TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Aleyna gideli onların hayatı paramparça

Geçen yıl patlayan bombayla ölen 4 yaşındaki Aleyna'nın anne ve babası perişan durumda. İkisi de işini kaybetti ve psikolojik tedaviye ihtiyaçları var. Parasızlıktan annelerinin evine yerleştiler

Güngören'de 18 kişinin ölümüne nedeni olan patlamaların ardından bir yıl geçmesine rağmen yaralar sarılmadı. Anneannesinin kucağında yaşamını yitiren 4 yaşındaki minik Aleyna'nın anne ve babasının hayatı da paramparça oldu. Genç çift, yaşadıklarını SABAH'a anlattı. Aynı yaştaki yeğeni Taha'yla birlikte hayatını kaybeden küçük kızın ailesi, ilk günkü gibi olayın travmasını yaşıyor. Nakışçılık yapan 27 yaşındaki baba Günsar Çelik'e davranış bozukluğu teşhisi kondu. Kapalı alanda duramadığı için işinden oldu. İyileşmesi için psikiyatrik tedavi görmesi gerekiyor. Daha önce satış sorumlusu olarak çalışan genç anne Melike ise, sürekli ağlıyor, ortama uyum sağlayamıyor diye işini kaybetti. 5.5 yıllık evli çift, parasızlık yüzünden evlerini dağıtıp Melike'nin patlamada yaralanan ve hâlâ iyileşemeyen annesinin yanında kalmaya başladı.

EŞİMİ DE KAYBETMEK ÜZEREYİM

Patlamanın ardından geçen her günün hesabını yaptığını söyleyen 27 yaşındaki Melike, "Olay daha dün yaşanmış gibi. Aklıma geldikçe fenalaşıyorum. Kızımı kaybettim şimdi de eşimi kaybetmek üzereyim. Onun durumu benden daha kötü, kendini bir türlü toparlayamıyor. Tedavi görmesi gerek ama kime başvuracağımı bilmiyorum. Olaydan sonra ne arayan ne soran oldu. Acımızı kimse paylaşmadı" diye konuşuyor.

SON SÖZÜ: SENİ ÇOK SEVİYORUM
"
Aleyna ölmedi, biz 'gitti' diyoruz. Bizim yanına gitmemizi bekliyor" diye gözyaşı döken genç anne, onun kendisine söylediği son sözleri anlatıyor: "Patlamadan birkaç saat önce beni anneannesiyle iş yerimden aradılar. Telefonda 'Annecim seni çok özledim' dedi. Söylediği son sözler bu oldu. Ölmeden son bir hafta yanımızda yatıp 'Annecim babacım beni çok öpün, çok sevin' demeye başladı. Şimdi düşünüyorum da yavrum sanki gideceğini hissetmiş."

DOĞURTAN DOKTORUN ELİNDE ÖLDÜ
KIZINA ilk müdahalenin onu doğurtan doktor tarafından yapıldığını anlatan Çelik, "Yaralandıktan sonra ilk müdahale Kolon Hastanesi'nde yapılmış. Tesadüfe bakın ki, kızımı doğurtan, tüm gebeliğimi takip eden doktor ilgilenmiş. Doktoru daha sonra gidip gördüğümde bana kalbini çalıştırabildiğini ancak beyin ölümünün gerçekleştiğini söyledi. Kızım kendisini doğurtan doktorun ellerinde yitip gitti. Ben bir anneyim ve aradan bin yıl geçse de gözümden iki damla yaş akacak" diyor.

"TAHA İÇİN GÖNDERMİŞTİK"
Olaydan önce Kıraç'ta oturduklarını, Aleyna'yı da iki gün önce Güngören'deki kuzeni Taha'ya arkadaşlık etsin diye gönderdiklerini söyleyen baba Günsar Çelik, "Taha'nın annesiyle babası boşanıyordu. O süreçte sürekli babasını arıyordu. Annesi de bizi arayıp Aleyna'yı Taha'nın yanına göndermemizi, iyi anlaştıklarını söyledi. İki gün sonra kötü haberi aldık. İki büyük acı yaşadık. Sevmeye kıyamadığım kızımın bu şekilde ölmesini kabullenemiyorum" diye konuşuyor.

3 AYDA İKİ BÜYÜK KAZA

Kızlarını Amasya'ya defnettiklerini, üç ay boyunca İstanbul'a gelemediklerini dile getiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Arabamızla dolaşıp durduk. Şimdi sorsalar nereye gittiğimizi hatırlamıyorum bile. O kadar kötüydük ki, üç ayda iki büyük kaza geçirdik. Arabamız paramparça oldu. Birinde uçurumdan yuvarlanıyorduk. Ölümden kıl payı kurtulduk."
BİZE ULAŞIN