Atamızı saygıyla anıyoruz

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Atatürk, aramızdan ayrılışının 71. yılında anılıyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 71. yılında Anıtkabir'de düzenlenen resmi törenle alındı.

Atatürk 71. ölüm yıldönümünde böyle anıldı

ATATÜRK ÖLÜMÜNÜN 71. YILDÖNÜMÜNDE BÖYLE ANILDI

ATATÜRK'ÜN GÜLEÇ YÜZLÜ FOTOĞRAFLARI

ATATÜRK'ÜN CENAZE TÖRENİNDEN FOTOĞRAFLAR

Anıtkabir'de düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Anamuhalefet Partisi Lideri Deniz Baykal, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkanı, bakanlar, kuvvet komutanları, siyasi parti liderleri, milletvekilleri ile askeri ve sivil erkan hazır bulundu. Gül'ün başkanlığındaki devlet protokolüne dahil devlet erkanı Aslanlı Yol'dan yürüyerek Atatürk'ün mozolesine geldi.

ATATÜRK'ÜN 77 YIL ÖNCEKİ KONUŞMASI - VİDEO

ATATÜRK'ÜN SON BALOSU, VALS VE ZEYBEK - VİDEO

Cumhurbaşkanı Gül, Atatürk'ün huzurunda mozoleye çelenk koydu. Ardından ti sesiyle birlikte saygı duruşuna geçildi. Bu sırada Türkiye'de tüm bayraklar yarıya indirilirken trafikte bulunan araçlar, çalan siren seslerine eşlik ederek Ata'ya saygılarını gösterdiler. Vatandaşlar da cadde, sokak ve işyerlerinde saygı duruşuna katıldılar. 2 dakikalık saygı duruşunun ardından Cumhurbaşkanı Gül Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalamak üzere Misak-i Milli Kulesine geçti. Anıtkabir'deki törenlere Ankara Garnizonu'nda bulunan subay ve astsubaylarda da tam kadro katıldı.

ERDOĞAN ÖNEMLİ ŞAHSİYETLER YAS TUTULARAK ANILMAZLAR

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önemli şahsiyetlerin yas tutularak değil, fikirleri, eserleri ve fedakar gayretleriyle anıldıklarını belirterek, ''10 Kasımların amacı da asla ve asla yas tutmak, ümitsizlik içinde yasımızı tazelemek değildir'' dedi.

Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunca düzenlenen ''10 Kasım Atatürk'ü Anma Töreni''nde yaptığı konuşmada, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ölümünün 71. yılında bir kez daha minnet ve şükranla andıklarını bildirdi.

Erdoğan, ''Atatürk ile birlikte Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını, cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği geçen tüm şahsiyetleri bu vatan için canını feda eden, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tüm bir yaşamının olduğu kadar vefatının da aziz milletimizi birleştiriyor, kardeşliğimizi pekiştiriyor ve dayanışmamızı artırıyor olmasını bir teselli vesilesi olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum'' dedi.

''Şunu asla unutmayalım, önemli şahsiyetler yas tutularak anılmazlar. Önemli şahsiyetler, fikirleriyle, eserleriyle, fedakar gayretleriyle anılırlar. 10 Kasımların amacı da asla ve asla yas tutmak, ümitsizlik içinde yasımızı tazelemek değildir'' diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

''Gazi Mustafa Kemal'in; 'beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir, benim fikirlerimi, duygularımı anlıyorsanız bu kafidir'. Bu sözler, bu anlayışın tezahürü ve öngörüsüdür. Bizler her 10 Kasım tarihine bu gözle bakıyor, Atatürk'ün temel felsefesini ve eserlerini anmak, anlamak ve geliştirmek bakımından önemli bir fırsat olarak görüyoruz.

Az önce değerli bakanımında ifade ettiği gibi gerçekten o başlıklar altında anlamak ve yorumlamak ve geleceğe yürümek, inanıyorum ki bize de ülkemize de çok şeyler kazandıracaktır. Sizler de gayet iyi biliyorsunuz ki Atatürk, kendisinin ortaya koyduğu en büyük eserin, bugün hepimizin ortak değeri olan, hepimizin çatısı altında olmaktan büyük gurur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti olduğunu ifade etmiştir. Dolayısıyla Atatürk'ün aziz hatırasına ve onun mirasına sahip çıkmak, Türkiye Cumhuriyeti'ni çok daha güçlü, daha demokratik çok daha kalkınmış ve ilerlemiş, kendi deyimiyle 'muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak', bunun için gayret sarf etmek şeklinde olacaktır.'' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye'nin yönü, ekseni bellidir, böyle bir sorunu da yoktur. Türkiye'nin temel ekseni, Batılı gelişmiş ülkeler olduğu kadar, aynı zamanda hem Doğu'dur, hem Kuzey'dir, hem Güney'dir'' dedi.
Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunca düzenlenen ''10 Kasım Atatürk'ü Anma Töreni''nde yaptığı konuşmada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, cumhuriyeti abat edecek, imar edecek programın çerçevesini, ''süngü ile silahla kanla elde ettiğimiz zaferden sonra kültür, bilim, teknik, ekonomi gibi alanlarda zafer kazanmak için çalışacağız'' sözleriyle ifade ettiğini söyledi.

