Kürt açılımında Başbuğ kriterleri

Org. Başbuğ'un mesajındaki vurgular: "Anayasa'nın değiştirilmesi dahi teklif edilemez 3. maddesinde ifade edildiği gibi Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür, dili Türkçe'dir; güçlü ordu, güçlü Türkiye'dir"

Demokratik açılım çalışmalarında kamuoyu önünde tartışmaya girmeyen asker, Zafer Haftası mesajında suskunluğunu bozdu. Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) sürece destek veren açıklamasının ardından, muhalefet partilerinden yöneltilen eleştiriler üzerine Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ geleneksel Zafer Haftası mesajını geçmiş yıllara göre öne aldı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) açılımla ilgili kırmızı çizgilerini çekti. Orduyu hedef alan suçlamalara yanıt veren Başbuğ'un mesajındaki şu üç cümle, Genelkurmay'ın internet sitesine kalın ve koyu harflerle konuldu: "Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür; Dili Türkçedir; Güçlü ordu, güçlü Türkiye'dir." Önce kuvvet komutanlarıyla görüşen ve sonra geleneksel olarak 27-29 Ağustos günlerinde yayınlanan Zafer Haftası mesajını birkaç gün öne çeken Başbuğ, özellikle muhalefetin dillendirdiği "bölünme" ve "dil" uyarılarıyla ilgili TSK'nın "kırmızı çizgilerini", "kalın ve koyu" harflerle internet sitesine koydurdu. Başbuğ'un mesajında öne çıkan ifadeler şöyle:

3. MADDE VURGUSU

Anayasa'nın değiştirilmesi teklif bile edilemez olan 3'üncü maddesinde ifade edildiği gibi "Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir." Türk Silahlı Kuvvetleri ulus-devlet ve üniter- devlet yapısının korunmasında taraftır ve taraf olmaya da devam edecektir.
Ülkelerin ve milletlerin bütünlüğünün korunmasının bir bedeli vardır. Türk Silahlı Kuvvetleri; bu bedelde kendisine düşen tarihi görev ve sorumlulukların bilincindedir.
Bugüne kadar bölücü terör örgütü ile mücadelesinde 5003 evladını şehit veren TSK, özveriyle yürüttüğü mücadeleye bundan sonra da artan bir kararlılıkla devam edecektir.
TSK, güvenlik alanının dışında kalan ekonomi, sosyo-kültürel ve uluslararası alanlarda da devlet tarafından gerekli tedbirlerin alınmasının önemli olduğuna inanmaktadır.
TSK; Ulus-devlet ve üniter-devlet yapısına hiçbir gerekçeyle zarar verilmesini kabul edemez.
TSK, kültürel farklılıklara saygılıdır. Ancak kültürel farklılıkların siyasallaştırılmasını, siyasal temsil aracı olmasını, toplumsal siyasal kimlik unsuru haline getirilmesini, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası içinde mümkün göremez.
TSK, terör örgütü ve destekleyicileriyle ilişki kurulmasına yol açabilecek hiçbir faaliyette bulunamaz. Demokrasinin sunduğu fırsat alanlarını kullananların, bireylerin en temel hakkı olan yaşam hakkını hedef alan terör faaliyetlerini hiçbir nedenle hoş görmelerini kabul edemez.
Her konuyu tartışabilme özgürlüğünün, devletin varlığını riske sokacak, ülkeyi kutuplaşmaya, ayrışmaya ve çatışma ortamına sokacak konuları içermemesi gerektiğine inanır.
Usul ve yöntem esası belirler, noktasından hareketle takip edilecek usul ve yöntemlerde özenli olunmasının gereğine inanır.
TSK; Türkiye Cumhuriyeti'nin temel nitelikleri olan laiklik, demokrasi, sosyal ve hukuk devleti ilkelerine yürekten bağlılığı, üstün disiplin anlayışı, köklü gelenekleri, itidalli ve kararlı yaklaşımı, hepsinden önemlisi Türk milletinden aldığı güçle dün olduğu gibi bugün de ve yarın da üstlendiği her görevi başarıyla yerine getirmeye devam edecektir.
Şüphesizki; "Güçlü Ordu, Güçlü Türkiye'dir. Türkiye Cumhuriyeti, bulunduğu hassas coğrafyada birlik ve ülkesine sadakat içinde vatanını ve milletini seven insanlarıyla çağdaş toplumlar arasında hak ettiği yeri almalıdır.

MGK bildirisi gibi
MGK bildirisi ile Başbuğ'un dün yaptığı basın açıklamasındaki ifade benzerliği dikkat çekti. Başbuğ dün Anayasa'daki "Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir" ifadesini hatırlattı. MGK bildirisinde de "Devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü pekiştirmek, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak üzere, İçişleri Bakanlığı eşgüdümünde yapılan çalışmalar hakkında Kurul'a bilgi sunulmuş ve çalışmaların devamı tavsiye edilmiştir" denilmişti.

ÇUBUKÇU VE BAĞIŞ'TAN NEZAKET ZİYARETİ
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve Devlet Bakanı Egemen Bağış Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'u makamında ziyaret etti. Basına kapalı olarak saat 11.00 de gerçekleştirilen nezaket ziyareti sonrası bir açıklama yapılmadı.


BİZE ULAŞIN