Okan Müderrisoğlu: Ankara’nın öteki yüzü

Ankara Temsilcimiz Okan Müderrisoğlu, başkentteki olayların perde arkasıyla zihinlerde alternatif pencereler açacak

* Sizi tanıyabilir miyiz?
Çocukluğum, Kıbrıs gazisi babamın görevi nedeniyle Anadolu'nun değişik yerlerinde geçti. Adapazarı Atatürk Lisesi'nin ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni birincilikle bitirip, gazetecilik yolunda ilk adımı 1990'da Erol Simavi bursuyla attım. Hürriyet gazetesinde muhabirlik ve Ankara Bölge İlavesi'nde istihbarat şefliği yaptıktan sonra 1993'te SABAH gazetesine geçtim. Ekonomi muhabirliği, haber müdürlüğü, temsilci yardımcılığı görevlerini yürüttüm. atv ve TRT'de siyasi-ekonomik içerikli çok sayıda program hazırlayıp sundum. "AB Yolunda Mali Dünyamız" başlıklı ortak kitap çalışmasına imza attım. Gazeteciler Cemiyeti başarı ödülü sahibiyim. Aralık 2008'de SABAH Ankara Temsilciliği görevini üstlendim. Kendimi, muhabir ruhuyla 24 saat haberi yaşayan bir isim olarak tanımlayabilirim.

* SABAH gazetesindeki maceranızı anlatır mısınız?
Ankara Bürosu'nun demirbaşları arasında sayan arkadaşlar var beni. SABAH, bir sonraki günkü sayfalarını görmeden rahat edemediğim, Türk basınında, demokrasi tarihinde çok önemli roller üstlenen büyük gazete. Üç farklı büroda, pek çok farklı arkadaşla, beş farklı patronajla çalıştığım, en fazla zamanımın geçtiği, benim için ikinci bir ev SABAH. 16 yıl boyunca acı tatlı günlerine tanıklık ettim, emek verdim. O beni, ben O'nu bırakmadım. SABAH'ın kurumsal kimliğine yönelik her cümle, her girişim benim yazı refleksimin sınırları içinde oldu.

* Ankara'da daha mı ciddi sanki her şey?
Genç yaşınıza rağmen bu ciddiyet ve ağırlık içinde nasıl konumlandırıyorsunuz kendinizi?
Ciddiyeti, ağırlığı fazladır Ankara'nın gerçekten. Ancak karar mekanizmalarına yakın olmak bir o kadar da zevklidir. Yol haritaları çizilirken şahitlik etmek, o havayı soluyarak kamuoyuna aktarmak daha bir anlam katar her şeye. Ankara gazetecileri, tarihin yazımını yaşar. Üzerinden zaman geçince onlara kalıcı özellikler verir. Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nden Başbakanlık'a, Meclis'ten bir parti genel merkezine, Genelkurmay'dan Anayasa Mahkemesi'ne koşturmalar arasında aslında Türkiye'nin vak'a-nüvisliğini de yapıyoruz.

HERKESİN VİCDANI

* Hangi konuları göreceğiz?
11 yıldır devam eden ekonomi ağırlıklı yazılarımı, Ankara kulisleri ile buluşturmayı istiyorum. Meclis'in havasını, bakanlıkların dünyasını, bürokrasinin iç dinamiklerini okurlarla paylaşacağım. Kuşkusuz, AB sürecinde TSK'nın ve yargının yapısal dönüşümü, farklı kurumların davetlerine yansıyan gündem, diplomatik misyonun mesajları, sivil toplum kuruluşlarının temasları, sade vatandaşın arzuları eşsiz yazı konuları olarak çıkacak karşımıza.

* Nabzı nasıl yansıtacaksınız?
Bazen kulis bilgilerini, bazen kritik kararların perde arkasını haber tadında aktaracağım. Sıcak gündemde, "Ne oluyor?" sorusuna yanıt arayanlar, ilk elden doğruları öğrenmek isteyenler için referans noktası sunmak hedefim. Sadece bir aktarım değil, analiz, değerlendirme, satır aralarını çözme, kulisleri aydınlatma da olacak.

* Üslubunuzun ip uçlarını paylaşır mısınız?
Polemikleri üstadlarına bırakıp, nedensonuç ilişkilerine odaklı, analitik yazılarla, zihinlerde alternatif pencereler açmayı istiyorum. Gerçeklerin ortaya çıkmasını istediği halde sessiz kalanların vicdan muhasebesine aracılık yapmayı umuyorum.

Ekonomi Siyaseti etkiliyor
* Ekonomi ve siyasetle iç içesiniz. Sizce belirleyici olan hangisi?

Ekonomi siyasi değişimlere öncülük ediyor. Ekonominin gidişatını gördünüz mü, gerek iç gerekse dış siyasetin geleceğini de öngörebilirsiniz. Siyasetçi güçlü ve vizyoner ise değişimi başlatabilir. Zayıf siyaset, bürokratik devletin güdümünde kalır. Türkiye'deki mücadele ekseni de burası. Yerleşik devlet kalıpları ile değişimci halk taleplerinin temsilcileri arasındaki bilek güreşi...


BİZE ULAŞIN