Başbakan ile gündem

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan atv ekranlarında, atv Genel Yayın Yönetmeni Erdoğan Aktaş, Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak ve Sabah Yazarları Hasan Bülent Kahraman ile Emre Aköz'ün sorularını yanıtladı.

Başbakan gündemin 1. sırasına oturan Anayasa Paketi değişikliği ile ilgili şu açıklamalarda bulundu:

"Bülent Arınç 'CHP eğer Anayasa Mahkemesi'ne gitmeme garantisi verilirse bir uzlaşma kapısı açılır' dedi. Tam böyle tartışmalar devam ederken, sanki CHP ile uzlaşma gündemden kalkmış gibi görünürken, Bülent Bey'in bu açıklaması ile gerçekten bir kapı açılabilir mi? Eğer CHP'nin tavrı böyle olursa?'' sorusu üzerine Başbakan şunları söyledi:

''Konuya şöyle girersek isabetli olur, diye düşünüyorum. Bu işin bir süreci var. Olaya başlarken hatırlarsanız, geçici 15. Madde'den başladık. Genel başkan, 'geçici 15. madde sadece oylamaya gelsin, diğerlerini asla görüşemeyiz' dedi. Süreç böyle başladı. Daha sonra 3 madde diye bir süreç gündeme geldi, daha sonra da bize bir yazı geldi. Bu gelen yazıda ise 3 ana konu başlığı şeklinde geldi. Bu 3 ana konu başlığı ise malumunuz 11 artı 3 geçici maddeyi kapsıyor. Ben de bunu 'şark kurnazlığı' olarak ifade etmiştim. Çünkü ABD seyahatine çıkarken eğer bu konuda...O zaman daha komisyonda da şeyleri tartışmaya başlamadığımız süreç. Dedik ki 'bu konuda samimi iseler grup başkanvekillerini görevlendirebiliriz'. 'Grup başkanvekilleri otursunlar konuyu değerlendirsinler. Yasal alt zemini varsa bu işin gereğini yapalım' dedik. Tabi şimdi köprünün altından çok sular aktı, gitti. Şu saate, bakıyorsunuz 2-3 gün önce böyle bir teklifle yine karşımıza çıktılar. Bir taraftan 3 madde, bir taraftan ana konu başlığı, yani kimin ne dediği belli değil. Grup başkanvekilleri farklı, kendileri farklı konuşuyor.''

''Şimdi biz bu yazılı metine mi inanacağız, yoksa Genel başkanın söylediklerine mi inanacağız? Gelen arkadaşlar grup başkanvekilleri, genel başkan yardımcıları, kendileri gelmişler ve burada aynen kullandıkları ifade şu 'teklifin kamuoyuna yansımasının öncesinde ve sonrasında CHP'nin çekince koyduğu siyasi partilerin uyacakları esaslar ve bağlantılı maddeler ile HSYK ve anayasa mahkemesinin yapısı, üyeliği, denetimi, görev ve yetkileri, çalışma ve yargılama usulü ile bağlantılı maddeleriyle ilgili 3 ana konudaki maddelerin tekliften ayrıştırılarak diğer maddelerinin anayasa değişikliği teklifi olarak görüşülmesinde yarar bulmaktayız' Gerçek bu diğer sözleri ben pek kale almıyorum. Buradan hareket ettiğimiz zaman 3 madde diye bir şey söz konusu değil. Bu olay 11 maddeyi kapsıyor, buna geçici maddeleri de ilave ettiğiniz zaman 14 maddeyi kapsıyor. Şimdi biz burada hangisine inanacağız. Artık Anayasa komisyonundan da geçmiş durumda. Şu anda zaten bundan sonra bir sulandırmadır, bir şark kurnazlığıdır. Ve geri dönüş filan söz konusu değil.

"Anayasa görüşmelerinden sonra bağımsızların, DSP'nin ziyareti, seçim barajının düşmesi, partilere yardım konusu gibi konuları aramızda görüştük, olabilecek olanları dahil ettik. Hepsini edersek bizim bir anlamımız kalmaz. Değişiklik konusunda bir konsensüs oluşsun istedik. Yüksek yargı kurullarının da önerilerini aldık. Onların taleplerinin hepsi dosyalar halinde var. Yargıtay Danıştay HSYK'nin talepleri elimizde var. Kanun tasarımızın %70'inde yüksek yargının talepleri var."

