Başbakan konuştu

  1. Haberler
  2. Gündem
Salı 07.12.2010 12:32 ABONE OL
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bölgesiyle ilgilenmenin bir ülke için eksen kaymasına işaret etmeyeceğini'' belirterek, ''Dış politikada hiç kimse bize rota çizemez; rotayı, istikameti yalnız ve yalnız aziz milletimiz çizer'' dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin seçim atmosferine girmeden önce acil bazı yasaların Meclisten çıkarılacağını kaydetti. Erdoğan, bunlar arasında bazı kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması, günlük hayata ilişkin bazı düzenlemeler ve Anayasa değişikliğine uyum yasaları bulunduğunu ifade ederek, bütçe görüşmelerinin de ay sonuna kadar tamamlanacağını anımsattı.

Meclisin sekiz yılda azami verimlilikle çalıştırdıklarını anlatan Erdoğan, ''Aynı şekilde bu sürece devam edeceğiz'' dedi. Erdoğan, ''Muhalefet yorulabilir, bıkabilir. Bunlar bizim lügatimizde yer almıyor. Biz son ana kadar aşkla, şevkle çalışmaya devam edeceğiz'' dedi.

Erdoğan, Lübnan'a yaptığı ziyarete değinerek, bu ülkedeki temasları hakkında bilgi verdi. Libya'daki programına ilişkin değerlendirmede de bulunan Erdoğan, buralarda gördüğü coşku ve ilginin halklar arasındaki kopukluğun ne kadar anlamsız olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Tarihi geçmişimiz olan komşu ve dost ülkelere yönelik ilgisizliğin, kopukluğun makul bir gerekçesi olamaz. Türkiye gibi bir devlet bölgesindeki gelişmelere kayıtsız kalamaz. Komşularıyla bölge ülkeleriyle ilişkilerini ihmal edemez. Bölgesiyle ilgilenmek bir ülke için eksen kaymasına işaret etmez. Bölgesine bigane kalmak eksenini yitirmekle izah edilebilir. Büyük devlet olmak büyük düşünmekle mümkündür.
Kendi ülkesinde Sivas'ın ötesine geçemeyenler, uçağa binip yurt dışına gidemeyenler Balkanlar'a, Ortadoğu'ya Orta Asya'ya bigane kalanlar Türkiye'nin uluslararası çıkarlarını, milli menfaatlerini koruyamazlar.

Türkiye'yi iddialarından, çıkarlarından, tarihin yolundan uzaklaştıran bir dış politika anlayışını hakim kılmak isteyenler sadece bu ülkeye ve bu millete değil bölge halklarına da büyük bir haksızlık yapmış olurlar. Kimse kendi çapsızlığını, kendi vizyonsuzluğunu, kendi yetersizliğini bölgesel ve küresel bir güç olma gayretlerinin önüne bir engel olarak koyamaz. Sanal korkularla, ideolojik takıntılarla Türkiye'nin uluslararası vizyonu daraltılamaz.''

WIKILEAKS BELFELERİ

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''CHP, İsviçre'de 300'ün üzerindeki bankayı tek tek dolaşsın, bu hesapların belgesini bulsun. O hesaplardaki parayı da tüm mal varlığımı da CHP'ye bağışlayacağım'' dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, anamuhalefet partisinin Wikileaks belgelerinden sonra yaşanan süreçte, meseleye farklı yaklaştığını söyledi.

Anamuhalefet partisinin, ilk çıkan belgelerle ''konuyu iç politika malzemesi yapmak gibi bir fırsatçılığın içine girdiğini'' ifade eden Erdoğan, ''CHP'nin yabancı diplomatların hezeyanlarına, yalanlarına sarılarak götürdüğü kampanyanın, CHP kitlesinde bile rahatsızlık doğurduğunu görüyoruz'' dedi.

Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, politika üretemediği için ABD'li diplomatların yazışmalarından medet umar hale geldiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

''Anamuhalefet partisi, işi gücü bırakıyor, yabancı diplomatların iddialarına borazanlık yapıyor. Kendi ülkelerinden o kadar kopuklar, uzaklar ki iç politikayı dahi yabancı diplomatlara havale etmiş durumdalar. Wikipedi sitesindeki iddialara inanıp Meclis Genel Kurulunda, benim dünyanın en zengin 8. Başbakanı olduğumu iddia etti. Şimdi Wikileaks'a inanıp, İsviçre'deki 8 banka hesabının peşine düştü. CHP, madem değişiyor oldu olacak, ismini de değiştirip Wiki CHP yapsın. İsviçre'dir tutturmuşlar. 'Böyle bir şey yoktur' diyorum. İddia sizin, iddia malum ABD'li diplomatların. Madem böyle, gidin belgesini de siz getirin. Müddei (davacı), iddia sahibi iddiasını ispatla mükelleftir. Sizin ardı arkası gelmeyen yalanlarınıza, iftiralarınıza belge yetiştirmeye kalksak, millete hizmet için bizim vaktimiz kalmaz. İddia sahibi, iddiasını ispatla mükelleftir. Daha da ileri gidiyorum. CHP gitsin, İsviçre'deki 300'ün üzerindeki bankayı tek tek dolaşsın. Bu hesapların belgesini bulsun. O hesaplardaki parayı da tüm mal varlığımı da CHP'ye bağışlayacağım.''

-''KÜRESEL YALANLARIN SÖZCÜSÜ MÜSÜN?''-

Başbakan Erdoğan, yalan üzerine siyaset ve dış politika inşa edilemeyeceğini söylediklerini belirterek, ''Önceki genel başkanlarına da söyledim: gelin siz kendinize başka kılavuz bulun. ABD'li diplomatların iftira üzerine kurulu kılavuzlukları sizi millete götürmez. CHP Genel Başkanı, iftirayı, çamur atmayı, ardından da pişkinliği siyaset haline getirmiş durumda. Bir konuda iftira, çamur ve iddia atıyor ya da görüş söylüyor; ardından cevabını alınca mahçup olmak, yüzü kızarmak bir yana işi pişkinliğe vurup sıyrılmaya çalışıyor'' diye konuştu.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''(Dersim'de analar ağlamadı mı?) diyen arkadaşına, önce 'gereğini yapsın' dedi, ardından 'konu kapanmıştır' dedi. 'Genel af' dedi, ardından çark etti. 'Sabah başörtüsü' dedi, akşam yalanladı. 'CHP Genel Başkanlığı için aday olmam' dedi, hatta eski genel başkanı da gitti evinde ziyaret etti, gülücükler dağıttı, hemen ertesi gün adaylığını açıkladı. 'Çarşaf liste' dedi, blok listeye döndü. 'Gömleğimin parasını ben verdim' dedi, fatura başka yerlerden çıktı. CHP Genel Başkanı, 12 Eylül halkoylamasını SBS sınavı zannetti. Sabah akşam bir havuz problemidir tutturdu; havuz aşağı, havuz yukarı derken, kendi havuzlu villası ortaya çıktı.

Aynı tavrı İsviçre bankaları konusunda da sergiledi. Önce iddialara sahip çıktı, kendisini ispata davet edince, işi pişkinliğe vurup 'iddia bizim değil' demeye başladı. Eğer iddia sizin değilse, ABD'li diplomatlara aitse peki o zaman sen bu topa niye girdin? Burada senin rolün ne? Küresel yalanların sözcüsü müsün? Biliyorsunuz biz bunları iyi tanırız. Ergenekon avukatlığından sonra, şimdi de Wikileaks'in avukatlığına mı soyundunuz? Geçen hafta grup toplantısında kullandığı iddialar aynen şöyle: bu iddialar yabana atılır iddialar değil. Artık birisi CHP Genel Başkanına, siyasetin ciddiyet, seviye işi olduğunu hatırlatmak zorunda. Ağzına geleni söylemek, boş konuşmak, siyaset tarzı olamaz.''

AK Parti Grup Toplantısını, engelli gençler ve çocuklar, gaziler ve şehit ailelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda partili izledi ve Başbakan Erdoğan'ın konuşması sırasında sık sık slogan attı.

AK Parti Malatya İl Örgütü Gençlik Kolları, toplantı salonu girişinde, milletvekilleri ve partililere kuru kayısı dağıttı.

BUGÜN NELER OLDU