Omerta sessizliği

İskenderun'da merdivenaltı tefeciliği almış yürümüş. İddialara göre tefecilerden para alan 40 işadamı öldürüldü. İlçede İtalyan mafyasının "sessizlik yasası" Omerta geçerli. Çok şey biliniyor ama konuşulmuyor...

Müşteri hesaplarındaki paralarla oynayarak 19.5 milyon liralık vurgun yaptığı ileri sürülen bankacı Sakine Cihat'ın tutuklanmasından sonra gözler İskenderun'a döndü. Ama her dinden, mezhepten, kültürden vatandaşın yaşadığı, Türkiye ile Ortadoğu'yu buluşturan İskenderun'da, sanki İtalya'da mafyanın 'sessizlik yasası' olarak bilinen ve bozanın ortadan kaldırıldığı 'Omerta' yürürlükte. Gecekondusu olmayan, 72 yerel gazetesi bulunan, kuyumcularıyla, yüksek katlı plazalarıyla, iş hanlarıyla 'zengin'liğini, içine adım atar atmaz herkese hissettiren 185 bin nüfuslu ilçede paranın gücü her yerde kendini gösteriyor. Türkiye'nin birçok ilinde olmayan Merkez Bankası şubesinin yanı sıra tüm bankaların şubeleri burada bulunuyor. Günde yaklaşık 1 milyar dolarlık para sirkülasyonunun olduğu ilçede 8 resmi döviz bürosu var. İlçede, yasadışı olduğunu herkesin bildiği ancak kimsenin konuşmadığı yasadışı bir iş kolu ise tefecilik. Yaklaşık 300 merdivenaltı tefeci faaliyet gösteriyor. Mobilyacı, galerici, bakkâl, market hatta el arabasıyla sokakta satış yapan tezgâhlarda bile tefecilik yapılıyor. İlçe için 'Merdiven altı tefeciliğinin merkezi' tanımı yapanlar var. İskenderun'da bir tüccar, konunun neden gündeme getirilmediği, insanların konuşmaktan kaçınmasıyla ilgili "Burada racon sessizliktir. Kimse konuşmaz, sadece işini yapar" diyor. Faili meçhuller ilçesi olarak da adlandırılan İskenderun'da, iddialara göre son 10 yılda yaklaşık 40'a yakın işadamı, tefeci veya tefecilerden para alanlar öldürüldü. Bunların hiçbirisinin katili veya katilleri bulunamadı.

DOSYALAR KAPANIYOR

Dosyaların kendiliğinden kapandığı faili meçhul cinayetlerin son örneği ise 4.5 ay önce ortadan kaybolan, sadece tek ayakkabısı bulunan müteahhitlik ve emlak işleriyle uğraşan 49 yaşındaki 5 çocuk babası İzzettin Orhan. 26 Haziran'dan beri kendisinden haber alınamayan işadamı Orhan'ın ailesi, olayın aydınlanması, babaları öldürüldüyse katil veya katillerin bulunmasına yardımcı olacaklar için 50 bin dolarlık para ödülü koydu. Ailenin avukatı Bülent Akbay'ın anlattıkları ise şehirdeki 'dumanlı hava'yı aktarması açısından bir hayli çarpıcı: ""Mevcut emniyet müdürü ve arkadaşları bu konuların üzerine gidiyor. Ancak geçmişte emniyet, yargı ve belediye başkanı bu işlerin, bu kuşatmanın içerisindeydi. 1.5 yıl önce emniyet, yargı ve yerel yöneticelerin içinde olduğu gayri meşru ilişkilerle ilgili Cumhurbaşkanı Gül, Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığı'na kentte yaşanan gelişmelerle ilgili 13 sayfalık bir mektup gönderdik." Türkiye'nin Ortadoğu'ya açılan penceresi olarak nitelendirilen İskenderun Limanı'nda hareketlilik her zaman yoğun. Suriye, Ürdün başta olmak üzere çok sayıda Ortadoğu vatandaşı, paralarını İskenderun'daki bankalara yatırıyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir tefecinin, söyledikleri bir hayli dikkat çekici: "Büyük kentlerde milyon dolarlık hesapların kendi bankalarına yatırılması için bankacılar adeta birbiriyle yarışırlar. Burada öyle değil. Telefonla veya yardımcıları aracılığıyla şubeye gelerek hesap açtırırlar. Bir bankacı günde 50 milyon dolarlık hesap açar, işlem yapabilir. Sakine Cihat buzdağının görünen kısmı. Çok sayıda banka müdürü şahsi paraları çalıştırarak gayri resmi tefecilik yapıyor."

BİZE ULAŞIN