TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Şakirin Camisi ibadete açıldı

Gazi, Gassan, Ghada Şakir kardeşlerin baba ve anneleri İbrahim ve Semiha Şakir anısına yaptırdıkları Şakirin Camisi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nun katıldığı törenle ibadete açıldı.

Karacaahmet Mezarlığı'nın girişinde yer alan caminin açılışı amacıyla bir tören düzenlendi.
Törende bir konuşma yapan Emine Erdoğan, tarihin bilinen ilk kadın cami tasarımcısı Zeynep Fadıllıoğlu'na özellikle teşekkür etti.

Caminin her köşesinin muhteşem bir şekilde işlendiğini, her bir noktasına, her bir zerresine, el emeği göz nuru döküldüğünü belirten Erdoğan, ''Şatafata kaçılmamış, abartılmamış. İslam estetiğinden Selçuklu sanatına, Osmanlı kültüründen Cumhuriyet ve çağdaş sanatlara kadar her motif, her dekor ince bir zeka ile nakşedilmiş. Görenleri hayran bırakan, iç huzuru veren manevi dünyamızı dış dünya ile bütünleştiren bu muazzam esere emeği geçen herkesi gerçekten kutluyorum'' dedi.

İslam dininde, İslam medeniyetinde kadın ile cami arasına asla mesafe konulmadığını, Selçuklu ve Osmanlı mimari eserlerinin bir kısmının özellikle de camilerin kadınlar tarafından yaptırıldığını kaydeden Emine Erdoğan, şunları söyledi:

''Yozgat'ta Hoşyar Camii, Edirne'de Ayşe Kadın Camii, İstanbul'da Mihrimah Sultan Camii ve Külliyesi, Valide Sultan ve Yeni Valide Camii onlarca örnekten sadece birkaçıdır. İnanıyorum ki Şakirin Camisi de başta merhume Semiha Şakir hanımefendi olmak üzere katkı sağlayan tüm hanımefendilerin ismini zaman tükeninceye dek dünya üzerinde kaim kılacaktır.

Bizim İstanbul'daki Anadolu ve Trakya'daki hatta çok daha geniş bir coğrafyadaki camilerimiz, birer ibadethane olmanın ötesinde her biri medeniyetimizin bir özelliğini yansıtan mimari eserlerdir. Her caminin bir ölçüsü vardır. Her cami mimarisiyle süslemeleriyle bulunduğu mekanla bulunduğu semtle ismiyle farklı bir hikaye anlatır. Camiler, sadece taştan, tuğladan ibaret mekan değildir. Camiler sadece ibadet mekanları da değildir. Her cami bizim kardeşliğimizin, dayanışmamızın, birlik ve beraberliğimizin, insan sevgimizin hoşgörümüzün yuvasıdır, ocağıdır.''

MARDİN'DEKİ OLAY

Yunus Emre'nin 700 yıl önce söylediği ''Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil, 72 millet dahi elin yüzün yumaz değil'' dizelerini anımsatan Emine Erdoğan, namaz kılan, Allah'a kul olan, gönlünü samimiyetle kendisini yaratana teslim eden kişinin değil bir cana, karıncaya dahi zarar veremeyeceğini söyledi.

Aynı şekilde, namaz kılanın emniyet içinde olduğunu, asla ona dokunulmadığını kaydeden Erdoğan, Pazartesi günü Mardin'den çok acı bir haber alındığını hatırlattı.

