Balkanlar'daki acıdan barışa...

Srebrenitsa katliamının ardından atılan adımlar küçük de olsa önemli... Sırpların da Boşnakların da ortak hayali, AB ve NATO'ya girmek...

Srebrenitsa katliamının ardından Bosna Hersek'te bugün toplu mezarlardan çıkarılan kemiklere yönelik DNA testleri sürüyor. Yakınlarının kemiği bulunanlar bir mezara kavuşmuş ama bir de mezarına bile kavuşamayanlar var. Onlar için kabus hâlâ devam ediyor.... Dünya, hassas dengeler üzerine kurulan Dayton Barışı'nı kalıcı kılmak için Bosna Hersek ve Sırbistan'ın, AB ve NATO ile entegrasyonunu biraz da taraf tutarak destekliyor. AB'nin Sırp ve Hırvatları Schengen vize sistemine dahil etmesi, üyelik perspektifi vermesi, Türkiye'yi sadece yıllardır AB kapısında beklediği için kaygılandırmadı. Kaygının diğer yanında Bosna Hersek'in de dışlanması vardı... İşte böyle bir ortamda Sırbistan Parlamentosu 30 Mart'ta, Srebrenitsa katliamını kınayan karara imza attı. Bu imza öncesinde Sırbistan Dışişleri Bakanı Vuk Jeremiç, SABAH'a kararın amacını anlatırken ses tonunda belirgin bir üzüntü vardı: "Sorunlarımıza yasal ve siyasi olarak eğilmek ve tarihi yakalamak lazım. Bizim hedefimiz bu. Son derece acı bir dönemi temsil ediyor. Ama atacağımız adımlar karşılık da bulmalı." Sırp Parlamentosu'nun bu kararı almasının en büyük nedeni AB üyeliği. Ama kararın gecikmemesinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun bir gece yarısı uçuşunun etkisi var.

UÇAĞIN ROTASI DEĞİŞTİ

Sırbistan-Bosna Hersek ve Türkiye Dışişleri Bakanları, 14-15 Ocak'ta Belgrad'da buluşmuştu. Bir yandan Bosna Hersek'in Belgrad Büyükelçisi için müzakere sürüyordu, diğer yandan da Sırbistan Parlamentosu'nun alacağı karar için. Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Sven Alkalaj, Sırbistan'ın alacağı olası kararın Bosnalıları tatmin etmemesinden kaygılıydı. Sırbistan Dışişleri Bakanı Vuk Jeremiç ise 'soykırım' kelimesini kullanmadan bir karar alınması için mücadele veriyordu. Gelinen aşamanın ardından önce Alkalaj, Cumhurbaşkanı Haris Sladziç'i aradı. Telefonu Davutoğlu aldı. Görüşme uzayınca o gün akşam İstanbul'a dönmeyi hedefleyen Davutoğlu, Sladziç ile yüz yüze görüşme kararı aldı ve uçağının rotası Saray Bosna'ya döndü. Davutoğlu'nun zamanı dardı. Bu yüzden protokolde üst düzeyde olmasına karşın Sladziç'ten havaalanına gelmesini rica etti. Davutoğlu'nun uçağı, Alkalaj ve beraberinde büyükelçilerle birlikte Saray Bosna'ye geceyarısı indi. Sladziç ile VIP'te buluşacaklardı ancak ziyaret için bir hazırlık yapılmadığından bakanları özel arabalar karşılamadı. Onlar da servis aracıyla Sladziç ile görüşmeye gitti. Gündemdeki bir konu da savaş suçlularıydı. İki ülkenin 15 yıl sonra acılarını geride bırakması için hem siyasi, hem de hukuki kararlar etkili olacak. Siyasi adımlar arasında Bosna Hersek Cumhurbaşkanı'nın Belgrad'ı ziyaret etmesi, bunu Srebrenitsa katliamının yıldönümünde Sırbistan Cumhurbaşkanı Tadiç'in izlemesi var. Ancak Ekim ayında seçime hazırlanan Bosna Hersek'ten böyle bir ziyaretin olması oldukça güç. Hukuki adım ise savaş suçlularının iadesi. Geçen zamanda katliamın baş aktörlerinden Miloseviç ve Karadziç yakalandı. Birleşmiş Milletler (BM) Savaş Suçları Mahkemesi'ndeki yargılanması devam ediyor. Ordu komutanı Ratko Mladiç ile Goran Haciç ise hala aranıyor.