BEDELLİ ASKERLİK KONUSUNDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Bedelli askerlikle ilgili çok sayıda mail geldiğinin belirtilmesi üzerine Erdoğan, ''Bu mailleri bence bir klasöre koysanız da bunu Silahlı Kuvvetlere gönderseniz çok isabetli olur veya Milli Savunma Bakanlığımıza. Milli Savunma Bakanımız ve Genelkurmay Başkanımızla bu konuyu tekrar, bir daha müzakere ederiz'' dedi.

Konuyla ilgili kişisel görüşünün sorulmasına karşılık da Erdoğan, ''Detaylarını bir görüşmem lazım. Detayları noktasında gerekli bilgi ve değerlendirmeyi yapmadan böyle bir açıklama yaparsam bu yanlış olur'' diye konuştu.

Devlet Bakanı ve Başmüzekareci Ali Babacan'ın Atina ziyaretinin sorulmasına karşılık Başbakan Erdoğan, 15-20 Mayıs tarihleri arasında Atina'yı ziyaret edeceğini, bu ziyaret öncesi Babacan'ın ön hazırlık için, hem de mevcut ekonomik durumu onlarla müzakere etmek üzere ziyarette bulunacağını belirtti.

"DEĞİŞİKLİKTE EN ACİLDEN İŞE BAŞLAMAK İSTİYORUZ"

Anayasa Değişikliği büyük çapta bir çalışmaydı, önce akademisyenlerle başladık, çok geniş çaplı bir çalışmaydı. 2008 Mart'ındaki parti kapatma olayı gündeme gelince bu çalışmayı erteledik. Şimdi başlattığımız çalışmada ise öncelikler sıralaması yaptık. Önümüze gelenler bu maddeler oldu. Şu anda biz en acilden işe başlayalım istiyoruz. Çünkü mecliste önümüze bariyerler konuyor ve 3 günde bitecek kanun değişiklikleri 1 ay sürüyor.

PARTİ KAPATMA SÜRECİNİ İYİCE ZORLAŞTIRMAMIZ GEREK

Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz'ün "Meclis'te birçok parti kapatıldı, ancak bunlara bir son vermek gerekir. Bu konuda Venedik Kriterleri komisyonunun taleplerini uygulamaya koymadınız, neden? Bu kriterlere esas olan bir partinin şiddete başvurmaması onun dışında hayatına devam etmesi. Siz neden böyle bir tercih yaptınız?" sorusuna şöyle cevap verdi Başbakan Erdoğan:

"Biz istedik ki Parlamento müsaade ettiği zaman yargılama süreci başlasın. Avrupa'da da bunun benzeri uygulamalar var. Siyasetçi kendi ayağına kurşun sıkmayacak. Meclis'in 3'te 2'si onay verirse parti yargılanabilecek."

DEMOKRASİNİN SINIRLARINI GENİŞLETECEK NOKTALAR NELER?

Hasan Bülent Kahraman'ın "bunu bir paket olarak nitelendiriyorsunuz, bu anayasanın aslının vesayet altında hazırlanmış olduğunu biliyoruz, aradan geçen süreçte hükümetler tarafından yapılan değişiklikler var. %65'i 82 anayasasının değişmiş durumda bu siviller tarafından yapılan değişiklik ama bence de bu anayasa hala bir vesayet anayasası. Bu büyük pakete yapılan değişiklikler acaba daha genişletilebilseydi, bu süreci devam ettirmek bunu yeniden ele almak söz konusu olursa bu paket dışında sizin bu anayasada değiştirmek istediğiniz hususlar neler? Demokrasinin sınırlarını genişletecek bir değişiklik olarak öngördüğünüz bir nokta var mı?" şeklindeki sorusuna Başbakan:

"2011 seçimlerinde yepyeni bir anayasa değişikliğiyle halkın karşısına çıkabileceğimizi söyleyebiliriz. Bu kampanyayı da halkımıza mal ederiz. Özellikle de bu seçimlerde halkımız bizden bunu isteyecek, dediğiniz konular da bunun içinde. Veliler ve öğrenciler arasında YÖK konusunda rahatsızlık var. Bunlar konuşulabilir ve adımlar atılabilir. Şu anda bize gelen birçok talep var. Cumhurbaşkanlığı ile ilgili yetkilerin azaltılması konusu var. Sembolik başkanlık ya da şu anki gibi yarı başbakanlık olması var. Biz de çok büyük sıkıntılar çektik. Yetkilerimiz daraltıldı. Yerindelik yetkimize sürekli müdahale edildi ve birçok adımı atamadık. Yüksek yargıda eğer bazı adımları atmak istiyorsak hem yüksek yargı güçlenmeli hem de atanmış seçilmişler arasındaki dengesizliği kaldırmalıyız. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir yaklaşım yok." şeklinde cevap verdi.