''Bilge köyünde bir düğün merasimi sırasında namaz kılmak için bir araya gelen insanların üzerine vahşi bir şekilde ölüm yağdırdılar. Maalesef 16'sı kadın, 6'sı çocuk tam 44 kardeşimizi kaybettik. Ne yazık ki henüz gün ışığını görmemiş 3 yavrumuz hayatla tanışmadan ölümle yüzleştiler. Hislerimize tercüman olacak kelime bulamıyorum'' diye konuşan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Barış dininin mensuplarının herhangi bir canlıya, hatta kendi öz kardeşlerine bu vahşeti, bu şiddeti reva görmüş olmasını akılla mantıkla izah edemiyorum. Ben bir yerde yanlış yapıldığına inanıyorum. Umarım bu yanlışı bir an önce tespit ederiz. Umarım öğretmenlerimiz, kanaat önderleri, dini şahsiyetler, medya, sivil toplum örgütleri bu yanlışı bir an önce tespit eder ve bu tür trajedilerin tekrar yaşanmasını önlerler. Ancak şunu da altını çizerek hatırlatmak isterim, yarın Anneler Günü. Tüm annelerimizin bu anlamlı gününü kutlarım. Bu anlamlı gün vesilesiyle annelerimizin, tüm kadınlarımızın bu vahşetin burukluğunda yavrularına sımsıkı sarılmasını arzu ediyorum.

Annelik şefkati, annelik merhameti bu insanlık dışı cinayetlerin panzehiridir. Anneler, yavrularına sahip çıkarsa anneler çocuklarına sevgiyi, hoşgörüyü insaniyeti aşılarsa inanın bu tür olayları yaşamayız. Ben bu vesileyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum.
Hanımlarımızın adını taşıyan, hanımların elinin değdiği bu sanat eserlerinin barışa, huzura, kardeşliğe yol açmasını gönülden temenni ediyorum.

Yurdumuzun her köşesine, sağlık, eğitim ve sosyal alanda önemli eserler kazandıran Semiha Şakir Vakfı'na, Yönetim Kurulu Başkanı Dina Şakir hanıma, Onursal Yönetim Kurulu Başkanı Gazi Şakir'e, yönetim kurulu üyelerine, şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum
Bu kıymetli eserin, ülkemize, İstanbul'a ve tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum. Sözlerimi yine Yunus'un kelimeleriyle tamamlamak istiyorum 'Bir gönülü yaptın ise er eteğin tuttun ise bir kez hayır ettin ise binde bir ise az değil.'''

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu da konuşmasında, Kuran-ı Kerim'de,Allah'ın mescitlerini, ancak ve ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, ibadetlerini yerini getiren ve Allah'tan başkasından korkmayan güzel insanların imar edeceğinin söylendiğini hatırlattı.

Şakir ailesinin yaptığı gibi kimliği, kişiliği olan mescitleri, mabetleri kast ettiğini vurgulayan Bardakoğlu, ''Hem de bunun içinin doğru ve aydınlık din hizmetiyle doldurulmasını kast ediyoruz'' dedi.
Kuran-ı Kerim'in seçtiği kelimenin ''inşa'' değil ''imar'' olduğunu ifade eden Bardakoğlu, camileri, mescitleri imar etmede Şakir ailesi gibi hayırsever insanların katkılarına ihtiyaç olduğunu söyledi. Din görevlilerinin de yapmaya çalıştığı gibi, bu camilerin içini aydınlık, doğru, yerinde din hizmetiyle doldurmaya ihtiyaç olduğunu vurgulayan Bardakoğlu, şunları söyledi:

''Tabii, camilerimizin imarının amacı da insanın imarıdır. İnsanın imarını ihlal ettiğimiz vakit türlü acılarla karşı karşıya geliyoruz. 2 gün önce 26 yaşında bir gencimizin cenaze namazını kıldırdım. Mardin'e din hizmeti vermek için gitmişti. O gencimiz orada 2 yıl zarfında o bölgenin dilini öğrenmişti. Maaşından çocuklara hediyeler alarak o çocuklara Kuran öğretiyordu. Şimdi o çocukların her biri, katliamda kısmen şehit olan şahısların mezarı başında Kuran okuyorlar. Demek ki biz zamanında insanımızı imar edebilseydik, insanımızı yetiştirebilseydik, onun kalbine Allah korkusunu, ana baba korkusunu, ahiret duygusunu, vatan millet sevgisini, insan sevgisi yerleştirebilseydik bu acıları yaşamazdık.
Din sadece şehit olduktan sonra insanlara baş sağlığı dilemek, sabır ve metanet telkin için değil. Din, o acıların yaşanmaması için vardır.
Onun için ben her bir camimizi, insanı imar eden bir merkez olarak görüyorum. Burada eminim ki insanların gönülleri buluşacaktır. İnsan kendini tanıyacaktır. Bütün insanlığa, bütün evlatlarımıza merhamet eğitimi vermek zorundayız. Farklılığımızla insanları bağrımıza basmayı öğretmeliyiz. Dinin amacı budur.''

