Giriş Tarihi: 19.09.2009
Bir öztapınma nesnesi olarak oyuncu
Kanımdaki Barut, bir filmin genelde vermesi gereken seyir hazzını pek vermiyor. Daha çok verdiği iki duygu var: Biri, hayatın kahpeliği, insanların kötülüğü, yaşamın acılığı temaları üzerine sanki bir belgesel izlemiş olmanın buruk tadı. Diğeriyse, aşırı biçimciliğe sırtını yaslamış ve uzatılmış bir sinema okulu bitirme çalışması havası. Oyuncu-yazar-yeni yönetmen Haluk Piyes'in tüm kahramanları sevgisizlikle donanmış. Kadın-erkek, karı-koca, baba-oğul, ağabey-kardeş hiç fark etmiyor; tüm ilişkiler alabildiğine sert, zalim ve hazin. Piyes'in gerçek hayatta böylesine acılı deneyimleri mi oldu? Bunca karamsarlık ve kötümserlik nereden kaynaklanıyor? Finale doğru ortaya çıkan göz yaşartıcı sevgi gösterisi içinse artık çok geç... Piyes, hızlı ve yer yer sıçramalı bir kurguya, 'metod' tarzı bir oyunculuğa ve rap müziğine dayanan bir tür 'genç işi' sinema yaratmaya çalışıyor. Tüm bunların belli bir uyuma ulaştığı ve sanatçının belli bir sinema duygusuna sahip olduğu söylenebilir. Ama özellikle aksiyon sahnelerinin ve tüm önemli düğüm noktalarının birden hızlanan bir kurguyla geçiştirilmesi, daha çok genç yönetmenin bu sahneleri çekmekten korktuğu duygusu yaratıyor. Bir de onun açıkça narsist kişiliği... Haluk kamera önünde Marlon Brando'nun İhtiras Tramvayı'ndaki kıyafetiyle dolanıp duruyor; yani blucin ve beyaz fanila... Bu, onu Brando yapmasa da, sürekli göz önünde olmasına katkıda bulunuyor. Sanatçı gelecek filmlerinde senaryoya daha sıkı sarılsa ve kendi fiziğini bir tapınma nesnesi olarak kullanmaktan vazgeçse, daha iyi şeyler yapabilir. En azından oyuncu seçimi ve yönetimi bunu haberliyor.
KANIMDAKİ BARUT
Yönetim ve senaryo: Haluk Piyes Görüntü: Çağın Çayır Müzik: Cengiz Özkan, Aynur Doğan Oyuncular: Haluk Piyes, Necmettin Çobanoğlu, Jülide Kural, Öykü Çelik, Şenay Aydın, Pelin Batu, Metin Turan, Açelya Elmas/ Warner Bros dağıtımı.