TÜRKİYE'YE BAŞKANLIK SİSTEMİ GETİRİLMELİ Mİ?

Avrupa'da ve ABD'deki Başkanlık sisteminin Türkiye'ye uyarlanması hakkındaki soruya Başbakan şöyle cevap verdi:

"Başkanlık sisteminde kongre ve parlamento daha etkin hale gelecek. Ama şu anda atanmışlar tarafından önü kesilebiliyor değişikliklerin. Türkiye'yi bu paradigmalardan kurtarmamız lazım. Orada Başkan, silahlı kuvvetlere alım yapacaksa, karar kongreden çıkıyor, kongre onaylamazsa bu adımı atamaz. Bizde ise biz getirdiğimizi parlamentoya sunmuyoruz, yürütme olarak biz veriyoruz. Biz gerçek anlamda kuvvetler ayrılığını savunuyorsak, çok daha süratli bir kalkınmayı Türkiye yakalayacaktır. "

"Sizin kafanızda böyle bir proje (Başkanlık sistemi) olduğu çok belli. Anayasa'nın bu yönde değiştirilmesinde bir zaruret görüyor musunuz?"

"Halkımızın böyle bir şeyi kabul etmesi halinde tabii ki bu adımı atarız."

MİLLETVEKİLLERİNİN DOKUNULMAZLIĞI KALDIRILMALI MI?

Emre Aköz: "Sadece sizin rakipleriniz değil sizin partinizin sempatizanları da dokunulmazlıklar konusuna kafayı takmış durumdalar. Bürokraside de dokunulmazlık sorunu var. Hem siyasetçiler hem de bürokrasi babında halk bunda bir ayar istiyor. Bunun ciddi bir talep olduğunu düşünüyor musunuz? Sizce propaganda mı?"

"Ben öyle görüyorum. Bu teklifi getiren ana muhalefet lideri neden AK Parti hükümetinden önce bu teklifi getirmedi? Bu konuda popülizm yapıldığını düşünüyorum. Bu sadece yasama yürütme organlarına getirilirse, o zaman bunu bürokrasinin iki dudağından çıkacak söze mahkum etmiş olursunuz. Yani bir yargı mensubu Başbakan hakkında dava açarsa hemen dokunulmazlık olmadığından yargılanır. Böyle bir durum büyük bir kaos doğurur."

ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARINDA DEĞİŞİK AÇIKLAMA OLACAK MI?

Erdal Şafak: "Ermeni soykırımı iddiaları hakkında sayın Başbakan geçen seneki açıklamalarla mı yetinecek yoksa değişik bir açıklama olacak mı?"

"Obama bir yılda bizi daha yakından tanıdı. Ermenistan- Türkiye ilişkilerindeki tavrımız çok iyi biliniyor. Nükleer güvenlik zirvesine biz de katıldık. O toplantıda da bu konuyu görüştük. Bir gün öncesinde de Sarkisyan'la değerlendirdik konuyu. Bu işi tek tek ayrı ayrı değil Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye biraraya gelerek çözüme varmalı denildi. Azerbaycan- Ermenistan arasındaki sıkıntıyı gidermemiz lazım. Protokolden geri adım atmayız, bölge barışı için çabalıyoruz. 93'te bizim kapılarımızın kapanma sebebi Azerbaycan'ın topraklarının işgal edilmesi. Bu işgal kalkmadığı sürece kapılarımızı açmayacağız. Bizim böyle bir soykırımı kabul etmemiz mümkün değil."

KÜRT AÇILIMINDA TEMEL ADIMLAR HANGİLERİ?

Hasan Bülent Kahraman: "Kürt açılımı, demokratik açılım süreci bir süre önce başlamıştı. Aradan geçen sürede bundan sonrasına dönük olarak atılmasını öngördüğünüz temel adımlar hangileri? Neler olursa bu konudaki gerilim ortadan kalkar?

