AB üyesi Türkiye neden iş dünyasının yararınadır?

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile İngiltere'nin AB İşlerinden Sorumlu Bakanı Chris Bryant tarafından ortaklaşa kaleme alınan bu makale, İngiltere'de Business Network Magazine ve Türkiye'de SABAH'ta eşzamanlı yayımlanıyor. Makalede, Türkiye'nin ekonomik gücüne ve AB için taşıdığı öneme ortak vurgu yapılıyor

Çarşı-Pazar-Piyasa kavramının çık��ş yeri olan Türkiye ile tezgâhtarlar ve tüccar ülkesi olan İngiltere arasında çok fazla ortak nokta vardır. Bizler, sıkı pazarlık yaparız, çıkarlarımızı korumaya özen gösteririz ve de ülkelerimiz her zaman açık fikirli, serbest ve ticarete açık ülkeler olmuştur. 21. yüzyılın ikinci on yılına girdiğimiz şu günlerde bu tür etkileşimlerin ekonomik refah için taşıdığı önem çok büyüktür, zira küresel bir bakış açısına sahip olunmadığı takdirde modern iş dünyasında kolay kolay gelişme kaydedilemez. Kendi sınırlarınızın ötesine odaklanmanın ne denli değerli olduğunun anlaşılması, Avrupa Birliği'nin genişleme sürecinin ardındaki en önemli nedenlerdendir. Kömür ve çelik alanlarında işbirliği yapan altı ülkeden, bugün 27 üye ülkeye ulaşan AB, üyelik kriterlerini yerine getirmeye hazır ve istekli yeni ülkelerin katılımını her zaman önemsemiştir. Genişleme, diğer sektörlerin yanı sıra, iş dünyasına ölçülemeyecek büyüklükte yeni imkânlar sunmuştur. Bu genişleme sayesinde, Birlik, dünyadaki en büyük ekonomik bölgeye dönüşmüş, iş dünyasının böylece serbest ve etkin faaliyetini mümkün kılmıştır. Türkiye'nin AB üyeliği, AB'ye yeni dinamizm kazandıracaktır. Türkiye ekonomisi 2002- 2007 döneminde her yıl ortalama yüzde 6.8 oranında büyümüştür. Türkiye'nin, sadece yedi yıl içinde Çin ve Hindistan'dan sonra dünyanın en hızlı büyüyen üçüncü ülkesi olması beklenmektedir.

TÜRKİYE'NİN İHRACATININ YARISI AB ÜLKELERİNE

AB ile Türkiye arasındaki iş ve ticaret bağlantıları da artmıştır. İhracatının yaklaşık yarısını AB ülkelerine yapan Türkiye, şu sırada AB'nin altıncı en büyük ticari ortağı konumundadır. Türkiye, tekstilden televizyon üretimine, ticari araç üretiminden büyük çaplı müteahhitlik işlerine kadar birçok sektörde Avrupa'da öncü konumdadır. Ayrıca Türkiye, birçok projeyle Avrupa enerji güvenliğine ve çeşitliliğine katkı sağlayan ve daha fazla yatırım alanları oluşturan gerçek bir enerji merkezine dönüşmektedir. Türk diplomasisi, AB'nin temeli olan istikrar, işbirliği ve barışı benimsemektedir. Avrupa'nın en büyük altıncı, dünyanın ise en büyük 15'inci ekonomisi olan Türkiye, ekonomik açıdan bir güç merkezi konumuna gelmiştir. Vodafone, BP, OMV ve Renault gibi belli başlı Avrupa firmaları Türkiye'de uzun vadeli yatırımlar yapmışlardır. Küresel ekonomik krize rağmen, Türkiye önemli miktarda dış yatırım çekmektedir. Bu veriler açıkça göstermektedir ki, özellikle Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu, Orta ve Kuzey Afrika'daki 1.3 milyar tüketiciye erişebilen Türkiye'nin AB üyeliği gelecekte AB'nin büyümesi bakımından itici güç olabilecektir. Uluslararası otoriteler 2010'da Türkiye'nin yüksek bir ekonomik büyüme oranına ulaşmasını beklemektedir. Bu durum, sürmekte olan küresel ekonomik krizden kurtulma çareleri arayan Avrupa ekonomisi için özellikle önem taşımaktadır. AB üyeliği, Türkiye'ye reformlar ve AB karar alma mekanizmalarına katılım sağlayacak, Türk iş dünyasına da AB'deki yarım milyarlık tüketici kitlesine kısıtlamasız erişim olanağı sunacaktır.

2010 FIRSAT YILI

2010, Türkiye için bir fırsat yılıdır. Bu yıl, Türkiye'nin gerekli reformları yapması ve katılım müzakerelerinde ilerleme kaydetmesiyle üyelik sürecinin hız kazandığı bir yıl olabilir. Bu kolay olmayacaktır, ancak, her iki tarafın da kazanacağı çok şey olduğundan harcanan çabalara değecektir. Katılım süreci, siyasi ve ekonomik reformları teşvik etmektedir. Bu sürecin, üzerinde uzlaşılan ilkeler ve koşullar temelinde aynı hızla sürdürülmesi, hem AB'nin hem de Türkiye'nin stratejik çıkarlarına uygundur. 2010 aynı zamanda İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti olduğu yıldır. Avrupa'nın ve dünyanın gözleri bu yıl Türkiye'nin üzerinde olacaktır, bu da kaçırılmaması gereken bir fırsattır. Halen küresel ekonomik krizle mücadele etmekte olan İngiltere veya Türkiye'deki iş çevreleri için AB'nin genişlemesi öncelikli bir konu olmayabilir. Ancak, orta ve uzun vadeli planlama yapabilecek kadar güçlü firmalar açısından Türkiye'yi içine almış bir AB'nin iş dünyası için önemi tartışılamaz. İngiltere'nin AB İşlerinden Sorumlu Bakanı ve Türkiye'nin Devlet Bakanı ve Başmüzakerecisi olarak bizler, AB ve Türkiye'nin birbirine daha da yakınlaşması ve 2010'da her iki tarafın da Türkiye'nin AB üyeliği yolunda önemli ilerlemeler kaydetmesi yolunda ve işbirliği içinde çalışmaya kararlıyız.
BİZE ULAŞIN