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da konuşmasında, son dönemlerde dönemsel izler bırakmayacak bir takım yapıların ortaya çıktığını gördüklerini anlattı.

Bu dönemi anımsatacak, bu dönemi gelecek kuşaklara yansıtacak izler bırakmak zorunda olduklarını kaydeden Topbaş, dünyanın her yerinde, modern dünyada çağdaş yapıların yapıldığını o eserlerle kentlerin vizyon kazandığını söyledi.

Ancak bugün açılışı yapılan eserin bugünü geleceğe yansıtacağını ifade eden Topbaş, ''Bir kentin kimliği o kentte yaşayan insanların verdikleri eserlerle hissedilir. Yani, mescitleri, çeşmeleri, mezar taşları geçmişi geleceğe taşıyan önemli tapu kayıtlarıdır. Bunlar yok edilmemeli, bunlar geleceğe mutlaka taşınmalı. Günümüzde de geleceğe güzel eserler bırakmak zorundayız. Semiha Şakir Vakfı'na özellikle teşekkür ediyorum. Bunun diğer vakıflara, sivil toplum kuruluşlarına hayırseverlere bir örnek olduğunu ifade etmek istiyorum'' dedi.

Törende konuşan Semiha Şakir Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dina Şakir de vakfın sadece İstanbul'da değil, 50 yıldır Türkiye'nin birçok yerinde eğitim, sağlık ve sosyal hizmet alanında elinden gelen gayreti gösterdiğini anlattı. Şakir, ''Semiha Şakir Vakfı'nın emel ve hayalleri, bu eserde yer almıştır'' dedi.
Caminin devir teslimi, tören sırasında, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ile Semiha Şakir Vakfı Onursal Başkanı Gazi Şakir arasında imzalanan bir protokol ile yapıldı.
Tören sonunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Gazi Şakir, kardeşleri Ghada ve Gassan Şakir ile Semiha Şakir Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dina Şakir'e birer şükran plaketi verdi.

Tören, fotoğraf çektirilmesiyle sona erdi. Törenin ardından Emine Erdoğan, Bardakoğlu ve davetliler camiyi gezdi.Caminin ibadete açılmasının ardından ilk cuma namazını cami imamı Ramazan Kutlu kıldırdı.

CAMİNİN ÖZELLİKLERİ

Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı'nın girişinde yer alan ve 10 bin metrekarelik bir alana inşa edilen Şakirin Camisi'nin kapalı ve açık otoparkı bulunuyor. Caminin içerisi, 500 kişilik bir cemaat alabilecek kapasitede yapıldı.

Caminin projesi mimar Hüsrev Tayla tarafından hazırlandı. Caminin iç dekorasyon ve tasarımı Zeynep Fadıllıoğlu tarafından yapıldı. Yazıları ise hattat imam Hüseyin Kutlu tarafından tasarlanıp yazılarak kalemkar Semih İrteş tarafından uygulandı.

Arapça ''müteşekkir'' anlamına gelen Şakirin Camisi, yaklaşık 4 yılda tamamlandı. Dekorasyonunda Kayseri taşı, bronz-ahşap gibi malzemeler kullanılarak, sade, modern ve estetik bir ibadethane olarak tasarlandı.

35 metre yüksekliğinde 2 tane minaresi olan caminin kapalı ibadethanesinin üzerindeki kubbesi, alüminyum kompozit olarak seçildi. Kubbenin bina yüzeyleri metal döküm olarak yapıldı. Mihrap ve minber dokusu Selçuklu mimarisinden alındı, yaprak motifleriyle hat sanatı gibi çalışıldı.
BİZE ULAŞIN