Cunta faaliyetleri "sivil yargı"ya emanet edildi

Askeri suçların sivil yargıya açılmasını öngören tek maddelik yasa değişikliği hukukçular arasında tartışma yarattı

Türkiye, "İrtica ile Mücadele Belgesi"ni ve "darbe zemininin ortadan kaldırılmasını" tartışırken Meclis'ten, "Anti Darbe Yasası" olarak tanımlanabilecek sürpriz bir düzenleme geçti. Meclis'te önceki gece, birçok kanunda değişiklik yapılmasını düzenleyen yasa tasarısı görüşülürken AK Partili milletvekilleri, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin hangi suçlarla ilgili soruşturma ve davaları bakacağını düzenleyen Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250'inci maddesini değiştirmeye yönelik önerge verdi. Maddenin mevcut halindeki, "savaş ve sıkıyönetim hali dahil askeri mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır" hükmünün "savaş ve sıkıyönetim halinde askeri mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır" şeklinde değiştirilmesini içeren önerge muhalefetten itiraz gelmeyince kısa bir sürede kabul edildi. Değişiklik, halen görev başındaki askerlerin, özel yetkili ağır ceza mahkemelerin görev alanına giren suçları işlemeleri halinde doğrudan bu mahkemelerin savcılıklarınca soruşturulmalarının yolunu açtı. Önergenin gerekçesinde de "Asker kişilerin barış zamanında 250'nci madde uyarınca kurulan ağır ceza mahkemelerinin (özel yetkili ağır ceza mahkemeleri) yargı yetkisine giren bir suçu işlemeleri halinde bu mahkemeler tarafından yargılanması amacıyla bu değişiklik önergesi verilmiştir" denildi. Değişikliğin Cumhurbaşkanınca onaylanması halinde ortaya çıkacak somut sonuçlar şöyle özetleniyor:

NELER OLACAK?
Asker kişiler, askeri mahalde de olsa cunta veya darbe hazırlığı içinde olduğunda suç, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250'inci maddesi kapsamındaki "Anayasasının ihlali" ve "Hükümete karşı silahlı isyan" olacağı için sivil savcılık el koyacak.
Ergenekon davasının muvazzaf asker sanıkları ve suç tarihinde görevde olan eski asker sanıkları ile ilgili yargılamanın askeri mahkemelerde görülmesi gerektiği tartışması kesin olarak ortadan kalktı.
Değişiklik, İstanbul Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma tamamlanmadan gerçekleşirse, "İrtica ile Mücadele Planı" nedeniyle Genelkurmay Askeri Savcıl��ğı'nın takipsizlik kararı verdiği Albay Dursun Çiçek de etkilenecek. İstanbul Başsavcılığı, askeri savcılığın takipsizlik kararına bakmaksızın dava açabilecek.
Van Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Şemdinli'deki patlamayı gerçekleştiren iki astsubay hakkındaki dava, Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi tarafından "bu askeri bir suçtur" diyerek Van Kolordu Askeri Ceza Mahkemesi'ne gönderilmiş, sanıklar tahliye olmuştu. Şimdi "askeri mahkemenin görevinin sadece savaş hali ve sıkıyönetim haliyle sınırlı olduğu ve bu nedenle dosyanın sivil mahkemeye gitmesi gerektiği" tartışması yaşanacak.
BİZE ULAŞIN