"40 yıl önce Sirkeci Garı'nı dünyanın sonu sanmıştım"

ABD İstanbul Başkonsolosu Kilner, "40 yıl önce ilk kez geldiğim İstanbul'da Sirkeci Garı'nda inince dünyanın sonuna geldim sanmıştım. Oysa İstanbul şimdi bir dünya kenti" dedi

İlk kez 40 yıl önce geldiği İstanbul'da son iki yıldır ABD Başkonsolosu olarak görev yapan Scott Frederic Kilner, kendi İstanbul'unu anlattı. Kilner, İstanbul'a ilk olarak 1972 kışında, Viyana ve dönemin komünist Doğu Avrupası üzerinden 48 saat süren bir tren yolculuğuyla geldiğini belirterek "20 yaşında, Kaliforniyalı, ABD'nin dışına ilk kez ancak birkaç ay önce çıkmış bir delikanlıydım. Yün takkeli, yıpranmış paltolu, sigaranın birini söndürmeden öbürünü yakan, kirli sakallı adamlarla dolu Sirkeci Garı'nda trenden inince, dünyanın sonuna geldiğimi sandım" dedi.

NEW YORK GİBİ

Türkiye'de toplam 8 yılını geçiren Kilner'ın ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki ilk yurtdışı görev yeri de İstanbul oldu. İstanbul Başkonsolosluğu Vize Konsolosu, Adana Konsolosluğu'nda Politika-Ekonomi Konsolosu olarak görev yapan Kilner, 2010'dan bu yana da ABD'nin İstanbul'daki bir numaralı diplomatik temsilcisi. Kilner, bugün İstanbul sokaklarında gezerken, 40 yıl önce Sirkeci Garı'nda hafızasına kazınan o anı düşünmenin kendisini gülümsettiğini ifade etti. Kilner, "Çünkü İstanbul artık kendimi evimde hissettiğim, her geçen gün daha da kozmopolitleşen, modern bir dünya kenti" dedi. Amerika'da "memleketinin" San Francisco olduğunu belirten Kilner, bunu paylaştığı Türklerden, "İstanbul, San Francisco'ya çok benziyor" tepkisini aldığını söyledi. Kilner, bu benzetmenin kısmen doğru olduğunu belirten Kilner şöyle konuştu: "Boğaziçi'ndeki süslü yalılar bana hep San Francisco'daki Viktorya dönemi evlerini anımsatıyor. Fakat İstanbul'da, bütün San Francisco Bay (San Francisco Körfezi) bölgesinden 10 milyon kişi daha fazlası yaşıyor. Daha da önemlisi, bence İstanbul yoğun enerjisi ve koşturmacasıyla New York'a çok daha fazla benziyor" dedi.

BOĞAZ UYARISI
İstanbul' un aşırı gelişmesinin kendisini endişelendirdiğini kaydeden Kilner, "Açık söyleyeyim, Boğaziçi boyunca öyle binalar var ki, asla inşa edilmemeliydi. Kent hâlâ güzel. Ama üzerinde açılan bu yaralar, İstanbul doğru biçimde modernleşmez ve çevre koruma konusu çok çok ciddiye alınmazsa, Türkiye'nin ve dünyanın paha biçilmez bir hazineyi kaybedebileceğinin işareti" diye konuştu.

BİZE ULAŞIN