TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Çözüm arayışları yerine operasyon

PKK terörü ve askeri operasyonların hızlandığı 90'lı yıllar adeta 'alacakaranlık kuşağını' andırıyordu. Ancak Öcalan'ın getirilmesiyle yeni bir dönem başladı

1990'lı yıllar, Türkiye için alacakaranlık kuşağıydı. PKK terör eylemlerini artırırken, devletin zirvesinde Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile Başbakan Süleyman Demirel küstü. Bu küslük "terörle mücadele"nin kritik önemi gözetilerek askıya alındı. Demirel, Özal'la görüşmeme kararından vazgeçti ve Çankaya Köşkü'ndeki liderler zirvesine katıldı. Terör olayları arttıkça DYP-SHP koalisyon hükümeti mücadelenin rotasını değiştirdi. Özal'la başlayan demokratik çözüm arayışları yerini askeri operasyonlara bıraktı. Güneydoğu'daki bazı il ve ilçelerde hava karardığı anda sokağa çıkılamaz oldu. Tansu Çiller'in Başbakanlığı döneminde açılan birkaç ekonomik paket dışında her şey güvenlik güçlerine havale edildi. PKK köyleri basıp hamile kadınları öldürdü. Devlet de "Teröristlere yardım ve yataklık ediyorsunuz" diyerek yüzlerce köyü boşalttı. Bugün muhasebesi yapılan faili meçhul cinayetlere her gün yenisi eklendi. Omuzlarda taşınan şehit cenazeleri hafızalara kazındı. Başbakan Tansu Çiller, "PKK'yı finanse edenlerin listesi elimizde" mesajı verirken, arka arkaya Behçet Cantürk, Savaş Buldan gibi Kürt işadamları suikastlara kurban gitti. Çiller, Öcalan'ı öldürtmek için özel timler kurdu, 1996 yılında Şam'a gönderdi. Hazırlığı haber alan Öcalan ölümden kurtuldu.

MECLİS'TEN ATILMA SAHNESİ

HEP, SHP kontenjanından 1991'de, aralarında Ahmet Türk, Hatip Dicle, Leyla Zana, Sırrı Sakık, Orhan Doğan'ın da bulunduğu 22 milletvekiliyle Parlamento'ya girdi. HEP'li Zana ve Dicle yemin töreninde Kürtçe konuştukları için parti yönetiminin tepkisini çekti. Her iki milletvekili ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edilince istifa ettiler. Bunun üzerine partiden 16 milletvekili hülle partisi ÖZEP'i kurup ardından da DEP'e geçti. DEP'liler ile Çiller arasındaki ipler gerildikçe gerildi. Seçimlere az bir zaman kala Çiller son kozunu kullandı ve DEP'lilerin dokunulmazlıkları 2 Mart 1994'te kaldırıldı. Orhan Doğan ve Hatip Dicle Meclis bahçesinde polis tarafından yaka paça gözaltına alındı. Polisin, Doğan'ın başını eliyle bastırarak araca bindirdiği görüntü hafızalara kazındı. Kürt sorunun demokratik ve siyasi platforma çekilmesi de hayal oldu. 1990'ların alacakaranlık kuşağı, seçim için kurulan DSP azınlık hükümetinin Başbakanı Bülent Ecevit'in, 1999 yılında bir sabah düzenlediği toplantı ile sona erdi: "Öcalan Kenya'da yakalandı ve Türkiye'ye getirildi."

'İLK KÜRT PARTİSİNİ ÖZAL TEŞVİK ETTİ'
Özal'a yakın isimlerden eski bakan Işın Çelebi, Özal'ın parlamento içinde çözüme önem verdiğinin altını çizerek "Kürt partisi kurulmasında çok teşvik edici oldu. Fehmi Işıklar'ı HEP'in genel başkanı olması için teşvik etti" diye konuştu. Özal'ın sorunun çözümü için GAP ve Atatürk Barajı'nın yapılmasına da önem verdiğine dikkat çeken Çelebi, "Özal, ekonomik gelişmenin sağlanması ve işsizlik meselesinin çözümünü önemsiyordu. Bölge ile ilgili değişim programı hazırlamıştı" dedi.

ASKERLE ÇİLLER'İN ARASI NASIL BOZULDU?
Tansu Çiller'in İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, terörle mücadelede iyi sonuçlar aldıklarını belirterek, "Terörün belini kırdık" dedi. Çiller'in kesenin ağzını açtığını ve askerin tüm ihtiyaçlarını örtülü ödenekten karşıladığını anlatan Menteşe, şöyle devam etti: "Çiller ve askerin arası çok iyiydi. Asker bana 'Tansu Hanım'a ağabeylik yapın' demiştir. Başlangıçta Atatürk Türkiye'sinin kadın başbakanı olarak görüyor ve selamlıyorlardı. Erbakan'ı Başbakan yapınca asker ile Çiller'in arası bozuldu."

KÜRT RAPORUNDAN ŞOK ÖNLEMLER
Özal, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kaya Toperi ile Başyaveri Kurmay Albay Arslan Güner'e 10 sayfalık bir Kürt raporu hazırlattı. 1992'den sonraki 7 yılda bu raporun izleri vardı. Öneriler doğrultusunda Özel Harekat timleri oluşturuldu. PKK'ya yardım ettiği gerekçesi ile mezralar ve köyler boşaltılıp, vatandaşlar Batı'ya göç ettirildi, Talabani ve Barzani ile temas kesilmedi. Türkiye'nin büyük devlet olduğu ve terörün üstesinden geleceği söylemi bile bu raporda yer alıyordu.

BİZE ULAŞIN