Haberin 24 saatlik temposu

Burası Yazıişleri, bizim mutfağımız... Gün 24 saat yaşanır. Bayrağı devredip ertesi gün teslim alırız. Yağmur, kar yağar... Güneş açar, fırtınalar çıkar... Gazeteci tayfası hep ordadır. En lezzetli yemeği pişirmek için yarışırız... Emekle, sabırla toplanan meyveyi, sebzeyi (siz bunu haber diye okuyun) temizler, ayıklar sonra en güzel tarafını Yazıişleri'nde bir araya getiririz. Yağını, sosunu da kattıktan sonra size yollarız. İlk toplantı saat 10.30'dadır... Bütün servisler, Genel Yayın Müdürü'nün başkanlığında bir masanın etrafında toplanır... Özeleştiri de yaparız. Haberi diğer gazeteler ve biz nasıl vermişiz diye. Eğer özel bir haberimizle Babıali'yi atlatmışsak değmeyin keyfimize... Öğlen 14.00'te yine toplanırız... Son gelişmelerden sonra sayfaların nihai şeklini veririz... Ve 15.00'te daraltılmış bir toplantı daha. Sıra vitrini düzenlemeye, birinci sayfayı yapmaya gelmiştir. En iyi haberi seçmek için herkes görüşünü söyler. Ve en çarpıcı başlığı bulmak için yine kafa patlatılır. İlk baskı saatine doğru yani 17.00, 18.30 arası birileri şöyle uzaktan baksa "Deliler toplanmış" der... Sonra bağırma, koşuşturma birden kesilir. Herkes bir tarafa çöker ve provalardan son düzeltmelerini yapar. Gece ekibi de yavaş yavaş sökün eder. 19.00'da onlarla yaptığımız son bir toplantıyla işi devralırlar... Artık gazete onlara emanettir... Sizler o gazeteyi okurken bizim için arşivde yerini almıştır artık... Mevlana'nın dediği gibi; "Dünle beraber gitti cancağızım. Ne kadar söz varsa düne ait Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.'' FİKRET ESER

BİZE ULAŞIN