Çevre faslının açılması başlı başına bir mucize

Türkiye, AB ile entegrasyon yolunda 12'nci faslı da müzakereye açıyor. Bağış: Bu faslın açılması başlı başına bir mucize. 15 yıl önce gazetelerin promosyonla gaz maskesi dağıttığı bir ülkede çevre faslını açarak duyarlılığımızın belli bir standarda geldiğini dünyaya ilan ediyoruz

Pazar 20.12.2009
Son Güncelleme: Pazar 20.12.2009
ABONE OL
Türkiye,AB ile entegrasyon sürecinde bir adım daha atıyor. Çevre faslının açılması dolayısıyla Brüksel'e adeta çıkarma yapılıyor. Devlet Bakanı Başmüzakereci Egemen Bağış, SABAH'a yaptığı açıklamada, "Bu faslın açılması başlı başına bir mucize. 15 yıl önce gazetelerin promosyonla gaz maskesi dağıttığı bir ülkede çevre faslını açarak duyarlılığımızın belli bir standarda geldiğini dünyaya ilan ediyoruz" dedi. Bağış, müzakere süreci ve AB projesinin geleceğini şöyle değerlendirdi:
ÇEVRE FASLI AÇILIYOR: Bu faslın açılması başlı başına bir mucize. Türkiye'de 26 değişik kurumun desteği ve onayı alındı. Müzakere pozisyon belgesi için 13 ayrı bakan imza attı. İki kişiye müteşekkiriz. Birincisi çevreye gerçekten inanmış, daha İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken Habitat Zirvesi'ni İstanbul'a getirmek için gece gündüz çalışmış, çevre konusunda Türkiye'yi merkez haline getirmeye çalışan bir Başbakan. İkincisi Çevre Bakanımız Veysel Eroğlu da Türkiye'nin bu faslı açabilmesi için muazzam performans gösterdi.
İŞİN MALİYETİ: İlk bilgisayar çıktığında hayranlıkla bakardık. Ciddi bir paraydı. Zaman geçti, o maliyetin beşte birine oyuncak diye alıyoruz. 6 yaşındaki kızım bilgisayar kullanıyor. O günkü maliyetle hesaplasaydık, bugün Türkiye'nin bilim ve teknolojide geldiği nokta altından kalkamayacağımız maliyet olarak görülebilirdi. Çevreyle ilgili milyarlık bütçeden bahsedeceğiz. Ama "Bir bireyin hayatı ne kadar eder?" sorusuna kim cevap verebilir?
DÜNYAYA MESAJ: Kopenhag'da dünya liderleri iklim değişikliğiyle ilgili bir ortak metin ararken Türkiye, 1500 sayfalık çevre belgesini hem ülkedeki 26 kuruma hem de 27 AB üyesine kabul ettirerek, nasıl konsensüs oluşturulacağına örnek oluyor. Çevre faslının açılışı için uçak tuttuk, 80 kişi Brüksel'e gidiyoruz. İlk defa bir faslın açılışına bu kadar kalabalık gidiliyor.
ERTELEMENİN BEDELİ: Bugün ertelediğiniz maliyetin yarın size 10 katıyla dönmesi söz konusu. Türkiye eğer çevrede bir takım adımlar atmazsa yarın kanser oranının, sağlığa harcayacağı miktarların, ölümlerin bedelini hiçbirimiz hesap edemeyiz. 15 yıl önce gazetelerin promosyonla gaz maskesi dağıttığı bir ülkede çevre faslını açarak duyarlılığımızın belli bir standarda geldiğini dünyaya ilan ediyoruz.

4 YILDA 12 FASIL AÇILDI
12. FASIL AÇILIYOR: Zor olan Türkiye trenini AB rayına oturtmaktı. Onu 17 Aralık 2004'te başardık. 3 Ekim 2005'ten bu yana da 12'nci faslımızı açıyoruz. Bugüne kadar müzakerelere başlayıp da bitiremeyen tek ülke yok. Türkiye de istisna olmayacak. Bu raylarda ilerlerken belki sıkıntılı dönemler olacak, tren yavaşlayacak. Ama eninde sonunda güneş doğacak.
FRANSIZLARA HATIRLATMA: AB üyesi ülkelere baktığınız zaman geçmişlerine birbirleriyle savaşmış, kan dökmüş ülkeler. Bugün AB bir barış projesi. Bazen takılıyorum Fransızlara; 'Siz, İngilizlerle aynı Birlik'te olduktan sonra bizi o kadar mesele etmemeniz lazım. Sizin bizimle tarihteki sorunlarınız hiçbir zaman İngilizlerle olduğu kadar kanlı olmadı.' Bugün Fransa'da, Almanya'da veya başka bir ülkede Türkiye'ye sorun çıkarmaya kalkan birileri olabilir ama bunların hepsi gelip geçicidir.

YENİ STRATEJİ
81 İLDE AB SORUMLUSU: Başbakanımız ilan etti. 81 ilde bundan böyle AB'den sorumlu birer vali yardımcısı olacak. İstanbul'da, Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle AB Genel Sekreterliği irtibat bürosu kurduk. Ortaköy'deki ABGS bürosunun bir camından baktığında havra görüyorsun, öbür camından baktığında kilise, minare görüyorsun. Tarihin tam ortasında. Medeniyetlerin beşiği olduğumuzu gösteren bir mekân.
YENİ İLETİŞİM STRATEJİSİ: Türkiye'deki berberler odası ile Fransa'daki berberler odasının işbirliği yapmasından tutun da belediyeler veya din adamları arasındaki temaslara kadar programlarımız olacak. Avrupa medyasını bilinçlendirecek çalışmalar yapacağız. Kanaat önderlerinin, basının etkili isimlerini Türkiye'ye davet edeceğiz. Konya'daki Şeb-i Arus'a ilk defa Ankara'daki AB üyesi ülkelerin büyükelçilerini götürdük. Mevlana'nın pergel metaforunu yaşadık. Ne demiş Mevlana; "Pergel gibi olacaksın, bir ayağınız sabit diğer ayağınla bütün evreni dolaşacaksın."