3 günlük esaret son buldu

Ovit Dağı'nda çığ düşmesi nedeniyle mahsur kalan minibüsteki sürücü ile 17 yolcu, kar ve iş makinelerinin bulunduğu bölgeye ulaştı.

40 saatlik esaretten kurtulan 18 kişi ambulans ve kar üstü araçlarla 103. Karayolları Şefliği'ne getirildi. Duygusal anların yaşandığı buluşmada yakınları ile buluşan öğrenciler birbirilerine sarılarak sevinç gözyaşı döktüler. Yolculardan bazılarının ayaklarında üşümeye bağlı olarak yaralanmalar oluşurken, Karayolları bakımevinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından sağlık merkezine götürülerek tedavi altına alınacakları bildirildi.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ...

Yaklaşık 3 gün sonra kurtarılan yolcular, dün gece araçlarındaki yakıtlarının bittiğini, yiyeceklerinin olmadığını ve artık ümitlerinin tükenmek üzere olduğunu bildirdi. Profesyonel dağcılar eşliğinde yürüyerek aracın bulunduğu yerden ayrılan 18 kişi, yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki kar ve iş makinelerinin bulunduğu alana geldi. Mahsur kalan kişilerin araçla yaklaşık 10 dakikalık mesafede bulunan Karayolları 103. Şube Şefliği'ne bağlı Çamlık Bakımevi'ne ulaştı.

"HAYATIMIZI DAĞCILAR KURTARDI"

Rize-Erzurum Karayolu'nun Ovit Dağı Sivrikaya mevkiinde düşen çığ sonucu yaklaşık 40 saattir kurtarılmayı bekleyen midibüsteki 18 yolcu kurtarılmalarının ardından kendilerini bekleyen aileleri ile buluştu.

Kaçkar Dağcılık Spor Kulübü'nden Mehmet Emin Ayhan, Asım Haberal, Sultan Beyaz ve Hasan Köse'nin ulaştığı 18 kişi, 40 saat sonra dağcıların refaketinde dün Gümüşhane'den Rize'ye getirtilen paletli kar aracına 2 saatlik bir yol yürüyerek ulaştırıldılar. Paletli kar aracıyla Rize-Erzurum Karayolu'nun 65. kilometresinde bekleyen ambulanslara konulan yolcular burada ambulanslarda ilk müdahaleleri yapıldıktan sonra araçlarla Karayolları 103. Şube Şefliği Çamlık Bakımevi önünde bekleyen ailelerinin yanlarına götürüldüler.

Aileler ile buluşmada duygusal anlar yaşanırken, erkek yolcuların sağlık durumlarının iyi olduğu ancak bayan yolcuların ayakta durmakta güçlük çektikleri gözlendi. Yolculardan telefondaki sesi ile adeta 18 kişinin feryadı olan Atatürk Üniversitesi Muhasebe Bölümü öğrencisi Funda Fener, ayağındaki donma tehlikesi nedeniyle ambulansla İkizdere Devlet Hastanesi'ne götürülerek tedavi altına alındı. Midibüsün sürücüsü olan ve Artvin veya Gümüşhane güzergahı yerine saat 17.00-07.00 saatleri arasında kullanılması yasak olan Ovit güzergahını kullanan sürücü Hasan Aslan, yaptığı açıklamada, kendisine yönelik suçlamaları kabul etmedi. Aslan, Erzurum'un İspir ilçesinden ön görülen 17.00'de yola çıktıklarını kaydederek, "Biz geç yola çıkmadık. Biz yağan kardan dolayı değil önümüze düşen çığdan dolayı mahsur kaldık. Bizden 200 metre ilerideki kamyonlar kurtarıldı. İş makineleri bizim önümüzdeki çığı kaldırmadı. 2 gece donma tehlikesi yaşadık. Aracın içerisindeyken 3 kez daha üzerimize çığ düştü. Aracın camları çatladı. Mazotumuz bitti. Dağcılara çok teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı ölebilirdik" dedi. Kurtarılan yolcular ise "Dün akşam saatlerinde umudumuzu yitirmiştik. Burada ölüp kalacağımızı düşünüyorduk. Dağcıların yeniden bize ulaşmalarının ardından tekrar umutlandık. Hayatımızı dağcılar kurtardı" diye konuştu.

YILDIRIM: FEVKALADE OLAĞANÜSTÜ BİR GAYRET GÖSTERİLDİ

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Ovit Dağı'nda çığ düşmesi nedeniyle mahsur kalan midibüsteki 18 kişinin kurtarılmasıyla ilgili olarak, ''Fevkalade olağanüstü bir gayretle hiç kimsenin burnu kanamadan vatandaşlarımız, öğrencilerimiz sağ salim kurtarılmıştır'' dedi.

Bölgede bulunan Ulaştırma Bakanı Yıldırım ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, mahsur kalan 18 kişinin sağlık kontrolünden geçirildiği İkizdere Hakkı-Emine Ekşi Sağlık Merkezine giderek, vatandaşlara ''geçmiş olsun'' dileklerini iletti.

