TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Cumhurbaşkanı Gül'den uyarı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çin Halk Cumhuriyeti'ne resmi ziyaretini tamamlayarak Türkiye'ye geldi.

Gül, devlet organları arasındaki güven ve uyum ortamının önemini vurgulayarak, ''Böyle bir ortam içinde olursak, kısa sürede çok mesafe katederiz. Sorunlarımızı kolay çözeriz, vesveselerden kurtuluruz ve bazı korkuların korkulacak şeyler olmadığını görürüz'' dedi.

Milli Güvenlik Kurulunun (MGK) artık 2 ayda bir ve belli bir programlamayla toplandığını anımsatan Gül, ''Buna olağanüstülük vermeyin. Türkiye'yi olağanüstü hale sokmamamız lazım'' diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Gül, Çin'e gerçekleştirdiği resmi ziyaretinin ardından THY'ye ait özel uçakla Türkiye'ye dönerken beraberindeki heyette yer alan gazetecilerle sohbet etti.

Türkiye'nin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gül, kolaycılığa kaçıp sansasyonel işlere girilmemesini istedi.
Herkesin zor işleri bırakıp kolay meselelere daldığını ifade eden Gül, ''Gündem bir gün değil, bir ay değil, bir sene değil. Geçiyor...'' dedi.

''Yarın, Türkiye için konuşacağımız daha önemli başka konular var'' diyen Gül, şöyle devam etti:

''Genelkurmay Başkanımız da söyledi, Türk Silahlı Kuvvetleri demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne bağlıdır. AB ile müzakere yapan bir ülke olarak yapacağımız çok şeyler var. Diğer taraftan bütün bunların üstünde ve uzun vadeli bakınca, kaybetmememiz gereken enerjimizi kalkınmaya, halkın yaşam seviyesinin çok daha yüksek düzeye taşınmasına hizmet edecek çalışmalar yapmamız lazım.
Devlet organları arasında harmoni çok önemli. Bir ile gittiğimde vali, belediye başkanı hakimler, savcılar, komutan, rektör arasında uyum nasıl diye sorarım. Bunlar arasında uyum varsa, o şehirde hep iyi şeyler oluyor. Bunu Türkiye boyutuna taşıdığımızda, bütün devlet organları arasında güven, uyum, rahat konuşabilme ortamı ve hep beraber Türkiye'nin önceliklerine yönelebilme ve bütün enerjiyi oraya toplamak çok önemli. Tüm kurumlar ve herkesin bu bilinç içinde hareket etmesi çok önemli. Hep beraber böyle bir ortam içinde olursak, kısa sürede çok mesafe katederiz. Sorunlarımızı kolay çözeriz, vesveselerden kurtuluruz, bazı korkuların korkulacak şeyler olmadığını görürüz. Türkiye'yi ekonomik, siyasi, demokrasi açısından çok güçlü hale getiririz. Kurumlar arası uyuma hepimiz katkı sağlayacağız. Kurumlarımızı korumalıyız. Parlamentoyu, Türk Silahlı Kuvvetlerini, Türkiye'yi temsil eden tüm kurumları...''

Milli Güvenlik Kurulunun artık 2 ayda bir ve belli bir programlamayla toplandığını anımsatan Gül, ''Buna olağanüstülük vermeyin. Kurulda üyeler her şeyi açık seçik konuşur. Gerekirse tavsiye kararları alır. Tabii ki çok önemli toplantılardır. Türkiye'yi olağanüstü hale sokmamamız lazım'' diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Son gelişmelerle devlet kademeleri arasındaki uyumun bozulmasına yönelik çabalar, bu yöne itilmeye çalışılan birileri var mı?'' sorusunu, ''Olabilir de'' diye yanıtladı.
Gül, Çin'e gerçekleştirdiği resmi ziyaretinin ardından, THY'ye ait özel uçakla Türkiye'ye dönerken heyette yer alan gazetecilerle sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Gül, yarın yapılacak MGK toplantısı öncesinde yaşanan gelişmeler ve 12 Eylül askeri müdahalesini yapan askerlerin yargılanabileceğine ilişkin değerlendirmelerle ilgili olarak, hukuki meselelerin ilgili organlara bırakılması gerektiğini söyledi.

Bir gazetecinin, ''Son gelişmelerle Devlet kademeleri arasındaki uyumun bozulmasına yönelik çabalar, bu yöne itilmeye çalışılan birileri var mı sizce?'' sorusunu Gül, ''Olabilir de'' diye yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Gül, ''Bu yüzden dikkatli olmalı ve fırsat vermemeliyiz. Önemli olan, meseleleri açık açık konuşup, hep beraber el birliği içinde, güven içinde Türkiye'yi ileri taşımaktır'' dedi.

URUMÇİ'DEKİ YEMEKTEKİ RENKLİ GÖRÜNTÜLER

Cumhurbaşkanı Gül, Urumçi'de bugün onuruna verilen öğle yemeğinde yaşanan renkli görüntülerin hatırlatılması üzerine, AK Parti Isparta Milletvekili Mehmet Sait Dilek, DTP Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve bağımsız Ankara Milletvekili Mücahit Pehlivan'ın kendisinin isteği üzerine yemekte Çinli ve Uygurlu yerel yetkililerle oynadığını belirtti.

