"Kıbrıs'ta kritik viraja girildi"

"Kimse tek taraflı taviz beklemesin" diyen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kıbrıs'ta altın fırsatlar olduğunu belirterek, bu fırsatların değerlendirilmesi çağrısı yaptı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kıbrıs'ta yoğunlaştırılmış müzakerelerin devam ettiği bir sırada Ada'nın geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Kıbrıs'ta çözüm için "altın fırsat" bulunduğunu belirten Davutoğlu, "Barış için bir gün bile gecikmedir" dedi. "Kimse tek taraflı taviz beklemesin" mesajı veren Davutoğlu, Ada'dan asker çekilmesinin de bu kapsamda olduğunu ifade etti. İngiliz mevkidaşı David Miliband'la görüşme için Londra'ya gelen Davutoğlu, uçakta sorularımızı şöyle yanıtladı:

BARIŞ İRADESİ

Kıbrıs'ta Türk tarafının teklifleri basına sızdı. Tarafların medya üzerinden kampanya yürüttüğü kritik viraja mı giriliyor?
Türk tarafının medya üzerinden yürüttüğü bir kampanya yok. Üzerinde titiz çalışılan paket BM üzerinden karşı tarafa sunuldu. Kıbrıs'ta, tarafların barış iradesinin olup olmadığının uluslararası toplum tarafından görülebileceği noktadayız.

Kıbrıs Türk tarafının sunduğu paketin zamanlaması dikkat çekici bulundu mu?
Paketin zamanlaması, yöntemi ve muhtevası önem taşıyor. AB'de yeni değerlendirme için daha bir yıl var. AB ilişkisi şu anda ortada yok. KKTC'de seçimlere makul zaman var. Tarafların suhuletle ve sükunetle çalışması gereken aşamadayız. Bunun Kıbrıs Rum tarafınca doğru algılanması gerekiyor.

Çözüm yöntemi nasıl olacak?
Tarafların yaratıcı düşünceyle aralarındaki açıklığı kapatmaları gerekiyor. Eğer hâlâ taraflar karşılıklı pozisyonlarını tekrarlayarak giderlerse bu, zaman israfına dayalı egzersize döner. Paket, o açıklığı kapatmaya dönük yaratıcı ve özgün unsurlar içeriyor. Rum tarafının ilk tepkisi gösteriyor ki, 2004'teki gibi yine ön alan Kıbrıs Türk tarafıdır. Ancak konuşmanın da bir sınırının olması lazım.

BM Genel Sekreteri rol alacak mı?
BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un Ada'ya giderek görüşmelere katılmasının yararlı olacağını söyledik. Genel Sekreterin Kıbrıs Özel Temsilcisi Downer, çarşamba gününe kadar devam edecek görüşmelere katkı sağlıyor. Moon da konuyla ilgili BM sürecinin ivme kazanması için istekli. Ya BM Genel Sekreteri'nin 2004'teki gibi aktif rol alması ya da tarafların yaratıcı inisiyatifle aradaki açığı kapatması lazım. Türk tarafı inisiyatif aldı. Rum tarafı zamana yaymayı mı istiyor? İşte bu görülecek.

ALTIN FIRSAT

Paketin içeriğinde neler bulunacak?
İçerik kapsamında, "yönetim, mülkiyet, AB, ekonomi, toprak ve garantörlük" konuları var. Yönetsel konular, operasyonel olarak en rahat müzakere edilebilecek, mesafe alınınca diğer konuların önünü açabilecek bir alan. Paket dengeli, tarafların önceki pozisyonlarını gözeten, taleplerini göz önünde bulunduran içeriğe sahip. Bu altın fırsatın değerlendirilmesi lazım. Rum tarafından olumsuz tepki gelmesi halinde sürecin geleceği için kaygı duyarız.

Ada'dan asker çekilmesi söz konusu mu?
Kimse tek taraflı taviz beklemesin. Eğer çözüm olursa Annan Planı'ndaki gibi bu konular (asker çekme) konuşulabilir. Türk tarafı iyi niyetli ve güçlü iradeye sahip olduğunu, geleceğe barışçıl baktığını göstermiştir.

BM ve ilgili ülkelerin yaklaşımını anlatır mısınız?
BM Genel Sekreteri, Genel Sekreterin Kıbrıs Özel Temsilcisi Downer'la görüştüm. ABD Dışişleri Bakanı Clinton ve AB dönem başkanı sıfatıyla İspanya Dışişleri Bakanı ile konuştum. Yunanistan'la da teması öngörüyoruz. Ban ki Moon ve Downer Türk tarafının yapıcı ve iyi niyetli adım attığını teyit etti. ABD Dışişleri Bakanı paketin çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Kıbrıs Türk tarafının olumlu adımlarının desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

AB'nin çözüm çabasına katkısı ne?
Sınır sorunları olan bir ülkenin AB'ye alınmaması gerekiyor. AB, Kıbrıs Rum tarafını tam üyeliğe kabul ederek bu temel ilkesini çiğnedi. Kıbrıs Türk tarafına yönelik AB taahhütlerinin yerine getirilmemesinin sonuçlarını gördük. Rumların tek taraflı olarak AB'ye alınmasının, AB'nin stratejik çıkarlarına aykırı olduğu görülüyor. Basiretine güvendiğimiz Avrupalı liderlerin bunu görmesi lazım.

Uluslararası toplumun çözüme katkısı yeterli mi?
Doğu Akdeniz'e istikrar ve barış getirecek çözüme destek verilmeli. KKTC'nin hâlâ izolasyonlara muhatap olması anlaşılamaz. Uluslar arası toplumun, çözümü zamana yayma anlayışıyla çözüm isteyen anlayış arasındaki farkı görmesi ahlaki sorumluluktur.

Çözüm için nasıl bir takvim söz konusu?
Barış için bir gün bile gecikmedir. Müzakerelerin hedefe dönük olarak yürümesi önemlidir. İki lider 60 kez bir araya gelmişse artık çözümün zamanı gelmiştir.

Türkiye, Yunanistan, KKTC ve Rum kesiminin 2004'teki Bürgenstock görüşmelerine benzer biçimde bir araya gelebilir mi?
Tüm yöntemlere açığız. Yeter ki yeni yöntemlerle süreç uzatılmasın. Başbakanımız dörtlü görüşmeye hazır olduğumuzu söyledi. Böyle bir platforma açığız. Ancak ilanihaye bu müzakere ve referandum süreci sürdürülemez.

Yunanistan ciddi ekonomik sorunlarla uğraşıyor, iyice içine kapandı. Böyle durumlarda ülkeler dış tehdit algılamasıyla toplumu bir arada tutar. Bu durum çözüm sürecine nasıl yansıyacak?
Türk-Yunan ilişkileri olumlu perspektifte yürüyor. İyi komşuluk ilişkilerinin Kıbrıs'ta çözüm sürecine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Papandreu hükümeti de sürece katkı veriyor. Bizim bir tehdit algılamamız yok. Yunanlı komşularımızın da Türkiye'den tehdit algıladığı kanaatinde değilim. Aksine önümüzde parlak komşuluk ilişkileri var ve Kıbrıs sorunun çözümü bu parlak geleceğe daha büyük bir katkı sağlayacak.

Çözüm konusunda umutlu musunuz?
Kendiniz inanmazsanız başkalarını inandırıp çözüme ulaşamazsınız. Elbette umutluyuz. Bizim sürükleyici olmamız lazım.
BİZE ULAŞIN