Milleti refah ve mutluluğa götürecek bu alanlarda güvenle ve başarı ile yürüyebilmenin ise bir şarta bağlı olduğunu dile getiren Erdoğan, ''Bu şart şudur: Milletin doğrudan doğruya kendi egemenliğine kendisinin sahip olmasıdır'' dedi.

Bu anlayıştan yola çıkarak, cumhuriyetin kuruluş amaçlarına ve ideallerine sımsıkı bağlı kalarak, cumhuriyetin temel değerlerini, kazanımlarını korumak, ülkeyi hak ettiği muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmak için kararlı bir mücadele vermeye devam ettiklerini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Gazi Mustafa Kemal, Osmanlı Devleti'nin birçok cephede, deyim yerindeyse yedi düvele karşı vatan topraklarını savunduğu bir dönemde askerlik vazifesine başlamıştı. Şam'da 30. Süvari Alayı'nda bölük komutanı iken, Harekat Ordusu'nda kurmay başkanı iken, Trablus Savaşı'nda Tobruk ve Derne'de savaşırken, Balkan Savaşı'nde Gelibolu, Bolayır ve Edirne'yi savunurken, Çanakkale savaşı'nda Anafartalar Grup Komutanı olarak zafere imza atarken, Kurtuluş Savaşımızın başkumandanı iken topraklarımıza göz dikmiş ülkelerin ordularına karşı göğüs göğüse çarpışmalara katılmıştı.
Aynı Mustafa Kemal, 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmasının hemen ardından, tüm bu devletlerle diplomatik ilişkileri başlatmış, kin, intikam, nefret duyguları üzerine değil, barış üzerine bir dış politikayı bizzat kendisi inşa etmiştir.

Zira Kurtuluş Savaşı, ülkemizi işgal etmek isteyenlere karşı verilmiş en anlamlı ve nihai cevap olmuştur. Gazi'nin Çanakkale'de ifade ettiği üzere, tüm bu ordular, geldikleri gibi gitmişlerdir. Gazi, yeni dönemde husumeti değil, barışı, uzlaşmayı, diyaloğu, iş birliğini kendisine şiar edinmiş ve bize de bu yolla son derece anlamlı bir miras bırakmıştır.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti, güçlü devleti, barışçı dış politikası, dünyanın 17. en büyük ekonomisi, sağlam toplumsal yapısı ile 'yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesini en somut şekilde yaşatmaktadır. Türkiye'nin, bütün komşularıyla ve bölge ülkeleriyle tesis ettiği ve güçlendirdiği iyi ilişkiler, Atatürk'ün mirasına, ilkelerine sahip ve fikirlerine çıktığını en güzel nişanesidir, tezahürüdür. Esasen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, savaşın ardından yürüttüğü iç ve dış politikanın özü, gayet aşikardır. Türkiye dar kalıplardan çıktıkça, dışa açıldıkça, bariyerleri, engelleri aştıkça, zihinleri özgürleştirdikçe, demokrasi ve insan haklarını çağdaş standartlara ulaştırdıkça, ilerlemeye, kalkınmaya devam edecektir.''

''TÜRKİYE'NİN EKSENİ''

Hükümet olarak attıkları adımların, gerçekleştirdikleri reformların, barış üzerine kurdukları dış politikanın, cumhuriyetin kuruluş ilkeleriyle birebir örtüştüğünü dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
''Türkiye'nin yönü, ekseni bellidir, böyle bir sorunu da yoktur. Türkiye'nin temel ekseni, Batılı gelişmiş ülkeler olduğu kadar, aynı zamanda hem Doğu'dur, hem Kuzey'dir, hem Güney'dir.
Az önce Atatürk'ün bir asker olarak hangi bölgelerde görev yaptığını saydım. Bugün de Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, dünyanın 4 bir tarafında barış misyonu yürütmektedir. AB ile katılım müzakereleri yürüten ve bir çok batılı kurumda önemli görevler üstlenen Türkiye'nin, Türk dünyasına, Balkanlara, Kafkaslara, Orta Doğu'ya sırtını dönmesi asla düşünülemez.AB'ye katılım yönünde ortaya koyduğumuz sağlam irade, başta komşularımız olmak üzere, çevremizdeki tüm ülkelerle tesis ettiğimiz iyi ilişkilerle pekişmektedir ve AB üyeliğimiz çok daha anlamlı hale getirmektedir.''

MİLLİ MÜCADELE

Milli mücadelenin, ''herhangi bir sınıf, mezhep, meşrep, bölge ve gurup yarına değil, bütün bir millet yararına yapıldığı içindir ki, aziz milletin, bu mücadelede bir bütün olarak yer aldığını'' ifade eden Erdoğan, ''Bu noktayı her zaman hatırımızda tutmamız gerektiğine inanıyorum. Bu topraklara ve bu medeniyete ait her türlü gurup, İstiklal Savaşımızı yürüten bayrak ve sancak altında toplanmış, bir ve bütün olarak kurtuluş mücadelemizi vermiştir. Cumhuriyetimiz de yine birleştirici ve bütünleştirici bir ruhla, aynı bayrak altında hayat bulmuştur'' dedi.

