'İçeri tıktığımız tek bir aydın yok'

Erdoğan, CHP'nin Ergenekon davası eleştirileri için "Bunların aydın dedikleri, karanlık işlere karışma zannıyla yargı tarafından içeride" dedi

  1. Haberler
  2. Gündem
Pazartesi 20.12.2010 ABONE OL
Bitlis'te "Seçim sürecini kirletmek için bir takım tezgahlar devreye sokulmaya başlandı. İşte sokak eylemleri" uyarısı yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kahvaltıda buluştuğu STK temsilcilerine de ''Kirli siyaset artık daha fazla kazanmasın, provokatörler, tahrikçiler kazanmasın. Artık benim ülkemde gençlerin ölümünden silah tüccarları kazanmasın. Benim doğulu, güneydoğulu kardeşimi artık birileri daha fazla istismar etmesin" diye seslendi. Sabah sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelen, daha sonra da toplu açılış ve anahtar teslim törenine katılan Erdoğan, şu mesajları verdi:

KİRLİ SİYASET

Türkiye, demokratikleşme yolunda ne zaman güçlü bir adım atmak istediyse önüne engel çıkarıldı. Seçime 6 ay kaldı. Şimdiden milletin iradesini, Türkiye'nin tercihini etkilemek, seçim sürecini kirletmek için bir takım tezgahlar devreye sokulmaya başlandı. İşte sokak eylemleri... Siyasiler tarafından, medya tarafından kışkırtılmaya, sırtları sıvazlanarak teşvik edilmeye başlandı. Ulusal ve uluslararası odaklar, bir takım kirli iftiralarla güya bizi yıpratacakları zannına kapıldı. Ama benim milletim bu oyunları yutmuyor.
Yaklaşık 1 milyon üniversite öğrencisine burs ve kredi verdik. Şimdi birileri çıkıyor, diyor ki 'harçlar kalksın'. Kaç kişi bunları yapan? Bu bağırıp çağıranların sayısı, bu molotofkokteyllerini atanların sayısı, bu taş atanların sayısı inanın bini geçmez. nBirileri gelip bize akıl veriyor. İster sevsinler, ister sevmesinler. Ben polisimin bütün bunlar karşısındaki sabrına, tahammülüne sahip çıkıyorum, çıkacağım. Biz rektörler toplantısı yapıyoruz. Bir bakıyoruz, dışarıda yumurtacılar var. Bu kadar fazla yumurtan varsa git fakir fukaraya dağıt, git omlet yap ye. Yazıktır.
Benim ülkemde üniversite gençliği onlar değil. Demokrasiyi konuşur, özgürlükleri konuşur, hukuku konuşur, adaleti konuşur, araştırır. Üniversite gençliği bu. Biz de oralardan geçtik ama biz molotof kokteyli atmadık, taş atmadık, kasatura sallamadık. Biz sadece, 'müsademe-i efkardan barika-i hakikat doğar' dedik ve fikri tartışmalarla süreç işlettik.
Silivri Cezaevi'nin kapısından ayrılmayan CHP'nin milletvekilleri. Aydınları bizim içeri tıktığımızı söylüyorlar. Bizim içeri tıktığımız bir tane aydın yoktur. Bunların aydın dedikleri, karanlık işlere karışma zannıyla yargı tarafından şu anda içeridedirler. nMilli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ni, kardeşlik, birlik, huzur adına başlattık. Birileri bu acılardan siyasi rant üretmek istiyor. Kardeşlerim bu oyunu görmek zorundayız. Kirli siyaset artık daha fazla kazanmasın, provokatörler, tahrikçiler kazanmasın. Artık benim ülkemde gençlerin ölümünden silah tüccarları kazanmasın. Benim doğulu, güneydoğulu kardeşimi artık birileri daha fazla istismar etmesin. Bu mesele sadece devlet eliyle çözülecek bir mesele değil. Sadece hükümet değil, herkes elini, yüreğini taşın altına koyacak.

Şehit oğlunun resmi ile yardım istedi
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 2008'de karakol baskını sırasında şehit düşen er Fevzi Güngör'ün anne ve babası, gasp suçundan Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan oğulları Tanju Güngör için Başbakan Erdoğan'dan yardım istedi. Şehit düşen oğullarının resmini göstererek Erdoğan'a ulaşan aile cezaevindeki oğlunun dosyasını verdi. Aile oğullarına iftira atıldığını söyledi.

Tarihi Selçuklu Kabristanı'nda 7 yıl hesabı
Başbakan Erdoğan, karayoluyla geçtiği Ahlat'ta Selçuklu Kabristanı'nı gezdi. Tarihi mezar taşlarını inceleyen Erdoğan'a, yerel gazeteci kazı çalışmalarına ilgi gösterilmediğini söyledi. Bunun üzerine Erdoğan, İl Kültür Müdürü Hüsnü Işıkgör'e dönerek, "Ver bakalım cevabını, 7 senedir ne yaptın?'' dedi. Işıkgör, çalışma dosyasını Erdoğan'a uzatarak, "bilimsel çalışmaları'' anlattı. Erdoğan ise Işıkgör'e, ''Bilimseli çok gördük, ben uygulama projesi isterim'' dedi. Erdoğan, tarihi mezar taşlarının önünde poz verirken de "Hadi bakalım ne yazacaksınız? Sonunda ben de (mezar taşlarını işaret ederek) oraya gireceğim, siz de gireceksiniz'' diyerek espri yaptı.

BUGÜN NELER OLDU