'Olmayan şeyin belgesi olmaz'

"Parmaklara barut kokusu değil, mürekkep bulaşsın" çağrısında bulunan Erdoğan, Wikileaks iddiaları ile ilgili İsviçre'den belge almasını öneren Kılıçdaroğlu'nu da çapsız siyaset yapmakla suçladı

  1. Haberler
  2. Gündem
Pazar 05.12.2010 ABONE OL
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Wikileaks iddiaları üzerine kendisine İsviçre'den belge almasını öneren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek hiçbir siyasetçinin, iftiralara sevinç çığlığı atıp, "Başbakanına bunun İsviçre'den belgesini al" demeyeceğini, olmayan şeyin belgesinin de olmayacağını söyledi. Dolmabahçe Buluşmaları kapsamında dün ikinci kez üniversite rektörleriyle bir araya gelen ve 74 rektöre "Artık parmaklara barut kokusu değil, mürekkep bulaşsın istiyoruz" Erdoğan, şu mesajları verdi:

ÇAPSIZ SİYASET
ABD'nin diplomatları dedikodu, magazin, iddia ve iftiralardan oluşan gayri ciddi yazışmaları internet yoluyla tüm dünyaya yaydı. Etekteki taşların dökülmesinin bekledik. Çünkü yapılanın ne olduğun tamamen görmek istedik. Sitenin iddia ettiği gibi bir şeffaflaşma mı, yoksa belli yazışmaların belli bir takvim çerçevesinde, belli süzgeçlerden geçirilerek dolaşıma sokulması, bir takım operasyonların gerçekleştirilmesi mi? Örtülü bir kara propagandanın yürütülmesi mi? Bu yolla acaba belli ülkeler arasındaki ilişkiler manipüle edilmeye mi çalışılıyor?" nMeseleyi analiz etmeden hemen ilk çıkan iddia ve iftiralara sarılmak sığ, çapsız, vizyonsuz, ufuksuz bir siyasetin göstergesinden başka bir şey olamaz. Devlet ciddiyetine sahip hiç kimse, özellikle hiçbir siyasetçi ortaya çıkan iftiralara sevinç çığlığıyla sarılıp bunlardan medet ummaz. Başbakanına İsviçre'den bunun belgesini al demez. Olmayan şeyin belgesi olmaz. Hukuktaki kaide müddei iddiasını ispatla mükelleftir. nBatman Üniversitesi'nin yarıya yakınını kız öğrenciler oluşturuyor. Batman'ın kız çocukları üniversiteye akın ederken İstanbul, Ankara, İzmir'deki kızlarımızı kılık kıyafetten dolayı kapı dışarı edenler, bu ülkenin çocuklarına ne büyük bir haksızlık ettiklerini bu gelişmelerle görüp fark ediyorlardır. Bir yandan üniversite kapısına gelmiş kız çocuklarını umutsuzluğa mahkum edenler, bir yandan çıkıp bu ülkede kız çocuklarının okutulmamasından şikayet edemez. nÜniversitelerin Türkiye'nin kültürel, coğrafi ve tarihi zenginliğini bilime tahvil etmesi gerekir. Küresel ölçekte tarım dendiğinde akla Harran Üniversitesi'nin, petrol dendiğinde Batman Üniversitesi'nin, balıkçılık dendiğinde Rize Üniversitesi'nin gelmesi gerekir. İslam tarihi, edebiyatı, doğu dilleri, Türkiyat araştırmaları, Kürdoloji denildiğinde Türkiye'nin üniversitelerinin öne çıkması gerekir. On yıllarca tek tip insan yetiştirmeyi maharet görmüş, kışla mantığıyla idare edilmiş üniversitelerin bir kalite sorunu olmasından daha tabi bir şey olamaz.
Üniversiteler başörtüsü meselesini konuştuğu kadar Türkiye'nin demokratikleşmesini, Kürt meselesini, Doğu-Güneydoğu meselesini, iç göç meselesini, tarımsal verimliliği konuşmuş olsalardı bugün manzara değişik olurdu.
5 veya 10 yıl sonra Hakkari, Mardin, Adıyaman, Van caddelerinin Türkiye'nin ve dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen öğrencilerle renkleneceğine inanıyorum.
73 milyon artık kan görmek, gözyaşı görmek değil mürekkep görmek istiyor. Artık bu ülkenin tüm evlatları bilgisayarının başında internet ağıyla tüm dünyayla görüşme istiyor. Parmaklara barut kokusu değil, mürekkep bulaşsın istiyoruz. Biz böyle bir geleceğe inandık.

GENÇLERLE BULUŞACAK

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ocak ayında gençlik temsilcilerinin de Dolmabahçe buluşmasına çağrılacağını açıkladı. Çelik, en uçtaki gençleri de dinlemeye hazır olduklarını belirterek, "Tüm gençlerin temsilcilerini çağıracağız" dedi.

'PARALARI VAR YUMURTA ATIYORLAR'
BAŞBAKAN Erdoğan, bir önceki rektörler toplantısında da bazı gençlerin Beşiktaş'ta toplandığını anımsatarak şöyle dedi: "Herhalde paraları var, bol bol yumurta alıp bu yumurtaları buraya doğru atmışlar. Orada konuşmacılara, düşüncelerini ifade edenlere yumurtayla saldırmak bir özgürlük anlayışı değildir.''

UZAY ROZETİ
1996'da NASA'ya bağlı bir merkezde çalıştığı sırada, uzay mekiği ile ilk kez uzaya Türk bayrağını gönderen Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nurcan Baç bu olay anısına hazırlanan yaka rozetini Erdoğan'a verdi. Erdoğan da kendi rozetini hediye etti.

Hasan AY- Mustafa KAYA- Gülcan DEMİRCİ- Osman ASİLTÜRK

BUGÜN NELER OLDU