Giriş Tarihi: 15.05.2010
Yılmaz Güney bizim Gorkimiz olacaktı
- Siz Yılmaz Güney'in sinemasına ve hayatına ortak olmuş birisiniz. Neydi Yılmaz Güney'i farklı kılan? - Yılmaz Güney daha lise talebesiyken, Milli Eğitim Bakanlığı yayınlarını okumuş bir adamdı. Daha lise talebesiyken yazdığı hikâyeleri Yeni Ufuklar'da Vedat Günyol basardı. Yanında arkadaşları Nihat Ziyalan ve Özdemir İnce vardı. Bir gün ellerinde şarapları ve sigaraları, yağmurlu bir günde yürürken bir piyano sesi duyuyorlar ve ne olduğunu bilmiyorlar şarkının ama bir güzellikle karşı karşıya olduklarını hissediyorlar. İnsanoğlu kültüre çoklukla varıyor. Yılmaz, Kürt anasının masallarıyla büyümüştü, Zaza babasının deliliklerini görmüştü. Çevresindeki zenginliği ve fukaralığı yaşamıştı. Bizim romanımızın ve hikâyeciliğimizin Maksim Gorki'si olacaktı Yılmaz, ki sinemada yaptı bunu. Çok ileri seviyede yaptı. Taklitçi değildi. O bilgileri özümsemişti, sinema adamıydı. Ben onun yanında ikinci adam olmaktan keyif duydum. O da derdi ki 'Yanımda ol ihtiyar, beraber yapacağız'. Ben de ona 'Sen yapacaksın ben yanında olacağım,' derdim. Yılmaz'ın bir tek eksiği, batı müziğiyle olan ilişkisi ve sinemada son dönem batı filmlerini göremeyişiydi. Onları da Sinematek'te izliyordu. Yaratıcı gücü vardı adamın, beslenmiş biriydi her şeyden. Anadolu'yla beslenmişti. - Şimdiki sinemacıları bu bakışla nasıl değerlendirirsiniz? - Farklı, Yılmaz'dan çok farklı. Ama mesela Zeki Demirkubuz, beni çok sarsmıştır. Nuri Bilge Ceylan'ın bir yolu var, başka bir yol o tarafa gidiyor, Semih Kaplanoğlu başka bir şey deniyor. Hep onu söylüyorum, sinema bir sanattır. Yani şiir sanatı vardır, roman sanatı vardır, resim sanatı vardır, sinema sanatı vardır. Sanat sineması yoktur. Sanat sineması olur mu ya? Sanat romanı olur mu, sanat şiiri oluyor mu? - Dostlarınızın birçoğu vefat etti. Özlüyor musunuz onları? - Özlemez miyim? Ne demiş şair: Hatıralar da dal arıyor kuşlar gibi konmak için. Ben onlarla hâlâ beraberim. İhtiyarlığı kabul etmiyorum. Yaş almak diyorum. Gövde yaşlanıyor ama beynim giderek gençleşiyor. Fatih'le (Akın) de onun için iyi anlaşıyoruz. Ama hâlâ çalışıyorum.