'Low profile olamayız'

Türkiye'nin dış politikada her zaman high profile (yüksek profilli) olacağını belirten Davutoğlu, "Saddam döneminde Irak muhalefeti Washington ve Londra'da toplanıyordu. Şimdi Suriye muhalefeti için Türkiye merkez" dedi

Kırgızistan ziyareti göz açıp kapayıncaya kadar bitti. 5 saat uçtuk; arada Gaziantep'e de uğradık. 5 saat gerisin geriye döndük. Kırgızistan'da tek gördüğüm yer, otelimiz Hyatt Regency oldu. Buna mukabil, uçaktaki devlet büyükleriyle uzun uzun sohbet etme fırsatını yakaladık. Bugün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'yla konuştuklarımızı yazacağım. Pazartesi günü de, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in anlattıklarını...

İlk soruyu Milliyet'ten Derya Sazak sordu: "Sayın Davutoğlu, akademik kimliğinizden sıyrılıp, emperyal bir bakan mı oldunuz?"
Davutoğlu'na yöneltilen en önemli eleştirilerden biri bu. Tabii ki bu iddiayı kabul etmesini beklemiyorduk; nitekim öyle oldu. Dışişleri Bakanı, eleştirileri 3 kategori olarak sınıflandırdığını söyledi: "1) Kaygılı iyi niyetliler; 2) Ne yaparsak yapalım bizi eleştiren peşin hükümlüler. Meselâ önce İran ve Suriye politikalarımız dolayısıyla "Eksen kayıyor" diyorlardı; bizi ABD karşıtı olarak ilan ediyorlardı. Şimdi "ABD'nin maşası" diye değerlendiriyorlar; 3) Formasyon eksikliği dolayısıyla konjonktürel düşünenler. Meselâ, "Myanmar'a neden gitti?" sorusunu soranlar var. Oysa, Myanmar'ın önemli bir stratejik aktör olacağını düşündüğümüz için, 2012 yılının Mart ayında orada büyükelçilik açtık. 1. Dünya savaşından kalan şehitlerimiz var Myanmar'da. İngilizler savaş esiri alıp, oraya götürmüş. İlk günden itibaren Büyükelçimizi görevlendirdim; hem bu şehitlerin mezarlarını bulacak, hem de Milli Mücadele sırasında bize yardım eden Arakan'lı Müslümanlarla ilgilenecek. Dolayısıyla, ben zaten Myanmar'a gidecektim. Oraya gitmişken Arakan'ı ziyaret etme iznini de aldık."

BİZE ULAŞIN