Murat Çetinkaya'nın görevde kalması mümkün değildi çünkü...
Sabah Gazetesi Yazarı Okan Müderrisoğlu bugünkü yazısında, Murat Çetinkaya'nın Merkez Bankası Başkanlığı görevinden alınmasının ardından yaşanan tartışmaları ve Merkez'in 'bağımsızlık' konusunu ele aldı. Müderrisoğlu, "2001 krizi sonrası Merkez Bankası, politika araçlarının kullanımında "bağımsız" ilan edilirken bu tutum, siyaseten de bağımsızlık olarak yorumlanageldi." diyerek, siyaset-piyasa dengesindeki tercihler karşısında Çetinkaya'nın görevde kalmasının mümkün olmadığının altını çizdi.
OKAN MÜDERRİSOĞLU'NUN YAZISINDAN SATIR BAŞLARI:
Siyasetçi ile bürokratın karşı karşıya geldiği anlarda, son noktada esas olan siyasetçinin tercihidir. Atanmış-seçilmiş denklemindeki krizler, milletten yetki alan tarafın kararı ile çözülür. İşin doğası gereği bürokratlar, meselelere teknik açıdan bakmak durumundadır. Hemen her seçeneği düşünmek, riskleri öngörmek, alternatifler üretmek bürokratların asli görevidir. Siyasetçi ise hem politik hedeflerini hem de tabandan gelen sinyalleri yorumlayıp bir istikamet çizmek zorundadır. Bu seçimi de haliyle fırsatlar ve tehditler ekseninde gelişir ve şekillenir. Zira bedeli ödeyecek olan siyasetçidir.
***
Konuya, güncel olması hasebiyle Merkez Bankası açısından bakmakta fayda var. Zira bu yaklaşım, klasik kurumlardan ayrışan hassasiyetleri de bünyesinde barındırmakta. Bankanın ismi, "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası!" Genelde yanlış bilindiği şekli ile "Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası değil yani!" Cumhuriyet Merkez Bankası misyonu, yeni kurulan milli devleti, milli ekonomik bağımsızlığı simgelemesi yönüyle dikkate değer. Yani... Kurucu irade Merkez Bankası'nı, milli bağımsızlığın göstergesi olarak konumlandırmış. Bu da demek oluyor ki kanununda yazsa da yazmasa da Merkez Bankası, kararları ve duruşu ile ekonominin, milli ve bağımsız karakterinin sigortasıdır.
GELİNEN NOKTADA...
Merkez Bankası Başkanlığı görevinden alınan Murat Çetinkaya, doğru bildiğini siyasetin ve piyasanın sınırlarını gözeterek icraya çalıştı. Siyaset-piyasa dengesindeki tercihler karşısında görevde kalması mümkün değildi. Burada kritik olan husus, kişilerin gelip geçiciliği kurumların ve geleneklerinin zamana ayak uydurarak sürdürülebilirliğidir. Kurumlara duyulan güven, ürettiği başarı ile kişilere duyulan güven ise elde ettikleri neticenin takdir edilmesi ile ölçülür.Devlet yönetiminde uyum ne kadar gerekli ve siyasetçinin nihai kararı ne kadar bağlayıcı ise görev değişimlerinin de geleceğe dair sinyaller içerecek incelikte cereyan etmesi o kadar önemlidir. Çetinkaya'ya teşekkür ederken yeni Başkan Murat Uysal'a başarı dilemek de boynumuzun borcudur.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ
EN SON HABERLER
- 1 Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Çelik, emeklilik dilekçesini sundu!
- 2 Çalışma hayatında yeni dönem: Bakan Işıkhan’dan adil geçiş mesajı
- 3 Altın artık güvenli liman değil mi? Dev banka yatırımcıları uyardı
- 4 Volkswagen'den 2030'a kadar işçilere "sıfır zam" planı
- 5 Rüzgar ve güneşte büyük yatırım! YEKA yarışmaları için tarih belli oldu
- 6 Kamuya girmek isteyenlere yeni fırsat! 3 kurum toplam 29 personel alacak
- 7 Asgari ücret için masadaki 3 tahmin! Zam için en büyük ipucu oradan geldi
- 8 SON DAKİKA: EKK'da 4 saatlik fon zirvesi: Ara ödeme kısa sürede başlayacak
- 9 Ayazağa'da kentsel dönüşüm ofisi hizmete açıldı
- 10 "Yeni bir müjde vereceğiz" Bakan Bayraktar’dan heyecanlandıran ‘Gabar’ açıklaması