"Dün yazarlarla yaptığım toplantıda yazarların bilgilerinden istifade ettim, onlar da birbirlerinden istifade ettiler. Açılım konusunda bazı duygusallıkların olduğunu görüyoruz. Ülke genelinde bu konuya çok duygusal bir yaklaşım var. Biz etnik, dinsel ve bölgesel milliyetçiliğe karşı olduğumuzu söylemiştik. AK Parti anlayışında ilkel bir milliyetçilik olamaz. Biz ülkeye dört dörtlük faydalı oluyorsak gerçek milliyetçilik budur. Geçmişte ihmal edilmiş bölgeler bu yedi sene içinde desteklendi. İlk olarak terör sorununun üzerine gitmemiz gerekiyor. Azınlıkların, etnik sorunların ve ekonomik sorunların üzerine gitmek gerekiyor. Bu uzun soluklu bir yolculuk. Bir günde olacak bir şey değil. Anayasa Paketi, Parlamento'daki yasa teklifleri hep bu sorunları yok etmek adına yapılıyor."

İŞSİZLİK SORUNU NASIL ÇÖZÜLECEK?

Emre Aköz: Yakında seçim var, işsizlik konusunda neler yapmayı düşünüyorsunuz? Geçtiğimiz günlerde memur alımı hakkında yaptığınız açıklama dışında neler yapmayı düşünüyorsunuz?

"Aslında sorunuzun içinde cevabı da var. Türkiye çok ciddi bir değişim yaşıyor. Tarım işçisi diye bir şey kalmıyor. Burada biz aslında çok büyük şeyleri başardık, iktidara geldiğimizde 10.7 olan işsizlik şu anda 14. Geçen yıla göre iyi noktadayız. Turizm, sağlık ve milli eğitimde ciddi personel açığı var. Bu sektörlere eleman alımları olacak."

TAKSİM'DE 1 MAYIS- "DEMOKRASİLERDE DEĞİŞİM SABAHTAN AKŞAMA OLMAZ"

Emre Aköz: "1 Mayıs'ta Taksim'de kutlama yapılmasına izin verildi. Bu demokratikleşmenin bir parçası mı, yoksa artık provokasyon olasılığının azalması mı?"


"Özgürlükler noktasında bugün nasıl bir Türkiye var? buna bakmamız lazım. Bazı sivil toplum örgütlerinin beklentisi her şeyin akşamdan sabaha olması, ancak bu bir süreçtir. Buna toplumun da hazır olması gerekiyor. Toplum ve iktidarın hazır olması gerekiyor. Biz bunların hepsine hazır değildik. Vatandaşların kendi anadilinde yayın ve billboard reklamlarına ilk başta verilen tepkilerle şimdiki tepkiler aynı değil. Toplum buna alıştı. Cam ve çerçevelerin indirildiği bir emek ve dayanışma günü mü yoksa kutlamalarla geçen bir 1 Mayıs mı olmalı? Kutlama yapıyoruz diyenler aralarına giren aşırı uçları tasfiye etme gücüne sahip değil. Bu konuda güvenlik güçlerine yardımcı olmalılar. Taksim diye diretme bile samimi bir yaklaşım değil. Yine de valilik tüm görüşmelerini yaptı ve bu yıl bir test edelim dedik. Samimi ve bayram havası içinde geçmesini temenni ediyoruz. Bu demokrasi sürecine geçilmesinde büyük bir adım olur. Soluyla sağıyla bir kutlama imkanı yakalanmış olur, temennimiz bu."

KKTC'DE BUGÜN YAPILAN SEÇİM


KKTC seçimi ile ilgili sorulara ise Başbakan şöyle yanıt verdi: "Seçim sonuçları Kıbrıs'taki görüşmelerin devam etmesine destek olmalı. Bizdeki yapı aynen Kuzey Kıbrıs'ta yok, ancak bizim isteğimiz sonuçların istikrara yönelik olması ve Kuzey Kıbrıs'ın kendi ayakları üzerinde durabilen bir ülke olduğunu göstermesi.

Anayasa değişikliği paketi hakkında ise Başbakan Erdoğan "Tüm milletvekillerine güveniyorum, paket gerçekten milletin beklentisi. Referandum konusunda ise milletin iradesine güveniyoruz. Her şey Türk milleti için." şeklinde konuştu.

ERKEN SEÇİM TARTIŞMASI

"Referandum sonuçlarına göre bir erken seçime gidilecek mi?"

"Ne alakası var. Böyle bir referandum yapıp %70 alırsınız, seçimde ise %40 alırsınız. Bu ikisi çok farklı olaylar. Millet referandumda kendi gönlündeki partisinden kopuyor. Sen duygusal hareket ediyorsun, ama benim burada başka bir derdim var diyor. Burada elma ile armutu birbirinden ayırmak lazım."

BİZE ULAŞIN