BDP’ye cevap Suat Kılıç’tan geldi

  1. Haberler
  2. Gündem
Cuma 17.12.2010 18:50 ABONE OL
"Bu bir seçim yatırımı"

İki dil meselesi ve BDP'nin bu konudaki çıkışı neyi amaçlıyor?

Milleti gerecek provokatif söylemlerden uzak durmalılar, terk ettikleri akla, kaybettikleri sağduyuya ve artık önemsemedikleri aklı selime geri dönmek durumundalar. Türkiye'de insanların birlikteliğe, huzura, barış ve kardeşlik vurgularına ihtiyacı var. Türkiye'nin de Güneydoğu'nun da Kürtlerin de öncelikli meselesi Kürtçenin konuşulması değil. BDP yöneticileri sorunların çözümünden rahatsızlık duyuyorlar. TRT Şeş'in varlığından mutlu olmadılar, Mardin Üniversitesi'nde Kürtçe'nin bir kürsüde bilimsel araştırmalar ve eğitim konusu yapılması karşısında da mutluluk duygularını ortaya koymadılar. Olandan değil olmayanın vurgulanmasından tatmin oluyor ve bundan mutluluk duyuyorlar.

BDP bu söylemle neyi amaçlıyor?

Bugün yaptıkları seçim öncesine yönelik bir yatırımdır, gerilim arayışıdır. Halkı umutsuzluğa yönelterek oy alma çabasındalar. Hiçbir sorunun çözümüne bugüne kadar katkı vermedikleri gibi geçmişte ve bugün sorunları derinleştirmek ve yeni sorun başlıkları açmak için çaba gösteriyorlar. Bu kafayla bir Türkiye partisi olunamaz, bu kafayla bölgede yaşayan insanlarımızın sorunlarına tercüman da olunamaz.

Demirtaş'ın "Biz bölmek istemiyoruz" açıklaması için ne diyeceksiniz?

BDP zaten hiçbir zaman Kürt vatandaşlarımızın temsilcisi olmadı, sözcüsü de olmadı ama bugün ortaya koydukları tavır bir kere daha teyit ediyor ki, hayatın gerçekleri doğrultusunda değil, irrasyonel bir zeminde, gerçeklerden ve gündemden kopuk taleplerin peşinde sürükleniyorlar. BDP'nin arzu ettiği şey, çözüm değil çözümsüzlük. Hukuk değil hukuksuzluk. Huzur değil huzursuzluk. Bu kurdukları cümleler, senaryolar, attıkları adımlar, çözümsüzlüğe, hukuksuzluğa, huzursuzluğa hizmet ediyor.

BDP siyasetine biri veya birileri yön veriyor olabilir mi?

Kendilerine oy verenlerin hukukunu korumanın yolu, ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, çatışmacı bir dili siyasetin dili haline getirmekten değil, barış ve kardeşliğe destek vermekten geçiyor. Ama talimat aldıkları yer neresiyse onu bilemiyorum, kendilerine sadece şu çağrıda bulunuyorum: Doğru siyaseti seslendirebilmeleri için kendilerine oy veren insanların sesine ve vicdanına tercüman olmalılar.

BUGÜN NELER OLDU