Bakan Yıldırım ve Demir, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da selamını ilettikleri vatandaşlara, olayın güzel sonla bitmesinden duydukları mutluluğu ifade etti.

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, midibüsün 20 Kasım Cuma günü öğleden sonra 17.00'de İspir'den yola çıktığını, saat 18.30 civarında önüne ve arkasına düşen çığlarla ''kapana kısılmış'' gibi kaldığını anımsattı.

Olayı İspir'den duyan 5 kişinin yola çıktığını belirten Yıldırım, şöyle konuştu:

''5 kişilik bir ekip, ellerindeki imkanlarla yola çıktılar. Aynı zamanda Rize Valimiz, Belediye Başkanımız, tüm kamu kurum yetkililerimiz, Karayolları ile organize olup bütün ağır iş makinelerini bölgeye taşıyorlar ve çalışmalar başlıyor. Çalışmalar o gün başladığı andan itibaren bugüne kadar aralıksız olarak sürüyor. Biz buraya dün akşam 21.30 civarında geldik. Ama olayı yöneten valilerimizle koordineli şekilde bu çalışmaları anında Başbakanımız başta olmak üzere takip ettik. Bizim buraya gelmemiz de onlara moral desteği oldu.''

Kurtarma çalışmalarını yürüten ekiplerin çok güzel ve koordineli bir çalışma yaptıklarını anlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

''Bu çalışma içerisinde Jandarma Bölge Komutanlıkları, Genelkurmay Özel Kuvvetleri aktif olarak yer almıştır. Bir CASA tipi ile 3 ayrı helikopter olay boyunca sürekli sorti yapıp kurtarma denemelerinde bulunmuşlardır. En son dün saat 17.00'de tekrar kalkmışlar. 3 sefer denemişler. Ancak alamadılar. Bot, çorap bıraktılar. Bu çalışmalarımızın desteğiyle dağcılarımız tarafından açılmış olan yere kadar taşındılar. Fevkalade olağanüstü bir gayretle hiç kimsenin burnu kanamadan vatandaşlarımız, öğrencilerimiz sağ salim kurtarılmıştır.''

ÜZÜCÜ HADİSE YAŞANMADAN SONA ERDİ

Olayda esas fark edilmesi gereken bir durum olduğuna dikkati çeken Yıldırım, ''18 kişilik gruptan önce, İspir'den giden 5 kişilik grup ikiye ayrılmıştılar yolda. Önce 3 kişilik grubu, sonra 2 kişilik grubu İspir'den gelen ekip kurtardı. Ama ondan önce de 60. kilometreden 30 kişinin içinde olduğu otobüsle 3 kamyon şoförü kurtarıldı. Böylece bu olay da hiç can kaybı olmadan, üzücü bir hadise yaşanmadan sona ermiş oldu. Bu nedenle bu çalışmada, başından beri titiz bir çalışma gerçekleştiren Rize ve Erzurum valilikleri, belediye başkanları, sivil savunma ekipleri ve Karayollları Bölge Müdürlüğü ekiplerine, tüm çalışanlara teşekkür ediyorum'' dedi.

Yıldırım, Başbakan Erdoğan'ın da bu işin başında olduğunu belirterek, şunları söyledi:

''Rize'deki dağcılık kulübündeki arkadaşlarımızın da özel gayreti var. Çünkü en önce ulaşan onların ekipte yer alan iki arkadaşımız var. Onların katkılarını da burada ifade etmek istiyorum. Bu yol yaklaşık 2 bin 700 metre zirvesi olan, Erzurum ile Rize'yi birbirine bağlayan en kestirme yol. Ama maalesef kasım ile nisan ayları arasında geçit vermiyor. Yolda kar tünelleri yapıyoruz. Sahilden İkizdere istikametine bölünmüş yol çalışmalarımız başladı. Ancak Ovit zirvesinin daha düşük bir rakımda geçilmesine yönelik tünel projesi çalışmaları da başlattık. Hedefimiz bu yolu orta vadede yıl boyunca açık tutmayı başarmak.''
Yıldırım, gazetecilerin ''mahsur kalan aracın firmasıyla ilgili bir yaptırım olup olmayacağı'' yönündeki sorusuna, ''Bizim için birinci derecede olay, bu işin herhangi bir sıkıntıya mahal vermeden, can kaybı olmadan hallolmuş olması. Şüphesiz bundan sonra, yol güvenliği, trafik emniyetine yönelik tedbirleri valiliklerimiz alacaktır. Bu tür idari işler de bundan sonra devam edecektir'' yanıtını verdi.

Yıldırım, daha sonra, Bakan Demir ile Trabzon ve Giresun'daki heyelan bölgelerinde incelemelerde bulunmak üzere İkizdere'den ayrıldı.

BİZE ULAŞIN