''Bu ülkeye hak ettiği istikbali sağlayacak olan güç, istiklal mücadelesi ruhu ve bu ruhun ortaya koyduğu birlik ve bütünlük mefkuresidir'' diyen Erdoğan, vefatının 71. yıl dönümünde Gazi'nin bu idealinin ve bunun başarılmasındaki sırrın, ''o birleştirici rolünün bir kez daha hatırlanmasının çok çok önemli'' olduğunu vurguladı. Erdoğan, şunları kaydetti:

''Atatürk'ün en önemli başarılarından biri, her türlü farklılığı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı paydasında birleştirmesi ve ülkenin onurlu, saygın, asli bir unsuru haline getirmesidir.
Şunu asla unutmayalım; Atatürk, milli mücadeleyi, özellikle başlatırken, milli birliği sağlamayı ve milli iradeyi tesis etmeyi, en önemli öncelik olarak görmüştür. Nitekim Atatürk, Anadolu'ya çıktığı ilk günden itibaren, faaliyetlerini milleti birleştirmek ve milli birliği tesis etmek çizgisi üzerinde yürütmüştür.
Milli mücadele salt bir savunma mücadelesini ateşlememiş, aynı zamanda millet olma, milli bütünlüğü tesis etme anlayışını geliştirmiştir.

Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas kongreleri ve Ankara'da bir Meclis'in açılması gibi faaliyetler, öncelikle milletimizi toparlamak, bir araya getirmek ve milli iradeye dayalı bir hareket oluşturmaya amacına yönelikti.

TBMM'nin 23 Nisan 1920'de açılışı esnasında Ulus'ta eski Meclis binası önünde toplanan kalabalığı gösteren fotoğraf, tek başına cumhuriyetin ve Türkiye'nin özetidir ve ruhunu yansıtmaktadır. 1920'den bu güne kadar teşekkül etmiş tüm dönemlere de bu özet ve bu ruh yansımıştır. Birlikte kurduğumuz, birlikte yaşattığımız bu cumhuriyeti yine birlikte, bir ve beraber yönetmek noktasında bugün her zamankinden çok daha kararlı olduğumuzu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. ''

''MİLLİ BİRLİK VE KARDEŞLİK SÜRECİ''

Yakın tarihte, ülkenin birliğine ve bütünlüğüne yönelmiş tehditlerin, bu topraklar üzerinde binlerce yılda oluşmuş kardeşliği zedeleyemediğine vurgu yapan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bundan sonra da asla zedeleyemeyecektir. Bilinmelidir ki cumhuriyet ideallerimize, birlik ruhumuza, kardeşliğimize yönelik her türlü saldırı bu milletin arasında bugüne kadar asla sığınak bulamamıştır. Bundan sonra da bulamayacaktır. Atatürk'ün en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti; demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti vasfıyla kendi coğrafyasında ve dünyada barış, huzur ve istikrar sembolü olarak yoluna devam edecektir.

Türkiye, siyasal, sosyal ve ekonomik alanlarda yürüttüğü atılımlarını hızla tamamlamak suretiyle demokratik standartlarını yükselterek modern ve çağdaş dünyanın en saygın ülkelerinden biri olma konumunu daha ileri noktalara taşıyacaktır.Hedefimiz 2023... Milletçe en büyük arzumuz ve hedefimiz budur. Bu hedeflerimize de mutlaka ulaşacağımıza inanıyorum.

Atatürk'ün vefatının 71. yıl dönümünde Atatürk'ün ilke ve idealleriyle örtüşen, O'nun beklenti ve arzularıyla paralellik arz eden, yaşamında gerçekleştirdiği reformlara yenilerini ekleyen 'Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci'ni başlatıyor olmanın da ayrı bir anlam taşıdığını vurgulamak istiyorum.
10 Kasım 1938, bir sürecin, bir dönemin sona ermesi değildir. 11 Kasım 1938'de bu ülke ve bu millet devraldığı mirası aynı hassasiyette ve kararlıkta daha ileriye taşıma gayretinde olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır' sözleri, bugün attığımız adımlara ruh ve heyecan katan sözlerdir.''
Türkiye Cumhuriyeti'nin, barış içinde, kardeşlik içinde, birlik ve beraberlik içinde yüceltmeye devam edeceklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, ''cumhuriyetimizi demokratik standartlarını yükseltmiş, ekonomisini çok daha güçlendirmiş, dış politikada güçlü, ağırlıklı, etkin bir ülke olarak geleceğe taşımaya devam edeceğiz. Yapay veya suni tüm sorunları arkada bırakacak, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir ülke emanet edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal'in, diğer gazi ve şehitlerimizin hatırasına gölge düşürmeden, onlardan aldığımız kutsal emaneti yücelterek kararlılıkla yolumuzda ilerleyeceğiz'' diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının sonunda, vefatının 71. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve tüm silah arkadaşlarını, şehit ve gazileri şükran ve rahmetle andı.


BİZE ULAŞIN