir tarihe sahip, halen de önemli. Bu bir de kukla tiyatrosu geleneğiyle birleşince burası rüya gibi oluyor.
- Ödüllü kısa metraj filminizde Kafka'nın Gemeinschaft'ını rengârenk kuklalarla yorumladınız. Bu nasıl bir Kafka yorumu?
- En renkli ve değişik balıklar ve mantarlar aslında en ölümcül olanlardır ya bu da onun gibi. Bu cümbüş havasını tekinsizliği desteklemek için kullanıyorum, renkli ve şirin bir tehlike gibi. Karakterin yaşadığı zulmü, Kafka'nın hikâyede bıraktığı yerden devam ettirmek istedim. Ama bu 'makyaj'ların hikâyenin özüne zarar verdiğini düşünmüyorum.
EN SON HABERLER
- 1 Evet aşk mümkün hâlâ
- 2 Toplu taşıma araçlarında hayatta kalma rehberi
- 3 Hem yiyin, hem basketbol oynayın
- 4 Onlara yeni bir hayat verin
- 5 Medya sırları ve Acun'un kapışmacası
- 6 Dışarı çıkmadan önce
- 7 Bağırarak dikkat çektim
- 8 Türk filmlerine taş çıkartacak hayat!
- 9 Sezen önemli
- 10 Levent Yüksel'in 'en'leri