"BİZİM DE KAYBIMIZ VAR"
Sırp Bakan Jeremiç, "ne zaman yakalanacaklar" sorusuna "Biz elimizden geleni yapıyoruz. Tahminde bulunmak çok zor" yanıtı veriyor. Ve ardından da ekliyor: "Her iki tarafta da kayıplar var. Bizim de kayıplarımız var ve attığımız adımlara karşılık bekliyoruz. O zamanki koşullar bu acılara zemin hazırladı. Şimdi bunları tamir etmeliyiz" Jeremiç'in "acı olaylar" diye tanımladığı yılları Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Alkalaj tartışmaya bile açmıyor. "Bu soykırımdır, katliamdır. Savaş suçluları her savaşta olur ama burada oranları bile aynı değil." Sırbistan'ın talebiyle İngiltere'de tutuklanan Bosna Hersek eski liderlerinden Eyüp Ganiç ise Londra Yüksek Mahkemesi tarafından geçtiğimiz ay kefaletle serbest bırakıldı. Ganiç için yaklaşık 450 bin dolar olarak belirlenen kefalet ödendi. Mahkeme Ganiç ile ilgili nihai kararını ise 13 Nisan'da verecek. Ganiç'in Sırbistan'a mı iade edileceği yoksa Bosna Hersek'te mi kalacağı belli olacak. Ganiç ile ilgili karar siyasi adımların da geleceğini belirleyecek... Geçtiğimiz yıl 10 Ekim'de Alkalaj ve Jeremiç'i buluşturan İstanbul, 20-22 Nisan'da Güneydoğu Avrupa Ülkeleri İşbirliği Süreci Zirvesi'ne evsahipliği yapacak. Bu defa hedef iki ülkenin liderlerini buluşturmak. Hemen ardından da 23 Nisan'da Talin'de NATO Dışişleri Bakanları biraraya gelecek. Türkiye birkez daha Bosna Hersek'in Üyelik Eylem Planı'na dahil edilmesi için çabalayacak.

ORTAK HAYAL: AVRUPA

AB, Hırvatları ve Sırpları Schengen sistemine dahil ederken, Bosna Hersek'e hâlâ gün vermedi. Bosna Hersek içerisindeki Sırplar ve Hırvatların çoğu çifte vatandaş. Yani hassas temeller üzerine oturtulan Dayton düzeninde geride sadece Boşnaklar kaldı... Bosna Hersek için Batı'nın başlattığı Butmir görüşmelerinde ilerleme sağlanamadı ama AB ısrarından vazgeçmedi. Mayıs ayında AB Dönem Başkanı İspanya'nın öncülüğünde birkez daha çözüm aranacak. Beklenen AB'nin öncülüğünde bir bildiri yayınlanması ve yıllardır Bosna Hersek'te Anayasal reformların yapılamaması nedeniyle işlemeyen sistem için gerekli değişikliklerin seçimlerden sona yapılacağını belirten bir karar alınması. Ve Haziran ayındaki AB zirvesi'nde de Schengen kapılarının Bosna Hersek'e açılması. Tarihin kendilerine bıraktığı acılara karşın Alkalaj ve Jeremiç'in gelecek için hayalleri aynı. Jeremiç, bunu "acılı döneme bir nokta koymak" diye tanımlıyor ve birgün iki ülkenin de ortak yas gününde ve Avrupa'da buluşabileceğini söylüyor. Alkalaj'ın hayali de aynı: "Bu sene Temmuz'a kadar AB'nin bize tarih vermesini bekliyoruz. Dileğim AB'ye ve NATO'ya Sırpların da bizim de üye olmamız."

ORTAK BİR DİLEK...
Sırbistan Dışişleri Bakanı Vuk Jeremiç yaşananların ardından gelinen iyimser havayı "acılı bir döneme nokta" koymak olarak değerlendiriyor. Jeremiç, arkadaşımıız Duygu Güvenç'e, gelecekteki dileğini şöyle aktarıyor: "Bir gün iki ülke de yas gününde AB'de buluşabilir. Herkesin dileği de bu."

BİTİRİRKEN
Ahmet Davutoğlu'nun davetiyle Sırp ve Boşnak bakanlar İstanbul'da ilk defa bir araya geldiğinde takvim 10 Ekim 2010'du. Davutoğlu aynı gün Türkiye ve Ermenistan arasındaki protokole de Zürih'te imza attı. Anlaşmalar, normalleşme kadar 1915 olaylarına dair 'soykırım' iddialarının da tarih komisyonu tarafından görüşülmesini öngörüyordu... Yani bir asır sona ermeden acılara nokta koymayı... Üç ülke arasında ortak vizyon arayan Davutoğlu'nun bundan sonraki hedefi, "Bu coğrafyayı zihinlerdeki imajı açısından ülkelerin, toplulukların birbirlerine ön yargıyla baktıkları bir coğrafya olmaktan çıkarmak" Yani acıları unutturabilmek. Bunun için belki de acının izlerini bugün bile taşıyan Srebrenitsa'ya gitmek ve bir zamanlar şifalı sularıyla ünlü olan kasabanın suyundan içmek gerek... Belki kanlarla yıkanan şehrin suları acıların zamana karşı direncini de yıkar....

BİZE ULAŞIN