TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Katliamı tetikleyen olay arazi paylaşımı

Katliamın ayak seslerini, 6 ay önce köye giden tapu kadastro memurları fark etti ve bu nedenle köyü program dışı bıraktı. Aileler birbirine düştüğü için arazilerin tapulama işi yapılamadı

44 kişinin topluca öldürüldüğü katliamın nedenlerine ilişkin çok şey yazıldı, çizildi. Katliamı asıl tetikleyen nedenin 'arazi paylaşımı' olduğu ortaya çıktı. İddiaya göre, yıllar önce Bilge köyüne yerleşerek, köyün yerlilerini kovan Çelebi aileleri köy arazisinin paylaşımında sorun yaşadı. İki aile arasındaki sürtüşme, tapu kadastro memurlarının kadastro ölçümleri için köye gittiğinde gün yüzüne çıktı. Gerilimi ve yaşanacak felaketin ayak seslerini fark eden memurlar köyden ayrıldı, köyü de programdan çıkardı. Katliamın geçmişi uzun yıllar öncesine dayanıyor. Yaklaşık 25 yıl önce önemli ölçüde boşalan ve sadece 6 ailenin yaşadığı Bilge köyüne amca çocuğu 'Çelebi' soyadına sahip iki aile, birlikte yerleşti. İki aile zaman içerisinde köyün neredeyse tamamına yayılarak, toprakları da işlemeye başladı. Ancak, köyün asıl sahibi olan yerli köylüler ile 'Çelebi' aileleri arasında sık sık sorunlar yaşandı. Tartışmalar çatışmaya dönüştü. Yerli köylüler, Çelebiler'den katliam zanlısı olarak tutuklanan 6 kardeşin babasını öldürdü. Böylece çatışmanın kan davasına dönüşmesi üzerine son kalan yerli aileler de evleri ve arazilerini bırakarak köyü terk etti.

TAPULAMA YAPILAMADI

Tam sorunlar bitti derken bu kez de köyde yalnız kalan 'Çelebi'ler birbirine düştü. Ancak büyük 'Çelebi' ailesinin köyün eski sahiplerini korumaya çalışması, onlarla kız alıp vermesi, üstüne üstlük balık çiftliği kurarak buradan da bolca kazanç elde etmesi, taraflar arasında gizli kalan husumeti yeniden gün yüzüne çıkardı. Son olarak köyde kadastro çalışması yapılacak olması, husumeti katliam noktasına kadar getirdi. Mardin Kadastro Müdürlüğü, Bilge köyünü 2008 yılı kadastro programına aldı. Çalışmalar başlayacakken, 'Çelebi' aileleri yeniden birbirine düştü. Köyün içten içe kaynadığını, aileler arasında büyük arazi husumeti olduğunu fark eden kadastro memurları çalışmaları durdurdu. Böylece hiçbir şekilde kadastro çalışması yapılmadı. Bilge köyünün program dışı bırakılmasıyla ilgili bilgiler tüm yetkili kurumların yanı sıra mülkü ve idari amirlere de iletildi.

'Öldürmek büyük günah' vaazı
Bilge köyünde Kızılay'ın dağıttığı yemekten sonra taziye çadırında cuma namazı öncesi hutbe okuyan Mazıdağı Müftülüğü personeli Attila Tanrıverdi, her insanın hayatının Allah'ın verdiği dokunulmazlık altında olduğunu belirtti. Allah'a şirk koşmaktan sonra ikinci en büyük günahın masum bir insanı öldürmek olduğunu ifade eden Tanrıverdi, "Öldürmek Allah nezdinde o kadar büyük bir vebal ki sanki öldürülen tek bir kişi değil de bütün bir insanlıktır'' dedi. Attila Tanrıverdi, şöyle devam etti: "Ayetlerde bu belirtilmektedir. Öldürmeyi bölgemizde ve Türkiye'de maalesef çok sık üzülerek görüyoruz. Basının sık sık önümüze koyduğu, eşini öldüren koca, çocuğunu öldüren baba ya da babasını öldüren çocuk. Burada yaşadığımız bu son olay, kadın, yaşlı, çocuk, masum 44 insanın öldürülmesi toplum olarak geldiğimiz ahlaki ve psikolojik durumun bir sonucudur. Bunun, kan davası, husumet veya başka bir şey ile izahı mümkün değildir.'' Bu tür olayların, toplumun tutum ve davranışlarını yeniden sorgulaması gerektiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Tanrıverdi, "Bölgemizde şiddeti artıran bir unsur da silaha olan merak ve yatkınlıktır. Silahı çocuklara göstermek, sergilemek uzak durulması gereken bir davranıştır'' dedi.
BİZE ULAŞIN