Alevileri darbe şakşakçısı göstermek faşistliktir
Bir süredir Türkiye'nin gündemine oturan hâkim, savcı atamalarıyla ilgili tartışmalara Aleviler de karıştırıldı. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, işin ırkçılığa götürülüp, bölücülük yapıldığı görüşünde
Cahil ve bilgisiz de ondan. Alevileri hiç tanımıyor da ondan. Demiş ki; "Bu ülkenin yüzde 15'ini oluşturan Aleviler, nasıl oluyor da yüksek yargıda yüzde 50'nin üzerinde bir orana sahip olabiliyorlar?" Bu rakamları neye göre veriyor anlamadım? Nereden biliyormuş yüzde 15 olduklarını? Ben de diyorum ki Alevilerin bu nüfustaki oranı yüzde 30'dan aşağı değil. Hadi bakalım. Hodri meydan! Sanki yargı üyelerinin kimliklerinde tek tek Alevi ya da Sünni oldukları yazılıyor. Saçmalık bu. Güya toplumu aydınlatacak bir köşe yazarı Emre Aköz. Sözüm ona sosyolog. Aydınlatmasını bırakın bir de cahillik yapıp, işi ırkçılığa götürüyor ve bölücülük yapıyor.
"Cumhuriyet mitinglerine gittiler çoğunlukla" demekle demokrat bir şahsiyet olmadığını, meseleye demokratça bakmadığını tam tersine faşizanca baktığını görüyoruz. İnsanların yasal, legal, meşru, valilikten izin alınmış, gidilmiş, rotası, saati yeri belirlenmiş, bir mitinge gitmesi üzerinden Alevileri suçlamaya ya da sivilleri suçlamaya yönelik konuşmak kadar kötü bir şey olabilir mi?
Biz kurum olarak bu mitinglere katılmadık. Destek vermedik. Ama oraya giden Aleviler de o mitinglerin darbeye çağrı olduğunu düşünüp darbe şakşakçılığı yapmaya gitmedi. Kaldı ki bu ülkede yapılan darbelerden her zaman en büyük yarayı almış, canlarıyla bedel ödemiş bir toplumdan nasıl beklenir darbeye destek olmaları.
Yanlışlık burada. 12 Eylül'de ben de sorgulandım. Ceza da aldım. Benim sorgucumun bana ilk sorusu, "Sen Alevi misin?" olmuştu. Aleviyim deyince de yediğim sopanın miktarını çok iyi biliyorum. Ayrıca bir de Kürt olsaydım mahvolmuştum. Hatırlayın 1980'de harp okullarından henüz mezun olmuş ya da okumakta olan bir sürü gencimizi attılar. Alevilik üzerine fırtınalar estirdiler. Dedelerimizin üzerine neler yaptılar. Kaç ozanımızı sorguladılar, soruşturdular, zincire bağladılar. Aleviler nasıl darbeci olsunlar? Darbeden en çok çekmiş bir toplum kesimi olarak. Emre Aköz'e sormak isterim. O darbeyi yapan Kenan Evren'le dört arkadaşı Alevi miydi? Şimdi bunun cevabını versin.
Asla öyle olmadı. Birey olarak, kişi olarak bana gelen telefonlar mailler, tanıdığım, tanımadığım gittiğim bulunduğum mekanlarda beni gören Alevilerin boynuma sarılması geçmiş olsun dilekleri muhabbetleri danışma duyguları bir tarafa, birçok Alevi sivil toplum kuruluşu basın toplantısı yaptı. Mesela Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş, "Bizim önderlerimize uzanacak olan eli kırarız. Dünyayı onlara dar ederiz" dedi. Emre Aköz nereden çıkarıyor ve uyduruyor bu saçma sapan iddiaları anlamıyorum. Kışkırtıcılık resmen bu! Bu kışkırtıcılık zaman zaman önümüze geliyor. Daha önce de oldu. Emre Aköz'e Güner Ümit'in durumunu hatırlatmak isterim. İşte bazen bunlar sunucu kılığında bazen politikacı bazen bir imam cüppesinin içinde bazen de böyle köşe yazarı kılığında çıkıyorlar karşımıza.
Dostluk bu mudur? Sayısı 20 milyonu bulan bir toplumu darbeci, Ergenekoncu, CHP'nin kuyrukçusu olarak karalamak mıdır? Hacı Bektaşi Veli der ki; "Her zaman evin içindeki düşmandan kork!" Aköz kendini Alevilerin dostu kabul ediyor ise biz ondan çok korktuk o zaman!
Var. Hani SABAH gazetesinin bir reklamı vardı. "Hangi tarafımızdan vazgeçelim?" sloganı ile verdiğiniz. "Alevimiz de var Sünnimiz de... Kürdümüz de Türkümüz de, Ermenimiz de" diyerek, Anadolu'nun o çeşitliliğine vurgu yapan reklam... O reklamı görünce SABAH'ın yöneticilerinden birini aramıştım. Tebrik etmiştim. "Muhteşem" demiştim. İşte Emre Aköz'ün Alevileri hedef gösteren ve karalayan yazısı SABAH'ın bu reklamını yaraladı. Yakışmadı... Aköz sözüm ona liberal olduğunu söyleyerek yazdığını savunuyor bu yazıyı ama onun bu yazdıkları liberallik değil faşistliktir. Tam hükümetin Alevi açılımı yaparak ortak bir zemin oluşturmaya çalıştığı, Alevilerin isteklerine ve taleplerine cevap aradığı bir barış ortamında yazılmış yazının nereye ve kimlere hizmet ettiğini iyi sorgulamak lazım. Sorarım size. Şimdi ne farkı var Ergenekoncuların Alevi-Sünni çatışmasını yaratmak için yaptığı provokatif eylemlerden bu yazının? Öyle değil mi?
Not: Bana, "Nasıl Alevisin ki Emre Aköz'e tepkini göstermiyorsun? Hâlâ yazıyorsun? İstifa et!" diyenlere sesleniyorum. Bugünkü sayfam söyleşi konseptinde olduğu için tepkimi asıl çarşamba günkü köşeme sakladım. Lütfen çarşambaya kadar sabredin. Hoşçakalın...
EN SON HABERLER
- 1 Türkiye'nin nükleer enerji rüyası böyle gerçeğe dönüştü! Berat Albayrak 'sadece izleyemeyiz' diyerek işareti vermişti
- 2 Yatırımcılara 97.3 milyar TL ödendi
- 3 Bakan Göktaş: Çocuklarımızın ailelerimizin kadınların lehine algoritmalara yön verebiliriz
- 4 Emine Erdoğan: Güney Kore'deki samimiyet köklü kardeşliğin en güzel ifadesidir!
- 5 Başkan Erdoğan'dan Ahmet Nazif Zorlu için taziye mesajı
- 6 Başkan Erdoğan: Güney Kore ile stratejik ortağız
- 7 AK Parti'nin millete hizmette 24. yılı! Başkan Erdoğan öncülüğünde Türkiye'ye çağ atlatan dönüşüm
- 8 Son dakika | Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten fon soruşturması açıklaması: Kapsamlı suç yapısı tespit edildi
- 9 SON DAKİKA | İletişim Başkanı Duran'dan 24. yıl mesajı!
- 10 SON DAKİKA | MHP lideri Devlet Bahçeli'den net mesaj: Akdeniz'de oldubittiye izin vermeyiz!