Gül, Parlamentoda zaman zaman gerginlik yaşayan milletvekillerinin, Çin'de karşılıklı oynamasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, şöyle konuştu:
''Baskılar kalkınca herkes işte böyle aslında. Hiç kimsenin birbirinden ayrılığı yok. Aynı memlekette yaşadığımıza, aynı havayı soluduğumuza göre, aynı kültür, aynı idealler aynı beklentiler, aynı çıkarlar söz konusu... O baskılar kalkınca gerçek ortaya çıkıyor. Türkiye büyük bir ülke. Koskoca bir imparatorluğun devamı olan bir ülke. Nüfuslar, kültürler, farklı farklı sosyolojik gerçekler, Türkiye'yi çok zengin yapmış. Bu zenginlik farklılıklardan geliyor. Ondan sonra ortak kültürel mirasımız, sevgi, şefkat ve herkesin ne kadar yakın olduğunu gösteriyor. Orada birilerinin kalkması lazımdı. Milletvekillerine 'buyurun' dedik. Yemekteki folklor gösterileri hissiyatımıza terennüm etti. Onun için milletvekilleri çıktı ona katıldılar. O da, hayır, hoş oldu.''

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çin Halk Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdiği resmi ziyaretle Türkiye ve Çin arasında yeni bir sayfa açıldığına inandığını belirterek, hem ekonomik hem siyasi alandaki ilişkilerin çok daha güçlü bir şekilde devam edeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül, Çin Halk Cumhuriyeti'nden dönüşünde Esenboğa Havalimanı'nda ziyaretini değerlendirdi.

Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Hu Jintao'nun daveti üzerine bu ülkeye resmi ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan Gül, kendisine bakanlar, milletvekilleri, üst düzey bürokratlar ve iş adamlarından oluşan geniş bir heyetin eşlik ettiğini kaydetti.

''Ziyaretten fevkalade memnun bir şekilde döndüm'' diyen Cumhurbaşkanı Gül, kendisine ve heyetine gösterilen konukseverlik için Çinli yetkililere teşekkür etti.

Pekin, Şian, Şıncın ve Urumçi kentlerini kapsayan ziyaret çerçevesinde başkent Pekin'de resmi görüşmeler gerçekleştirdiği anımsatan Gül, bu görüşmelerde Türkiye-Çin ilişkilerinin geliştirilmesinin, ekonomik faaliyetlerin artırılmasının, ticaret hacminin dengelenmesinin, yatırım ve turizm alanlarındaki faaliyetlerin geliştirilmesinin ele alındığını bildirdi.

Türk-Çin İş Forumu toplantısına katıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Gül, Çin'in büyüklüğünü ''dünya içinde başka bir dünya gibi'' sözleriyle değerlendirdi.

BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olan Çin'in siyasi ağırlığına işaret eden Gül, görüşmelerde Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerin daha da ileriye taşınması için anlaşmaya varıldığına işaret etti. Gül, bu çerçevede 15 Eylül'de Pekin'de karma ekonomik komisyonu toplantısı yapılmasının kararlaştırıldığını söyledi.

Pekin'deki siyasi ve ekonomik görüşmelerinin ardından Şian ve Şıncın'daki temaslarını anlatan Gül, Sincan-Uygur Özerk Bölgesi'nin başkenti Urumçi'yi ziyaret eden ilk cumhurbaşkanı olmaktan duyduğu memnuniyeti de dile getirdi. Cumhurbaşkanı Gül, ''Oradaki soydaşlarımızla birbirimize ne kadar yakın olduğumuzu bir kez daha keşfettim. Çin ile Türkiye ilişkilerinin daha da gelişmesi için bu bölgenin bir köprü vazifesi görmesi gerekliliği üzerinde durdum'' diye konuştu.

Ziyaret çerçevesinde Türk şirketlerinin Çin şirketleriyle 3,5 milyar dolarlık anlaşma,bankaların da kredi sözleşmesi anlaşması imzaladığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Gül, ziyaretin Türkiye'nin yatırım potansiyelinin tanıtılması açısından da bir fırsat oluşturduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Gül, ''Bu ziyaretimiz geniş kapsamlı bir ziyaret oldu. İnanıyorum ki Türkiye ile Çin arasında yeni bir sayfa açıldı. Hem ekonomik hem siyasi alandaki ilişkilerimiz çok daha güçlü bir şekilde devam edecektir'' dedi.

''O ZAMAN KOMŞUYDUK, ŞİMDİ DOSTUZ''

Gül, Çinli bir gazetecinin ziyaretine ilişkin sorularını yanıtlarken de ziyaretin çok başarılı olduğunu yineledi.
Ekonomi, ticaret ve turizm alanında iki ülke ilişkilerinde çok somut gelişmelerin olacağına inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, Çin basınında da ziyaretin geniş yer aldığına dikkati çekti.
Urumçi'deki hızlı kalkınmanın ve büyük altyapı yatırımlarından çok etkilediğini söyleyen Gül, ''Bizim atalarımız 1500 yıl önce o bölgede yaşıyorlardı. Oradan ayrıldılar ve batıya geldiler. O zaman komşuyduk, akrabalıklarımız vardı. Şimdi de uzaktayız, ama dostuz, işbirliğimiz var. Bu işbirliğimizi çok daha fazla geliştirmek istiyoruz'' diye konuştu.
BİZE ULAŞIN